Şirket ortaklığı nedeniyle 4/a sigortalılığının 4/bye aktarılmasına ve yaşlılık aylığı talebinin reddine karşı kurum işleminin iptali davası.
Özet: Şirket ortaklığı nedeniyle 4/a (SSK) sigortalılığının 4/bye (Bağ-Kur) aktarılması ve 4/a yaşlılık aylığı talebinin reddedilerek 4/b kapsamında aylık bağlanmasına yönelik kurum işleminin iptali istemiyle açılan davada; davacı, 1986dan beri kesintisiz 4/a statüsünde prim ödediğini savunmasına rağmen, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri davacının anonim şirket ortağı olduğu dönemdeki 4/a hizmetlerinin 4/bye aktarılması ve 4/a tahsis talebinin reddinin yerinde olduğuna hükmetmiş, davacı vekili ise bu kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 4/a sigortalılığının iptal edilerek primlerinin Bağ-Kur (4/b) kapsamına aktarılmasına dair Kurum işleminin ve 04.09.2020 tarihli tahsis talebinin reddine ilişkin Kurum işleminin iptali ile davacının tahsis talep tarihi itibarıyla 506 sayılı Kanun'un ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereği yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitini ve 04.09.2020 tarihinden itibaren hak ettiği yaşlılık aylıklarının her bir aylığın hak ediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.II.CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ...Tic. A.Ş.’de ve ... Özel Eğitim Hizm. A.Ş.'de ortaklığı bulunması nedeniyle 1479 sayılı Kanun kapsamında 12.01.1989 tarih itibarıyle Bağ-Kur zorunlu sigortalısı olduğunu, davacının 12.07.2019 tarihinde Kuruma verdiği dilekçesinde talebinin "4/b aktarılacak 4/a kapsamındaki hizmetleri ile ilgili 4/a prime esas kazançlarımın 4/b için kazanç beyanı olarak kabul edilmesini ve aktarma işlemlerinin de buna göre yapılmasını sayılarımla arz ederim" şeklinde olduğunu, yine ortağı olduğu ...San. Tic. A.Ş. tarafından verilen 22.01.2021 tarihli dilekçede davacının şirkete ortak olduğunu beyanla 4/b borcuna mahsuba muvafakat edildiğini, 11.11.2022 tarih ve E.13619965 sayılı yazı ile davacıya, 5458 sayılı Kanun'a göre yapılan prim transfer işlemleri sonucunda davacının en son çalışmaları 4/b kapsamında olması ve 2829 sayılı Kanun'un 8. maddesine göre de 4/1-b hizmetlerinden sonra 4/1-a kapsamında hizmetinin olmaması nedeniyle 4/1-a kapsamındaki tahsis talebinin reddedildiğini, 21.03.2022 tarihli tahsis talebine istinaden ise 01.04.2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Bağ-Kur kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığının bildirildiğini beyanla davanın reddini istemiştir.III.İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmiştir.IV.İSTİNAFA.İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.B.İstinaf Sebepleri
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin ilk defa 01.11.1986 tarihi itibarıyla 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunu ve akabinde de hiç aralıksız 4/a tahsis talep tarihi olan 04.09.2020 tarihine kadar 506 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi kapsamında sigortalı bildirimi yapıldığını, bu statüde sigorta primleri ödendiğini, dosyada mevcut hizmet dökümü ile bu hususun sabit olduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı olan kararın kaldırılmasını, davanın talepleri doğrultusunda kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.C.Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2006-2023 döneminde anonim şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğu, şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde aynı iş yerinden bildirilen 4/a hizmetlerinin 4/b ye aktarılmasının ve koşulları bulunmayan 4/a tahsis talebinin reddine ilişkin kurum işlemi ile aynı yöndeki Mahkeme kararının yerinde olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V.TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin ilk defa 01.11.1986 tarihi itibarıyla 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunu ve akabinde de hiç aralıksız 4/a tahsis talep tarihi olan 04.09.2020 tarihine kadar 506 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi kapsamında sigortalı bildirimi yapıldığını, bu statüde sigorta primleri ödendiğini, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun ile 4/b bendi kapsamında (Bağ-Kur) sigortalı sayılanların, kendilerine ait veya ortak oldukları iş yerlerinden dolayı, 4/a bendi kapsamında (SSK) sigortalı bildirilemeyecekleri düzenlemesi getirilmiş olsa da bu tarihten önce başlayan ve kesintisiz olarak sigortalılığı devam eden şirket ortaklarının sigortalılıklarının iş yerinde kendisinden başka çalışan en az bir kişinin daha olması şartıyla kesintiye uğrayıncaya kadar devam ettirilmesi suretiyle ikincil mevzuatta (SGK’nın ███████ sayılı Sigortalılık İşlemleri Birleşik Genelgesi) yer alan hükümlerle korunduğunu, davalı Kurumun yıllarca müvekkilinin sigortalılığını kabul edip prim tahsil ettiğini, ancak uyuşmazlık tarihindeki Kanun ve ikincil mevzuata uygun olan sigortalılığı ███████ no.lu SGK genelgesi ile bu durumda olan sigortalılara ciddi mağduriyet yaşatacak bir yorumla 01.10.2008 öncesinde 4/a bendi kapsamında (SSK) sigortalılıkları objektif iyi niyet kurallarına aykırı olarak ve davacının da aleyhine olacak şekilde iptal ederek bu kişileri 4/b bendi kapsamında (Bağ-Kur) sigortalısı saydığını belirterek verilen karar hakkında temyiz isteminde bulunmuştur.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile ödenmesi gereken aylıkların ödenmesine karar verilmesi istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, 5510 sayılı Kanunu’nun 53. maddesi1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.