Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, sigortasız motosikletin karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan yolcunun Güvence Hesabından maddi tazminat talebi davası gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, 18.07.2016 tarihinde plakası ve sigortası olmayan bir motosiklette yolcu olarak yaralanan davacının, motosiklet sürücüsünün asli kusurlu olduğunu ve kendi kusurunun bulunmadığını belirterek başlattığı ve sonradan 310.100 TLye yükselttiği maddi tazminat talebini konu almaktadır; davalı ise dava öncesi başvuru eksiklikleri, kendi sorumluluğunun sınırları, müterafik kusur, hatır taşıması ile geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinin teminat dışı olduğu itirazında bulunmuş, ayrıca davacının koruyucu ekipman kullanmaması ve sunulan maluliyet raporunun geçerliliğine dair sorunlar tespit edilmiştir.

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
HAKİM
: .....
KATİP
: .....
DAVACI
: ......
VEKİLİ
: Av. ....
DAVALI
: .....
VEKİLİ
: Av. .....
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2024
KAR.YAZ.TAR.
: █████/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
:
Davacı vekilinin dilekçesi ile
: Davacı vekili dava dilekçesi ile "18.07.2016 tarihinde ...'un sevk ve idaresindeki tescil plakasız motosiklet ile ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucunda motosiklette yolcu olarak bulunan davacının yaralanarak malul kaldığını, motosiklet sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacının yolcu olması sebebiyle kusurunun bulunmadığını, kaza tarihi itibariyle kazaya sebebiyet veren motosiklet sürücüsünün ZMMS poliçesinin olmadığını, dava öncesinde davalı ...'na tazminat talepli olarak başvuru yapılmış ise de sonuç alınamadığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL kalıcı iş göremezlik ve 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 300,00 TL'nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını" talep ettiği █████/2024 tarihli değer artırım dilekçesi ile " 100,00 TL olarak talep ettikleri iş göremezlik zararını 309.800,00 TL artırılarak 309.900,00 TL olmak üzere toplamda 310.100,00 TL toplam maddi tazminat zararının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini " talep etttiği görülmüştür.
SAVUNMA
:
Davalı vekilinin cevap dilekçesi ile " dava açılmadan önce sigorta şirketine yapılması gerekenin başvurunun yapılmadığını, davacının başvurusunun eksiklikler nedeniyle reddedildiğini, davalının sorumluluğunun, sigortasız araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğunu, müterafik kusur ve hatır taşıması yönünden inceleme ve değerlendirme yapılmasını, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin teminat dışı olduğunu, avans faiz talebinin yerinde olmadığını beyanla davanın reddini , yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER
:
..... yazılan müzekkereye verilen cevapta kazaya konu motorsikletin trafik sicilinde kaydına rastlanılmadığının bildirildiği ..... yazılan müzekkereye verilen cevapta "...İlgi yazıda belirtilen ... şasi ve ... motor numarası bilgisi kullanılarak sistemimizden yapılan sorgulama ile, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) poliçe ve hasar bilgisi, Kasko Sigortası poliçe ve hasar bilgisi, Ekspertiz Rapor bilgisi, Kaza Tespit Tutanağı bilgisi, İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası ve Yeşil Kart poliçe bilgileri araştırılmış olup araştırılmış olup kayıt bulunamamıştır." denildiği görülmüştür.
Davacı tarafça █████/2023 tarihli dilekçe ekinde dava konusu ... motor numaralı motora ait fatura ve uygunluk belgesinin ibraz edildiği motorsikletin 152 cm3 hacminde olduğu görülmüştür.
Davacının ekonomik ve sosyal durumunun kolluk aracılığı ile araştırıldığı,davacının hastane kayıtlarının getirtildiği ,kaza tespit tutanağı uyarınca davacının kaskının, dizlik ve dirsekliği gibi koruyucu tertibat bulundurmadığı görülmüştür.
