Polis memurunun telsiz anonsuyla Türk milletini ve devlet kurumlarını aşağıladığı iddiasıyla meslekten çıkarma cezasının iptali davası temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir polis memurunun, görev sırasında telsizden yaptığı iddia edilen ve Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devlet organlarını aşağılama fiili nedeniyle meslekten çıkarma cezası alması üzerine açtığı iptal davasının seyrini aktarmaktadır; davacının olayı hırsızlara yönelik kazara bir küfür olarak açıklamasını, kriminal rapor ve hırsızlık ihbarı kayıtlarının çürütmesiyle ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş, ancak davacının savunmalarının inandırıcı bulunmadığına yer veren Bölge İdare Mahkemesinin kararının, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmesiyle dava üst mahkemeye taşınmıştır.
Danıştay 2. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: ████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ
: Hukuk Müşaviri ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava Konusu İstem
: Dava; davacı tarafından, ... Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapmakta iken "Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini, Devletin yargı organlarını, Devletin askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılamak'' fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/47 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu'nun ... günlü, ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
: ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının ifadesinde; görev noktasına yakın olan inşaat sahasında hırsızlık yapıldığı ihbarı üzerine olay yerine doğru koştuğunu, el telsizinin belinde olduğu ve rampadan yukarı doğru koştuğu sırada düşmemesi için telsizi sıkıca tuttuğundan mandalına basmış olabileceğini, yine o sırada küfür etmiş olabileceğini, ancak ettiği küfürün oradaki hırsızlara yönelik olduğunu, seçim sonuçlarına ilişkin olarak herhangi bir şahsa yada siyasi bir partiye yönelik olmadığını, hırsızlık olayını da 19:00 sıralarında 155 haber merkezine bildirdiğini beyan ettiği, olay ile ilgili olarak soruşturma sırasında davalı idare tarafından sorulması üzerine hazırlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün uzmanlık raporunda; yapılan analiz sonucu soluk hızı düzeninde olağandan sapan değişimlerin olmadığı görülerek ''hırsızlar önde yine ...'' sözcüklerinin ''koşma'' gibi yoğun bir fiziksel aktivite esnasında sesletilmediği kanaatine varıldığı, mesafe, sesin genliği, anlaşılabilirliği göz önüne alındığında telsizin bel seviyesinde iken değil, konuşma organlarına daha yakın bir konumda iken üretildiği kanaatine varıldığı değerlendirilmesinin yapıldığı, öte yandan soruşturma sırasında davalı idare tarafından davacının iddia ettiği hırsızlık olayı ile ilgili hırsızlık ihbarı kaydına rastlanmadığının belirtildiği, bu durumda dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile soruşturma raporu ve ekleri ile ifadelerin birlikte değerlendirilmesinden; davacının ifadesinde, "soruşturmaya konu telsiz anonsunun kendisi tarafından yapıldığını ancak herhangi bir siyasi partiye yönelik olmadığını, görev yaptığı polis noktasına yakın bir yerde hırsızlık olayı gerçekleştiğine dair şikayetlerin sıkça olması nedeniyle olay günü polis noktasından çıkıp, bahsedilen yöne doğru yürüdüğünü, yokuş yukarı tırmandığı sırada telsizin düşmemesi için sıkıca tuttuğunu ve o esnada kendi kendine konuşurken mandalın takılı kalması nedeniyle sesinin diğer kullanıcılara ulaşmış olabileceğini" beyan ettiği, davacının soruşturma sırasında tanık olarak gösterdiği sivil vatandaş ...'nın ifadesinde, "belirtilen tarih ve saatte kendisiyle karşılaştığını, nereden geldiğini sorduğunda, inşaat malzemelerinin olduğu yerden geldiğini ve orayı kontrol ettiğini söylediği" belirtilerek, kısmen davacıyı doğruladığı, ancak ifadesinin inandırıcı görülmediği kanaatine yer verildiği, kendisinden sonraki nöbeti devralan nokta görevlisi Polis Memuru ...'ye 'nöbeti esnasında inşaat sahasında hırsızlık teşebbüsü olduğunu, olay mahalline doğru koştuğunu ve kendisinin de duyarlı olması gerektiğini' söylediğini belirtmiş ise de, ...' nin ifadesinde, "kendisinin somut bir olaydan bahsetmediğini belirttiği, ayrıca davacının iddiasının aksine soruşturma sırasında Haber Merkezi ile yazışma yapılarak bilgisayar kayıtlarının incelenmesinden, olay tarih ve saatinde herhangi bir hırsızlık olayının olmadığı tespitlerine yer verildiği, öte yandan, ilgili hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan suç duyurusu üzerine başlatılan ... sayılı soruşturmada, şüphelinin eylemi TCK 'nun 301/4. maddesi kapsamında kabul edilerek Adalet Bakanlığı'ndan soruşturma izni istenildiği, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün █████/2016 tarihli Bakan Olur'lu görüş yazısında; " Savcılığın fezlekesinde, suçun adı, 'Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini alenen aşağılama' olarak gösterilmesine karşın, Türk Milletine, Türkiye Cumhuriyeti Devletine yönelik bir sözün bulunmadığı, "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Türkiye Büyük Millet Meclisini alenen aşağılama" eylemi kapsamında değerlendirilebileceği, Yargıtay İçtihatlarına göre organ olarak