Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçunda adil yargılanma kapsamında temyiz süresi yanılgısı, lehe kanun tespiti ve etkin pişmanlık oranı ihtarındaki hukuka aykırılık nedeniyle mahkumiyet hükümlerinin bozulması.
Özet: Kaçak sigara kaçakçılığı suçundan sanıkların mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde, adil yargılanma hakkı kapsamında temyiz süresine ilişkin yanıltıcı bilgilendirme nedeniyle sanık müdafiinin temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilirken, nakil aracının iadesine ilişkin hüküm hukuka uygun bulunarak onanmıştır; ancak, sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik olarak, suç tarihinde ve sonrasında yürürlüğe giren kanun maddeleri karşılaştırılarak sanıklar lehine olanın belirlenmemesi ve etkin pişmanlık müessesesi kapsamında cezada yapılacak indirim oranının (1/2 yerine 1/3 olarak) eksik ve yanıltıcı şekilde bildirilmesi hukuka aykırı bulunarak, ilk derece mahkemesinin kararlarının belirtilen gerekçelerle bozulmasına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜMLER
: Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Kısmî ret, kısmî bozmaBölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce verilen kararlar ve Yargıtaydan geçen dosyalar hakkında, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 ila 326. maddelerinin uygulanması gerektiği ve 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca da karar tarihinde temyiz süresinin 1 hafta olduğu gözetilmeden, hükmün tefhimi sırasında temyiz süresinin 15 gün olduğu belirtilmek suretiyle yanıltıcı ifadeler kullanılmış olması ve bu durumun adil yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye erişim hakkının ihlali niteliğinde bulunması karşısında, sanık ... müdafiin, hükmü sanık ...'ya tefhiminden itibaren 15 gün içinde temyiz etmiş olması nedeniyle, sanık ... müdafiin temyiz talebinin süresinde olduğu belirlenmiş, tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:I- ... Plaka Sayılı Nakil Aracının İadesi Yönünden;Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık ... müdafi ve sanık ... ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık ... müdafi ve sanık ... ...'ın temyiz sebeplerinin reddiyle, nakil aracının iadesine ilişkin hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,II- Sanıklar Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden;Sanıkların ticari miktar ve mahiyetteki 1355 karton kaçak sigarayı naklederken suçüstü yakalanmaları, ikrarları ve tüm dosya kapsamına göre; atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;1.Sanıkların eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, suç tarihinden sonra ise; suça konu kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerinin normal değerde olduğu da gözetilerek, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un ise 3/18. maddesi yollaması ile 3/5 ve 3/10. maddeleri kapsamında bulunduğu cihetle, mahkemece temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak uygulama yapıldığının anlaşılması karşısında; suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi yollaması ile 3/5 ve 3/10. maddeleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Kanun'un belirlenerek hüküm kurulması yerine, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18 ve 3/10. maddeleri uyarınca yazılı şekilde hüküm tesisi,2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendilerine etkin pişmanlık hususunda usulünce ihtarat yapılmayan sanıklara etkin pişmanlık ihtaratında suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödedikleri takdirde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olacağının bildirilmesi gerekirken, sanıklara "1/3" oranında indirim yapılacağına dair ihtarat yapılmak suretiyle sanıkların yanıltılması hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, sanık ... müdafi ve sanık ... ...'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 18.02.2025 tarihinde karar verildi.