Davalı güvence hesabından hasar dosya suretinin getirtildiği, davacının güvence hesabına █████/2022 tarihinde müracaat ettiği ,dosya içerisinde bulunan Sigorta Tahkim İtiraz Hakem Heyetinin █████/2019 - ..... sayılı ilamında itiraz edenin ..., aleyhine itiraz edilenin ..... olduğu karar ile "...Somut olayda, sigortacıya yapılan başvuru sırasında ..... bünyesinde görevli iki adli tıp uzmanı tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş olup, % 5'lik kalıcı maluliyet oranı belirleyen 27.08.2018 tarihli bilimsel görüş raporu ibraz edilmiş ise de söz konusu raporun sonuç kısmında “mevcut protezlerin tekrardan gözden geçirilmesi ve/veya değiştirilmesi durumunda muayenesinin tekrarlanmasının daha doğru bir yaklaşım olabileceği” açıklamasına yer verilmiş bulunmaktadır. Bu nedenle sunulan raporun genel şartlarda yer alan yönetmeliğe uygun geçerli bir rapor olduğundan söz edilemeyecektir. Değerlendirilmesi gereken bir husus da 2918 sayılı Yasada ve Genel Şartlarda öngörülen şartın dava açılmasından sonra ikmal edilebilecek bir husus olup olmadığıdır. Getirilen düzenleme ile gerçekleştirilmek istenen amaç yargı yükünün hafifletilmesi ve tarafların uyuşmazlıkları yargı önüne getirmeden önce çözmesi olup, söz konusu düzenleme bu niteliği itibariyle davanın görülmesine ilişkin bir şart olmayıp, davanın açılabilmesine ilişkin bir şarttır. Yani davanın açılmasının ön şartıdır. Aksi takdirde mevzuat ile istenilen amacın gerçekleşmesi mümkün olmayacağından, yapılan düzenleme gereksiz bir düzenleme olarak kalacaktır. Bu nedenle söz konusu eksikliğin sonradan ikmali söz konusu olmayacaktır. Dikkate alınması gereken diğer bir husus da somut olayda eksik olan belgenin tamamlattırılması çok uzun bir süreyi gerektirdiğinden, söz konusu dava şartının tamamlattırılması Tahkim Yargılamasının niteliğiyle de bağdaşmamaktadır. Belirtilen nedenlerle davalı vekil dava şartına ilişkin itirazı kabul edilerek başvuru sahibinin talebinin usulden reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.... Başvuru sahibinin talebinin usulden reddine karar verildiğinden, davalının diğer itirazlarının değerlendirilmesine gerek duyulmamış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.... Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 16.05.2019 tarih ve ..... sayılı kararına karşı yapılan davalı itirazının KABULÜNE, bu doğrultuda anılan kararın kaldırılarak aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına,. Başvurunun dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine,..." karar verildiği, sigorta tahkim aşamasında aldırılan █████/2018 tarihli ..... alınan maluliyet raporunda "...Kişide saptanan çiğneme kısıtlılığana bağlı özürlülük oranının %10 olduğu, kişinin kliniği göz önüne alındığında ve kanaat kullanılarak bu oranının yarı oranda azaltılarak kişinin özürlülük oranının %5 olduğu hesaplanmışsa da, mevcut protezlerin tekrardan gözden geçirilmesi ve/veya değiştirilmesi durumunda muayenenin tekrarlanmasının daha doğru bir yaklaşım olabileceği" bildirildiği, davalı tarafça sunulan █████/2022 tarihli tıbbı mütalaada davacının maluliyet oranın % 0 olduğunun bildirildiği görülmüştür.
