Sigortalılık süresi tespiti davasında işveren ve müdahil kurumun hak düşürücü süre ile tanık beyanına dayalı temyiz itirazları reddedilerek bölge adliye mahkemesi kararı Yargıtayca onanmıştır.
Özet: Yargıtay, bir davacının işyerinde çalıştığı günler için hizmet tespiti talebiyle açtığı ve ilk derece mahkemesinin kısmen kabul ettiği, davalı ile feri müdahil kurumun ise hak düşürücü süre, eksik inceleme ve tanık beyanlarına dayalı karar itirazlarıyla istinafa ve temyize götürdüğü davanın, bölge adliye mahkemesince istinaf başvurularının reddedilmesi üzerine temyiz incelemesini yaparak, bölge adliye mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğuna ve temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığına karar vererek onamıştır.
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I.DAVA
    Davacı asil dava dilekçesinde özetle; davalı iş yerine 2006 yılında girdiğini, 2008 yılı Ağustos ayına kadar çalıştığını, 2008 yılının 2-3-4-5-6.aylarında stajyer sigortası olarak sigortasının yapıldığını ileri sürerek, çalıştığı günlerin tespitini istemiş, 28.09.2017 tarihli beyan dilekçesiyle; 01.10.2007–07.06.2008 tarihleri arası davalı işyerinde geçen hizmetlerinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
    II.CEVAP
    1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çalışmalarının Kurum kayıtlarına yansıtıldığı kadar olduğunu, çalışmasının sürekli olmadığını, iş olduğunda çalıştığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
    2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, hizmet tespitine ilişkin talebin yasal ve hukuksal tüm incelemeler sonucunda değerlendirilmesini, Kurum kayıtlarının aksinin eşdeğer nitelikte resmi belgelerle kanıtlanması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
    III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile Kuruma bildirilen süreler dışlanarak, davacının 1101889 sicil numaralı davalı işveren yanında 11.02.2008-07.06.2008 tarihleri arasında günlük 20,28 TL ücretle, 506 sayılı Kanun'a tabii çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
    IV.İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
    V.TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
    B. Temyiz Sebepleri
    1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece re'sen araştırma yükümlülüğü kapsamında yöntemince irdeleme yapılmadığını, salt tanık beyanları esas alınarak hüküm kurulduğunu, hak düşürücü süre itirazlarının nazara alınmadığını, davacının hiçbir dönemde tam sürekli çalışmadığını, iş olduğunda çağrıldığında çalıştığını, nitekim anılan çalışmalarının da Kuruma bildirildiğini belirterek, eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen kararın temyizen bozulmasını istemiştir.
    2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, Kurum kayıtlarının aksinin eşdeğer nitelikte resmi belgelerle kanıtlanması gerektiğini, çalışma olgusunun yöntemince ispatlanamadığını, Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti yüklenemeyeceğini belirterek, kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
    B. Değerlendirme ve Sonuç
    Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
    Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!