Sigortalılık başlangıç tarihi tespiti davasında işe giriş bildirgesinin fiili çalışmayı kanıtlamak için tek başına yeterli görülmeyerek eksik inceleme nedeniyle mahkeme kararının bozulması.
Özet: Bir kişinin sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti istemini reddeden ilk derece mahkemesi kararını bozan yüksek mahkeme, davacının işe giriş bildirgesinin süresinde verilmesine ve tanık beyanlarına rağmen, 506 sayılı Kanuna göre fiili çalışmanın varlığının yeterince araştırılmadığına hükmetmiştir; bu bağlamda, işe giriş bildirgesindeki imzanın grafolojik incelemesi, sigorta sicil numarasının kullanımı, aynı dönemde çalışanların tespiti ve tanık beyanlarının alınarak tüm delillerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, eksik inceleme nedeniyle kararı usul ve yasaya aykırı bulmuştur.
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi
    :İş Mahkemesi
    No
    :956-192
    Dava, davacının sigortalılık başlangıcının 09.12.1985 tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
    Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
    Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    Dava dışı işverene ait işyerinde 09.12.1985 günü çalışmaya başladığı yönünde davacı adına düzenlenen işe giriş bildirgesinin yasal hak düşürücü süre içerisinde 16.12.1985 tarihinde davalı Kuruma verildiği, iki davacı tanığının, davacının, 09.12.1985 tarihinde ismini hatırlamadıkları bir işyerinde çalışmaya başladığı yönünde beyanlarda bulundukları anlaşılmış olup; anılan işyerinde 09.12.1985 tarihinde bir gün süreyle hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmanın ve anılan tarihin sigortalılık başlangıcı olarak tespiti istemine ilişkin davanın, mahkemece yapılan yargılamasında; talep reddedilmiş edilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya elverişli olmadığı belirgindir.
    506 sayılı Kanunun 108. maddesi uyarınca sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti yönünde salt işe giriş bildirgesinin verilmesi yeterli olmayıp, ayrıca aynı Kanunun 2 ve 6. maddelerinde öngörüldüğü şekilde hizmet akdine dayalı olarak eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın da varlığı gerekir. Başka bir anlatımla; yöntemince düzenlenip süresi içinde Kuruma verilen işe giriş bildirgesi kişinin işe girdiğini gösteren yazılı delil niteliğinde ise de, fiili çalışmanın ortaya konması açısından tek başına yeterli kabul edilemez.
    Bu bağlamda mahkemece yapılacak iş; işe giriş bildirgesindeki kimlik bilgilerinin, imzanın davacıya ait olup olmadığı, davalı işyerine ait müfettiş raporlarının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi; işe giriş bildirgesi üzerinde yaptırılacak grafolojik inceleme sonucuna göre bildirgedeki imza ve varsa fotoğrafın davacıya ait olup olmadığı,davacıya verilen sigorta sicil numarasının hangi yılın serilerinden olduğu ve daha sonraki yıllarda gerçekleşen hizmetlerde kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi; aynı dönemde işyerinde çalışanların bulunup bulunmadığının saptanması; davacının birlikte çalıştığı kişilerin tanık sıfatıyla bilgilerine başvurulmalı ve böylece tüm kanıtlar yeniden değerlendirilerek elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
    Açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu istemin aynen hüküm altına alınması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ
    :Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 17.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!