█████/2018 tarihli ..... alınan maluliyet raporu ile davalı tarafça sunulan █████/2022 tarihli tıbbı mütalaa arasındaki çelişki nedeniyle ..... alınan █████/2024 tarihli maluliyet raporunda "...Hastanın meydana gelen sekelleri ve 30 Mart 2013 tarihli ve 28603 sayılı resmi gazetede yayınlanan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” kapsamında değerlendirildiğinde kişinin özür oranının % 5 (beş) olduğu, Geçici iş göremezlik süresi (istirahat/iyileşme süresi), yakın karşılığı alınarak yumuşak doku yaralanması nedeniyle; ..... Maluliyet Çalışma Grubu çalışmaları ile tanımlanan tıbbi iyileşme sürelerini gösteren listeye göre 15 (onbeş) gün olduğu,Başka birinin sürekli ve/veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı tıbbi görüşüne varılmıştır." denildiği görülmüştür.
..... sayılı dosya sureti getirtilmiş, sanığın Serdal Kulol atılı suçun Alkol ve uyuşturucu madde etkisinde araç kullanmak olduğu, █████/2017 tarihli ilam ile "... █████/2017 tarih ve ..... esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı TCKnun 179/3 delaletiyle 179/2, 53 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle mahkememize kamu davası açılmış olup; sanık hakkında ..... Mahkemesine talimat yazılmış, sanık talimat ile alınan savunmasında özetle; daha önce vermiş olduğu beyanını tekrar ettiğini, olay günü eşi ile birlikte sevk ve idaresindeki motosikletle Beyerli mahallesi istikametinden ..... mahallesi istikametine doğru seyir halinde kendi şeridinden giderken karşı yönden gelen ... marka otomobilin kendi şeridine girdiğini, yolunu kapattığını, ona çarpmamak için onun boş olan şeridine kaçmaya çalıştığını, otomobilin kendisini birden farkettiğini, kendi şeridine geçmeye çalışırken kaza meydana geldiğini, kazadan önce bir adet bira içtiğini, kazada alkolün etkisi olmadığını, pişman olduğunu beyan etmiştir. Mahkememizce yapılan değerlendirmede; 5237 Sayılı TCK'nın 179/3. maddesinde düzenlenen; alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç kullanamayacak kişinin, bu halde araç kullanması suçu kasıtla işlenebilecek bir suç olduğu, alkol ve uyuşturucu maddenin sırf kullanılmış olmasının bu suçun oluşması için yeterli olmamakla birlikte ... raporlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere; alkollü bir şekilde trafikte seyreden bir sürücünün alkol konsantrasyonu hangi seviyede olursa olsun bireysel farklılıklar göstermekle birlikte trafik güvenliği açısından değişen derecelerde risk oluşturabileceği, ancak bu durumun tehlike arz edecek düzeyde olup olmadığı, dolayısıyla sürücüsünün tesiri altında bulunduğu alkol seviyesinde araç kullanması halinde, güvenli sürüş yeteneğini kaybedip etmediği, bireyin o andaki sürüş ehliyetini belirleyebilecek dikkat, algı, denge, refleks, psikomotor ve nöromotor koordinasyon gibi nörolojik, nistagmus, akomadasyon, görme gibi oftalmolojik ve genel durumunun tespitine yönelik detaylı dahili muayenesine yönelik tıbbi verilerin değerlendirilmesi ile mümkün olabileceği, ancak böyle bir tespit yapılmamış olsa bile bireysel faklılıkları da elimine edebilecek şekilde 100 promilden yüksek olarak saptanan alkol düzeyinin, güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin bilimsel olarak kabulü gerektiği, ayrıca 487 sayılı Bazı Kanunlar ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 19. maddesi ile değişik 2918 sayılı KTK'nın 48/6. maddesi uyarınca yapılan tespit sonucunda, 1.00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179. maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerinini uygulanacağının hükme bağlandığı anlaşılmakla 164 promil alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sanığın güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği anlaşıldığından sanığın üzerine atılı suçu işlediği kanaatine varılmakla ..." sanığın TCK 199/3,62/1,maddeleri gereği 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,52/2 maddesi gereği 500,00 TL adli para cezasına cevrilmesine karar verildiği ,savcılık aşamasında Kazanın meydana geliş şekli ve tüm /dosya kapsamından somut olayda şüpheli ve mağdur şüphelinin bilinçli taksirle hereket ettiğine dair delil elde e/ilemediği, şüphelinin ve mağdur şüphelinin eylemini basit taksirle işlediğinin kabulünde üzerlerine atılı taksirle tarihli ek takipsizlik kararı ile dosyamız davacısı yönünden yaralama suçunun her halinin TCK 89/5 maddesi gereğince takibinin şikayete bağlı olduğu, mağdur ve mağdur şüphelinin şikayetçi olmadığı, böylece şikayet koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmıştır. Açıklana nedenlerle ;Mağdur şüpheli ve şüpheli hakkında taksirle yaralama suçundan kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına; " karar verildiği, savcılık evrakında davacımızın kolluk ifadesinde motorsiklet kullanan ...'un eşi olduğunu belirttiği görülmüştür.