hükümet hedef alınmadığı sürece hükümeti oluşturan gerçek kişilere, diğer bir ifadeyle Başbakana, Bakanlara, İktidar Partisine, hükümete bağlı organ ve kuruluşlara karşı söylenen sözlerin hükümete karşı yapıldığının kabul edilemeyeceği, bu nedenle şüphelinin sözlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, ancak Ak Parti Milletvekillerinin şahıslarına yönelik sözler nedeniyle genel hükümler uyarınca işlem yapılabileceği" belirtilerek, şüpheli hakkında, "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Türkiye Büyük Millet Meclisini alenen aşağılama" eyleminden dolayı 5237 sayılı Kanunun 301/4. maddesinden soruşturma izni verilmemesine karar verildiği, Başsavcılıkça ... günlü, ... Karar Nolu karar ile "5237 sayılı Kanunun 301. maddesinde düzenlenen suç yönünden soruşturma izni verilmemesi ve ayrıca şahıslara karşı hakaret suçunu düzenleyen 125. maddesi kapsamında değerlendirildiğinde ise, hakaret suçu yönünden suçun unsurlarının oluşmaması (gerçek kişi bir mağdurun olması gerektiği ancak şüpheliden şikayetçi olan gerçek kişi olmadığı...) nedeniyle şüpheli hakkında 'Kovuşturmaya Yer Olmadığına' karar verildiği hususları birlikte dikkate alındığında, davacıya isnat edilen eylemler ile bu eylemlerin yaptırımı olarak verilen meslekten çıkarma cezası arasında adil bir dengenin bulunmadığı, davacının eyleminin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8/47. maddesinde yer alan meslekten çıkarma cezasını gerektirecek fiil ve haller kapsamında değerlendirilemeyeceği, ancak sabit olan eyleminin Tüzüğün 7/B-1 maddesinde yer verilen ve 16 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiili kapsamında değerlendirilebileceği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, davacının sabit olan eyleminin karşılığı olarak yeniden cezalandırılması işlemi tesis edilebileceği gerekçesi ile davacının istinaf isteminin kabulüne, istinaf başvurusuna konu kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından, davacının fiilinin sabit olduğu, verilen cezanın hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
: Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçe değiştirerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun █████/2020 günlü, K:███████ sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
MADDİ OLAY
:
Davacı tarafından, ... Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapmakta iken, "Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini, Devletin yargı organlarını, Devletin askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılamak'' fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/47 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu'nun ... günlü, ... sayılı işlemin iptali istemiyle temyizen bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
:
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki haliyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8. maddesinin 47. fıkrasında "Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini, Devletin yargı organlarını, Devletin askerî veya emniyet teşkilatını alenen aşağılamak" fiili meslekten çıkarma cezasının uygulanmasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
Anayasa Mahkemesinin █████/2016 günlü, E:███████, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, █████/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Öte yandan, 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." hükmüne yer verildiğinden, dava konusu uyuşmazlığın bu Kanun uyarınca incelenip çözümlenmesi gerekmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Ceza Hukuku kökenli olan, lehe olan hükmün uygulanması ilkesi; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiil sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunuyorsa veya sonradan yürürlüğe giren düzenleme suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehinde ise, sonraki normun daha önce işlenmiş olan fillere uygulanmasını öngörmektedir.
İdari işlemlerin yargısal denetimi, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. Bu anlamda, idari işlem niteliğindeki disiplin yaptırımının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, yukarıda anılan lehe olan hükmün uygulanması ilkesinin disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir.
Davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasına temel alınan ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/47 maddesinde yer alan "Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini, Devletin yargı organlarını, Devletin askerî veya emniyet teşkilatını alenen aşağılamak" fiiline, 7068 sayılı Kanun'un meslekten çıkarma cezasını gerektiren; fiil, işlem, tutum ve davranışlarını saymak suretiyle belirlendiği 8. maddesinde yer verilmemiştir.
Bu itibarla, "Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini, Devletin yargı organlarını, Devletin askerî veya emniyet teşkilatını alenen aşağılamak" fiil tipi esas alınarak disiplin cezası verilemeyeceğinden, davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemin iptaline dair Bölge İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
Öte yandan; davalı idarece, davacının fiiline uyan başka bir disiplin cezasının verilebileceği de açıktır.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!