8. Ceza Dairesi, 6136 sayılı yasaya aykırılık ve kasten yaralama suçlarından verilen hükümlerde eksik bilirkişi incelemesi, hesap hatası, TCK 50 ve 53 maddelerinin hatalı uygulanması ile mükerrirlere özgü infaz rejimindeki yanlışlıklar nedeniyle hükmü bozmuştur.
Özet: Temyiz mahkemesi, sanığın 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet hükmünü, ele geçirilen bıçağın yasa kapsamı dışı olup olmadığına dair eksik inceleme, adli para cezasının hesaplanmasında açık hata, sanığın kişisel durumu ile pişmanlığı dikkate alınmaksızın kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi olanağının yeterli gerekçe olmaksızın reddedilmesi, kasten yaralamada kullanılan bıçağın müsadere edilmemesi, hak yoksunlukları ve tekerrüre özgü denetim süresi belirlenmesi konularında hukuka aykırılıklar bulunması nedeniyle bozmuştur.

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ
: 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve kasten yaralamaHÜKÜM
: HükümlülükGereği görüşülüp düşünüldü
:I- 6136 sayılı Yasaya aykırı davranma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:1- Sanığın üzerinde ele geçen bıçağın 6136 sayılı Yasa kapsamında olup olmadığı hususunda Kriminal Laboratuvar veya Adli Tıp Kurumu'ndan görüş sorulmadan duruşmada dinlenen Polis memuru bilirkişinin çelişkili beyanına dayanarak eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi,2- Kabul ve uygulamaya göre ise
:a- Gün para cezası adli para cezasına çevrilirken hesap hatası sonucu 400 TL yerine, 4.000 TL ceza tayini,b- 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesinin 1. fıkrasında sanığın, kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilebileceği hükmü getirilmiş olmakla; bu hususlar irdelenmeden “tekerrür hükümlerinden” bahisle, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı biçimde 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,c- Aylık taksit miktarı belirlenmek suretiyle Cumhuriyet savcısının infaz yetkisinin kısıtlanması,II- Kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince:Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, Üst Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:1- Hernekadar sanık hakkında TCK.nun 58/3. maddesi gereği seçenek ceza olarak hapis cezası tayin edilmiş ise de, bu hükmün hapis cezasının diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesine engel olmayacağı, sanığın, kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre kısa süreli hapis cezasının adli para cezası dışındaki seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmeyeceği konusunda bir karar verilmesi gerekirken, “tekerrür hükümlerinden” bahisle, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı biçimde 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,2- Kasten yaralama suçunda kullanıldığı anlaşılan bıçağın müsaderesine karar verilmemesi,III- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, her iki mahkumiyet hükmünde yazılı şekilde karar verilmesi,IV- Mükerrir olan sanık hakkında, hükümlerde mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının gösterilmesi ile yetinilmesi gerekirken, her iki mahkumiyet hükmünde ayrıca infazı sınırlar biçimde denetim süresi belirlenmesine de karar verilmesi,Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.