Yargıtay 3. Ceza Dairesi, İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinin silahlı terör örgütüne üye olma mahkumiyetini temyiz başvurusunu esastan reddederek onadı.
Özet: Yüksek Mahkeme, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmünün bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddedilerek onanması üzerine yapılan temyiz incelemesinde; yargılama sürecindeki usul işlemlerinin kanuna uygun, delillerin hukuka uygun elde edildiği, sanığın örgüt içindeki konumu itibarıyla örgütün nihai amacını bilebilecek durumda olduğu, ileri sürülen iddia ve savunmaların eksiksiz tartışıldığı, vicdani kanının tutarlı verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru nitelendirilerek suç tipine uyduğu ve yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirildiği gerekçeleriyle sanık müdafinin temyiz taleplerini reddederek mahkûmiyet kararını onamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 30. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM
: 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63 üncü maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle,Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, dosya kapsamına göre sanığın örgüt içerisindeki konumu itibariyle örgütün nihai amacını bilebilecek durumda olduğu, aşamalarda ileri sürülen esasa müessir iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafinin ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, 5271 sayılı Kanunun 304/1 maddesi uyarınca dosyanın İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.