İş kazası sonucu inşaat işçisinin talep ettiği maddi ve manevi tazminat davasında davalının sorumluluğu ve kusur araştırmasına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: İnşaat işçisinin iş kazası sonucu yüksekten düşerek yaralanması nedeniyle açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin davacının taleplerini kabul ederek yaklaşık 1.2 milyon TL maddi ve 100 bin TL manevi tazminata hükmetmesi üzerine, davalı işverenin olayda sorumluluğu olmadığı, alt işverenin sorumlu olduğu ve davacının kusurunun araştırılması gerektiği yönündeki itirazlarla yaptığı istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesinin ardından, uyuşmazlığın temyiz incelemesine konu edildiği bir hukuki süreci ele almaktadır.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararına davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 27.05.2014 tarihinde davalı şirketteki inşaatta kalıp ustası olarak işe başladığını, aylık net maaşının 2700 TL olduğunu, işyerinde yemek ve servis hizmeti verilmekte olduğunu, müvekkilinin 27.05.2014 tarihinde işyerinde çalıştığı esnada 4. kattan pleymutları indirmesi esnada playmutların kendisine çarpması sonucunda 4. kattan aşağıya düşerek iş kazası geçirdiğini, davalı işyerinde işçiyi koruyacak bir iş güvenliği önlemi bulunmadığını,kazanın meydana geldiği 4. kat son kat olması sebebiyle binayı çevreleyen bir duvar olmadığından alınması gereken koruma bandı ve tel ile de çevrili olmadığından müvekkilinin bu ihlaller neticesinde iş kazasına maruz kaldığını, manevi tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla yine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın kazanın meydana geldiği 27.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirtilen hususları kabul etmediklerini, bahsi geçen iş kazasının meydana gelmesinde davalı müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının davalı müvekkilinin sigortalı işçisi olmadığını, müvekkili davalı ...'ın da diğer davalı ...'un sigortalısı olarak çalıştığını, müvekkilinin işveren olmadığından bahisle talep edilen maddi ve manevi tazminat isteminin reddi gerektiğini ve bu nedenle haksız davanın reddine karar verilmesini istediği anlaşıldı.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazazede işçinin, müvekkilinin değil davalı ...'ın işçisi olduğunu, müvekkilinin müteahhit olduğunu, ...'ın alt işveren olduğunu, ...'ın müvekkilinin işlerini yürüttüğünü, kazazede işçiye emir ve talimat verme yükümlülüğünün ...'ta olduğunu, Kocaeli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile de ...'ın bu durumu ikrar ettiğini belirterek davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "..A- Mahkememizin ███████ Esas sayılı dosyasındaki maddi tazminat talebi yönünden;1-Davanın kabulü ile2-1.212.058,19 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 27.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,B-Birleştirilen Kocaeli 6. İş Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasındaki manevi tazminat talebi yönünden;1-Davanın kabulü ile2-100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,.." karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine.." karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu iş kazasının meydana gelmesinde davalı müvekkilin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, Kocaeli 6. Asliye Ceza Mahkemesi ████████ Esas sayılı dosyası iş kazası nedeni ile açıldığını ve söz konusu dosyada davalı ... sanık sıfatı ile yargılandığını ve diğer davalı ...’un cezalandırılmasına karar verildiğini, SGK tarafından diğer davalı ... aleyhine açılan ve müvekkil ...’ın da ihbar olunan sıfatını taşıdığı Kocaeli 2. İş Mahkemesi ████████ Esas sayılı dosyasında da mevcut olan 06.05.2015 tarihli Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı İnceleme Raporu’nda yapılan değerlendirmede davalı müvekkil ...'ın söz konusu olayda bir sorumluluğu bulunmadığı açık bir şekilde izah edildiğini, söz konusu rapor içeriği, ceza dosyası içeriğindeki beyan ve raporlardan da anlaşılacağı üzere davalı müvekkilin söz konusu iş kazasında bir sorumluluğu bulunmadığını,Dava konusu olayda davacının kusur durumunun da araştırılması gerektiğini, söz konusu olayın meydana gelişinde davacının kusuru dikkate alındığında istenen tazminat miktarı fahiş olup sebepsiz zenginleşme amacı taşımakta olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek temyiz talep ettiklerini bildirmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsili istemine ilişkindir.1- Davalı ... vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 378.290,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.2-Davalı ... vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacıya verilen %15 kusur oranı yerinde olup, davalılar arasındaki kusur belirlemesi hatalı ise de davalılar arasındaki kusur oranı kendi aralarında açılması mümkün rücu davasında tartışılabilme imkanının bulunmasına göre, bu hususa ilişkin temyiz itirazlarının işbu dosya yönünden bozma sebebi olarak kabul edilemeyeceği gözetilerek, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, davalı ... vekili tarafından ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. KARAR1. Davalı ... vekilinin hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE2. Davalı ... vekilinin maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,3. Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,4.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.