Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin, özel kullanımdaki araç kasko sigortası hasar bedeli davasında tüketici mahkemelerinin görevli olduğuna dair görevsizlik kararı.
Özet: Kasko poliçesi kapsamında sigortalı, özel kullanımda olan kamyonetiyle geçirdiği kazada oluşan hasar onarım bedellerini sigorta şirketinin ödememesi üzerine kendi karşılamak zorunda kalan davacı, uğradığı maddi zararların tazmini talebiyle sigorta şirketine dava açmış; davalı şirket davanın tüketici uyuşmazlığı olduğunu ileri sürerken, mahkeme davacının aracının ticari olmayan hususi niteliği gereği tüketici olduğunu ve söz konusu uyuşmazlığın tüketici işlemi kapsamında kalması nedeniyle görevsizlik kararı vermiştir.

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.KAYSERİ1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR(GÖREVSİZLİK)ESAS NO
: ***KARAR NO
: ***HAKİM
: ***KATİP
: ***DAVACI
: ***VEKİLİ
: Av.DAVALI
: ... İSTANBULVEKİLİ
: Av.DAVA
: Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)DAVA TARİHİ
: ***KARAR TARİHİ
: ***KARAR YAZIM TARİHİ
: ***Mahkememize açılan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan yargılaması sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sevk ve idaresindeki 38 ... plaka sayılı Fiat marka aracın 02.10.2023 tarihinde Kayseri İli Pınarbaşı İlçesi Kurttepe Mahallesinde seyir halinde iken 40 cm çapındaki taşa çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu aracın kaza tarihinde ... Sigorta A.Ş. nezdinde *** poliçe numaralı poliçe ile sigortalı olduğunu, aracın yetkili servise çekildiğini, onarımının yapıldığını ancak hasar onarım bedelinin sigorta şirketi tarafından ödenmediğini, müvekkilinin bu bedelleri kendisinin ödemek zorunda kaldığını, Kayseri 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin *** esas sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırdıklarını, müvekkilinin aracını kaza tarihinden itibaren onarım bedelini kendisi ödeyene kadar kullanamadığını ve bu nedenle mağduriyetinin söz konusu olduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alamadıklarından bahisle şimdilik 100,00-TL'lik hasar onarım bedelinin ve aracın onarım sürecinde kullanılamaması nedeniyle uğranılan zararın, açılan delil tespiti dosyasında yapılan masraflar nedeniyle uğranılan zararın davalı şirketten faiziyle birlikte tahsil edilerek davacıya ödenmesine, yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; dava konusu talebin kısmi başvuru olarak açılmasında hiç bir hukuki yarar bulunmadığını, dava konusu olay değerlendirildiğinde dosya davacısı yönünden dava değeri dava tarihi itibariyle tüketici hakem heyetlerinin zorunlu görev sınırı dâhilinde kaldığı açık olduğundan uyuşmazlık miktarı bakımından tüketici hakem heyetine başvuru zorunluluğu bulunduğunu, bu nedenle davacının açtığı davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, sigortalınını kazaya karışan aracını kendi iradesiyle anlaşmalı servise teslim ettiğini ve 03.10.2023 tarihinde yapılan ihbara istinaden eksper atamasının müvekkili şirket tarafından yapıldığını, aracın onarımı aşamasında da eksper tarafından onarım fotoğraflarının çekilerek müvekkili şirket kayıtlarına yüklendiğini, servisin aracı onardıktan sonra test sürüşü esnasında 2. hasara maruz kaldığını, 2. hasarla ilgili parçalar takıldıktan sonra 1. hasar olarak belirlenen parçalar araca takıldıktan sonra diagnoz testine çıkarılmadığını, bu konuda servisin hatasının söz konusu olduğunu, servisin sorumluluğu bulunması nedeniyle ilgili servisin dosyaya taraf olarak eklenmesi taleplerinin bulunduğunu, müvekkili şirketin işçilik ücreti ödemesinin kdv’sinden sorumlu olmadığını, kdv ödemesinin yapılabilmesi için fatura ibraz edilmiş olması gerektiğini, TKHK'nın 68. maddei gereği özel dava şartı yokluğundan, 6100 sayılı HMK'nın 115. maddesi kapsamında davanın usulden reddine, esasa girilmesi halinde ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.YARGILAMA VE GEREKÇE
:Dava, kasko poliçesinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.█████/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici"; 3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve tüketici kanununun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir.Aynı kanunun 73/1. maddesinde “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken; 83/2. maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir...Davacı gerçek kişi olup, tacir değildir. Kasko sigortalı aracın ruhsatında ise aracın cinsi kamyonet olup, kullanım amacı yük nakli-hususi olduğu yazılıdır. Sigortalı araç kamyonet ise de, kullanım amacı ticari olmayan, hususi nitelikteki yük naklidir. Davacı adına kayıtlı sigortalı araç ruhsatı ile dava dilekçesinde yer alan ibareler birlikte değerlendirildiğinde davacının tüketici olduğu anlaşılmıştır...(Ankara BAM 21. HD *** Karar)..her ne kadar ilk derece mahkemesi tarafından söz konusu aracın mesleki ve ticari amaçlarla kullanıldığının davacı tarafından beyan edildiği , kamyonet cinsi aracın niteliği gereği ticari ve mesleki amaçla kullanılabileceğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiş ise de, tarafların bu yönde beyan ve iddiaları bulunmadığı gibi hususi kullanımlı aracın ticari ve mesleki amaçlarla kullanıldığının başkaca kesin ve yeterli delillerle de tespit edilemediği dosya kapsamından anlaşılmakla,davacının TKHK'nın 3/1 maddesi gereğince Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi vasfındaki TÜKETİCİ,davalının da Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişi vasfındaki SAĞLAYICI,davanın/uyuşmazlığın da tüketici ile sağlayıcı arasındaki kasko sigortası sözleşmesinden kaynaklanan yani Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan,eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi şeklinde yasada tanımlanan TÜKETİCİ İŞLEMİ olduğu görülmüştür... (Kayseri BAM 6. HD*** Karar)Somut olayda; davacı Hüseyin Kart'ın maliki olduğu 38 ... plakalı aracın ruhsatı incelendiğinde, cinsi kamyonet olsa da kullanım amacı yük nakli - hususi araç olduğu dosya kapsamından anlaşılmıştır. Dava ve cevap dilekçelerinde davacının tacir olduğu da iddia edilmemektedir. Yukarıda yapılan açıklamalar ve emsal istinaf mahkemesi kararları da dikkate alındığında davacının tüketici sıfatına haiz olması nedeniyle eldeki davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait olduğu sonuç ve kannatine varılmıştır.Ayrıca dava 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açılmıştır. Bu kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açılan davalarda görevli mahkeme, tüketici mahkemeleri olacaktır.HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca görev dava şartıdır ve aynı kanunun 115. maddesine göre mahkemeler dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.Eldeki davanın bir tarafı tüketici işleminden kaynaklandığı anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğuna dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 114/1-c. maddesi uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK'nın l15/2. maddesi gereğince davanın USULDEN REDDİNE,2-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli KAYSERİ NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ'ne tevzi edilmesi için Kayseri Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine,3-HMK'nın 20/1. maddesi uyarınca verilen kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, HMK'nın 331/2. maddesi gereğince, dava dosyanın re'sen mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,4-HMK'nın 331/2. maddesi gözetilerek, davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece karara bağlanmasına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. █████/2025Katip ***e-imzalıHakim ***e-imzalı