Dosya üzerinde kusur ve aktüer bilirkişiden rapor alınmış raporda "... ... ile arkasında yolcu olarak bulunan ...'un yaralandığı ölümlü/yaralanmalı trafik kazasında, sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan halleri belirleyen aynı kanunun 84/g maddesinde yer alan “Araç sürücüleri trafik kazalarında, “şeride tecavüz etme" hallerinde asli kusur sayılır.” kurallarını ihlal edip, kendisi için öngörülen trafik kurallarına uymamak suretiyle önlenebilir kazada karayolları üzerinde seyri sırasında” dikkat ve özen” yükümlülüğüne uymayarak somut olayda motosiklet sürücünün kaza esnasında koruyucu tertibatı (koruma başlığı kask, koruma gözlüğü) olmadığı halde sevk ve idaresindeki tescilsiz motosikleti ile 1,64 promil alkollü olarak seyir halinde iken yukarıdaki 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen trafik kurallarına uymadığından kazanın meydana gelmesine ve ölüm /yaralanmadaki zararın oluşmasına /artmasına %100 asli ve tam kusuru ile sebebiyet verdiği değerlendirilmiştir. Sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili ile yerleşim yeri dışı 4,70 metre genişlikteki yol şerit çizgisi ve trafik işaret levhasının bulunmadığı iki yönlü köy yolu olan ... Mahallesi istikametinden ... Mahallesi istikametine sağ şerit üzerinden düz seyrederken olay yeri ..... mezarlık önü virajlı tepe kısmına gelirken karşı yönden gelmekte olan motosiklet sürücüsünün kendi şeridi üzerine geçmesi nedeniyle kazayı önlemek için 13,90 metre fren tertibatına başvurmasına rağmen her iki araçta ön kısımları ile otomobilin gidiş şeridi üzerinde çarpıştıkları, çarpışma sonrası görevlilerce tutulan “kaza krokisinde” aracının gidiş istikameti solundaki yol bitiş çizgisinden sol arka ve sol ön köşe kısımlarının 2,40 metre, sağındaki bitiş çizgisinden ise sağ arka köşe kısmının 0,90 cm, ön sağ köşe kısmının ise 1 metre içerisi yol üzerinde duruşa geçtiği kazada karşı yönden gelerek gidiş şeridi üzerine geçen motosikletin virajlı yol üzerinde geçişi kolaylaştırmak için aracını elverdiği oranda kendi gidiş şeridi üzeri yolun sağ kenarında seyrederken olayı önlemek için 13,90 metre fren izi yaparak fren tertibatına başvurmasına rağmen meydana gelen yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasından kaçınma imkânının olmadığından kazanın meydana gelmesine ve ölüm/yaralanmadaki zararın oluşmasında kusurunun olmadığı değerlendirilmiştir. Yaralı davacı yolcu 30.03.1980 doğumlu ...'un, kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, kendisinin kaza esnasında motosiklet sürücüsünün alkollü olarak tescil belgesiz aracıda seyahat ederken bu konuda dosya içerisinde bilgisinin olup olduğu hakkında bir tespit yapılmadığını ayrıca görevlilerce tutulan “kaza tutanağında” kaza esnasında kendisinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 150.maddesindeki koruyucu kaskının, dizlik ve dirseklik olmadığı belirlenmekle, zararın artmasında davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususundaki takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemenize aittir. Davacı %5 daimi iş göremezlik, 15 gün geçici iş göremezlik maluliyeti ile orantılı olarak 588,73 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 319.522,53 -TL daimi iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 319.911,06 TL tazminat hesaplanmıştır. 18.07.2016 kaza tarihinde ZMMS poliçe teminat limiti sakatlanma ve ölüm halinde 310.000,00 TL ile sınırlı olup, hesaplanan zarar poliçe limitini aşmıştır. Bu halde, davacının poliçe limiti 310.000,00 TL ile sınırlı olarak talepte bulunacağı görüşüne ulaşılmış olup nihai takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemenize aittir" denildiği görülmüştür.
