TCK 170teki genel güvenliği tehlikeye sokma suçu ile belirli kişilere yönelik silahla ateş etme eylemlerinde oluşan silahla tehdit ve mala zarar verme suçlarının fikri içtima ilişkisinin değerlendirilmesi.
Özet: Sanığın trafikte tartıştığı aracı takip edip içindekilere yönelik yakın mesafeden birden fazla el ateş ederek aracın arka camını kırması ve kaportasına zarar vermesi eyleminin, TCK 170teki genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçu yerine silahla tehdit ve mala zarar verme suçlarını oluşturduğu belirtilmiş, ancak aleyhe temyiz bulunmadığından bu hukuki nitelendirme hatasının bozma nedeni yapılmadığı ve olaydaki vahamet, sanığın kişiliği ve suçun işleniş biçimi gibi unsurlar dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak verilen mahkeme hükmünün doğru olduğu gerekçesiyle onanmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ
: 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etmeHÜKÜM
: Hükümlülük ve müsadereGereği görüşülüp düşünüldü
:TCK.nun 170. maddesinde bir tehlike suçu olarak düzenlenen genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçunun oluşması için, maddede belirtildiği üzere kişilerin yani çok sayıda kişinin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından somut bir tehlike ya da kişilerde korku, kaygı veya panik yaratılması gerekir.Belli kişiler hedef alınarak ona/onlara karşı somut olayda olduğu gibi ateş edilmesi halinde eylemin silahla tehdit, yaralama veya öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılmalıdır.Fiilin işlenmesi sonucunda bir zarar meydana gelmesi halinde ise tehlike suçunun yanında oluşan zarar suçu gözetilmeli, 765 sayılı Yasanın 264/7. maddesinde yer olan "eylem başka bir suçu oluştursa bile" ibaresinin TCK.nun 170. maddesinde yer almadığı da gözetilerek farklı neviden fikri içtima hükümleri değerlendirilmelidir.İncelenen dosyada; sanığın kullandığı aracı sollayıp geçen ve içinde sürücü ile birlikte eşi ve çocukları bulunan aracı takip ederek geçtikten sonra yolu kapatmasına rağmen bir imkan bularak durmayıp devam eden ve olay çıkmasını önlemek isteyen aracı yine takip ederek sinyal verip köy yoluna dönmek için yavaşlaması üzerine yaklaşık 20 metre mesafeden 4-5 el ateş ettiği öndeki aracın arka camının kırılıp mermi çekirdeğinin göğüs panelinde kaldığı, bir diğer kurşunun kaportaya isabet ettiği, trafikde geçme nedeniyle sanığın tehditte ciddi olduğunu vurgulamak amacıyla ateş edip mala zarar verdiği, bu nedenle sanığın eyleminin silahla tehdit ve 106/3.maddesi uyarınca mala zarar verme suçlarını oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, olayın vehameti, sanığın kişiliği, suçun işleniş biçimi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılmasında takdirde bir isabetsizlik bulunmadığı ve sanığın aşamalarda suça konu silahı taşıdığını beyan etmesi, silah sahibine gerekçeli kararın tebliğ edilmiş ve temyiz etmemiş bulunması karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncelerine katılınmamıştır.Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine göre, sanık müdafiinin suçun sübutuna, teşdiden ceza verilmesine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle eleştiri dışında isabetli bulunan hükümlerin (ONANMASINA), 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.