Uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkumiyet hükmünün, sanık müdafiinin temyiz itirazları reddedilerek Yargıtay 10. Ceza Dairesi tarafından onanması kararı.
Özet: Sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan ilk derece mahkemesi beraat kararı sonrası bölge adliye mahkemesince mahkum edilmesi üzerine, müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığı, delil yetersizliği ve hatalı değerlendirme gibi gerekçelerle yaptığı temyiz başvurusunda, Yargıtay; müdafii olmaksızın alınan tanık beyanının hükme esas alınamayacağını belirtse de, sanığın eyleminin tutanak ve tanık beyanları gibi diğer delillerle sabit olduğu ve alt mahkemelerin takdirinde hata bulunmadığı gerekçesiyle temyiz talebini reddederek mahkumiyet hükmünü onamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ
: Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanmasıSanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatına karar verilmiştir.B. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusuna ilişkin olarak duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,4. Eksik inceleme yapıldığına,5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,İlişkindir.III. GEREKÇEKovuşturma aşamasında önceki beyanlarından dönen tanık ...'ın soruşturma aşamasında müdafii olmaksızın verdiği beyanlarının 5271 sayılı CMK'nın 148/4. maddesine aykırı olarak hükme esas alınamayacağı, ancak tutanak içeriği ve tutanak içeriğini doğrulayan tutanak tanığı beyanı ile sanığın eylemi sabit görülmekle bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.03.2025 tarihinde karar verildi.