DEĞERLENDİRME
:
Davacı tarafça trafik kazasına bağlı olarak daimi ve geçici iş gücü kaybı tazminatı, bakım gideri tazminatı davalı ... tarafından davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş olup:
█████/2016 tarihinde davacının üzerinde yolcu olarak bulunduğu,164 poromil alkollü eşi ... idaresindeki plakasız ve tescilsiz 152 cm3 hacmindeki motorsiklet ile Sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin çarpıştıkları oluşan kazada şerit ihlali yapan, alkollü araç kullanan ...'un %100 kusurlu bulunduğu, şeridinde ilerleyen etkin frene rağmen kazayı önleme şansı bulunmayan ... plakalı araç sürücüsü ...'un kusurunun bulunmadığı, kaza nedeniyle davacının %5 daimi iş gücü kaybına uğrayacak 15 gün süre ile iş göremez halde kalacak, başkasının bakımına ihtiyaç duymayacak derecede malul kaldığı, davacının maluliyeti ile orantılı olarak 588,73 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 319.522,53 -TL daimi iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 319.911,06 TL tazminata hak kazandığı, bakım gideri tazminatına hak kazanamadığı, davacının kusurlu olan eşinin alkollü olduğunu bilebilecek durumda olması, başından yaralanmasına rağmen kask kullanmaması nedeniyle maluliyet sonucunun ağırlaşmasında müterafik kusurlu bulunduğu, %20 müterafik kusur indirimi halinde davacının toplam 255.928,48-TL tazminata hak kazanabileceği, bilirkişi raporları, ..... alınan █████/2024 tarihli maluliyet raporu, ..... sayılı ilamı,dosya içindeki takipsizlik kararı ve tüm dosya içeriği ile anlaşılmakla davacı ile araç sürücüsü arasındaki karı koca ilişkisi nedeniyle hatır taşıma indirimi yapılmasının mümkün olmadığı da gözetilerek aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı üzere;
Davacının bakım giderine yönelik talebinin reddine,
Davacının daimi iş gücü ve geçici iş gücü kaybına yönelik tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, toplam 255.928,48-TL'nin temerrüt tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Bakiye talebinin reddine,
492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 17.482,47 TL harçtan, dava açılışında alınan 80,70 TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 1.058,20 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.138,90 TL harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 16.343,57 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin hatır taşıması indiriminin resen yapılmasıda dikkate alınarak davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 80,70 TL başvurma harcı, 77,00 TL tebligat ücreti, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 209,00 TL posta gideri, 7,50 TL diğer giderler toplamı 4.374,20 TLsi ile dava açılışında alınan 80,70 TL peşin harç ve yargılama sırasında yatırılan 1.058,20 TL ıslah harcı toplamından oluşan 5.513,10 TL yargılama giderinin hatır taşıması indiriminin resen yapılması da dikkate alınarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 26.364,99 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından hatır taşıması indiriminin resen yapılması da dikkate alınarak yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca red edilen bakım gideri talebi yönünden hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde ..... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2024
Katip .....
¸e-imzalıdır.
Hakim .....
¸e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!