Zorunlu tarım Bağ-Kur sigortalılığı tespiti ve prim yapılandırması talebiyle açılan davada, 506 sayılı yasa ile çakışan süreler nedeniyle yerel mahkeme kararındaki infazı zorlaştıran ibarenin yüksek mahkemece düzeltilerek onanması.
Özet: Davacı tarafından, 506 sayılı yasayla çakışmayan dönemler için zorunlu tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ve birikmiş prim borçlarının 6111 sayılı yasa kapsamında yapılandırılması talep edilmiş, yerel mahkemenin davayı kabul kararı davalı kurumca temyiz edilmiş; Yargıtay ise, yerel mahkemenin hüküm fıkrasında "çakışan Bağ-Kur sigortalılığının iptali" şeklinde infazda tereddüt oluşturan hatalı bir ifade bulunmasını usul ve yasaya aykırı bularak, bu aykırılığı davacının belirtilen SSK sigortalılık süreleri haricinde belirli tarihler arasında 2926 sayılı yasaya tabi sigortalı olduğunun tespitine ilişkin ifadeyle düzelterek hükmü onamıştır.

Mahkemesi
:İş MahkemesiNo
:214-367Davacı, 506 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı ile çakışan süre hariç, ilk tevkifat tarihini takip eden aybaşından kesinti yapılan yılların sonuna kadar zorunlu tarım bağ-kur sigortalısı olduğunun tespitine, 6111 sayılı yasadan faydalandırılarak birikmiş prim borçlarının yapılandırılmasına karar verilmesini istemiştir.Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.2-Davacının Kurumca kabul edilen 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalılığının bulunmaması karşısında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Yasasının 297. maddesinin 2. fıkrasındaki “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” yönündeki amir hükme aykırı olarak, infazda tereddüt oluşturacak şekilde “ Davacının 1996/2. dönemde 89 gün, 3. dönemde 30 gün, 1997/1. dönemde 32 gün, 2. dönemde 117 gün, 3. dönemde 10 gün , 1998/1. dönemde 10 gün, 2. dönemde 13 gün, 3. dönemde 1 gün, 1999/1. dönemde 40 gün, 3. dönemde 71 gün, 2000/2. dönemde 9 gün, 2001/3. dönemde 84 gün, 2003/2. dönemde 25 gün, 3. dönemde 22 gün, 2004/1. ayda 16 gün, 8. ayda 3 gün, 9. ayda 26 gün, olmak üzere toplam 549 günlük zorunlu SSK’lı süresi ile çakışan 549 günlük Bağ-Kur sigortalılığının İPTALİNE,” karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.SONUÇ
: Hüküm fıkrasının 1. bendinin silinerek hüküm fıkrasından çıkarılmasına, 2. bendin silinerek, yerine, “Davacının, 506 sayılı Yasaya tabi 1996/2. dönemde 89 gün, 3. dönemde 30 gün, 1997/1. dönemde 32 gün, 2. dönemde 117 gün, 3. dönemde 10 gün , 1998/1. dönemde 10 gün, 2. dönemde 13 gün, 3. dönemde 1 gün, 1999/1. dönemde 40 gün, 3. dönemde 71 gün, 2000/2. dönemde 9 gün, 2001/3. dönemde 84 gün, 2003/2. dönemde 25 gün, 3. dönemde 22 gün, 2004/1. ayda 16 gün, 8. ayda 3 gün, 9. ayda 26 gün olmak üzere toplam 549 günlük sigortalılık süreleri haricinde 01.06.1996-31.12.2004 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalı olduğunun tespitine,” sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.