Gönüllü teslim olan sanığın silahlı terör örgütü üyeliği suçundan ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın usul hatasına rağmen onanması.
Özet: Bölge adliye mahkemesi, silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararını, sanığın gönüllü teslim olup örgüt faaliyetleri hakkında bilgi vermesi sebebiyle kaldırarak "ceza verilmesine yer olmadığına" hükmetmiş olup; bu karar, duruşma açmadan dosya üzerinden verilmesi şeklindeki usuli eksikliğe rağmen, esası bakımından isabetli ve sanık lehine olması nedeniyle Yargıtay tarafından onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
:İzmir 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.09.2019 tarih ████████ E., ████████ sayılı kararıSUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM
:İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak CMK'nın 221/4 ve 223/4-a maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına dair kararTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;İlk Derece Mahkemesi tarafından silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanığın mahkumiyetine dair kararı hukuka aykırı olduğunu dosyadaki mevcut delillerle değerlendiren Bölge Adliye Mahkemesinin, 5271 sayılı CMK'nın 280/1, 2 madde ve fıkraları gereğince usulüne uygun duruşma açıp sonucuna göre aynı Kanun maddesinin 2 nci fıkrası gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurması gerekirken, kanun maddesine yanlış anlam yüklenerek sanık hakkında duruşma açmaksızın dosya üzerinden ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, kararın dosya içeriğine göre isabetli olması karşısında; CMK’nın 290 ıncı maddesinin “sanığın yararına olan hukuk kurallarına aykırılık sanık aleyhine hükmün bozdurulması için Cumhuriyet savcısına bir hak vermez” hükmü gözetilerek, bu durum bozma nedeni yapılmamıştır.Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, silahlı terör örgütüne üye olduğu kabul edilen sanığın gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verdiği gerekçe gösterilerek ceza verilmesine yer olmadığına dair karara yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; yukarıda ilgili bölümde ileri sürülen temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükmün ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İzmir 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.