6099 sayılı Kanun ile değişik Tebligat Kanununun 10/2 ve 21/2 maddelerine göre adres kayıt sistemindeki adrese tebligat esaslarının belirlenmesi kararı.
Özet: Yüksek mahkeme, yerel mahkemenin Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca yaptığı tebligatların usulüne aykırı olduğunu tespit ederek, 6099 sayılı Kanun ile değişen 7201 sayılı Kanunun 10/2 ve 21/2. maddeleri gereğince, artık bilinen en son adresin tebligata uygun olmaması veya tebligat yapılamaması halinde, adres kayıt sisteminde kayıtlı yerleşim yeri adresine, muhatap o adreste bulunmasa dahi muhtar veya zabıta marifetiyle teslim ve kapıya ihbarname yapıştırma suretiyle tebligat yapılması gerektiğini vurgulayarak, davalıların adres kayıt sistemindeki adreslerine usulüne uygun tebligat yapılmak üzere dosyanın iadesine hükmetmiştir.
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    ... adına Av. ...ile 1-Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı adına Av. ... 2- ..., 3-..., 4- ... arasındaki dava hakkında Üsküdar 2. İş Mahkemesinden verilen 23.02.2011 günlü ve ████████ E. ███████ K. sayılı hükmün, davalılardan SGK Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligat yapılabilmesi, usulüne uygun olarak bir tebligat yapıldıktan sonra yeni adresini bildirmeksizin adres değişikliğinin yapıldığı durumlarda mümkündür.
    Bazı maddeleri dışında 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesine göre “bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.”; yine, 6099 sayılı Kanunun 5. maddesi ile 7201 sayılı Kanunun 21. maddesine eklenen ikinci fıkrasına göre, “gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.”
    Tüm bu düzenlemeler gözetildiğinde, artık, adres kayıt sisteminde yazılı adresi bulunanlara, 7201 sayılı Kanunun 35. maddesine göre tebligat yapılamayacak olup; bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, adres kayıt sisteminde yazılı adresine, 21. maddenin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması gerekecektir.
    Mahkemece, davalılar ..., ..., ...'ya tebliğat kanunu 35'e göre tebliğ yapıldığı gıyabi kararın usulünce tebliğ edilmediği anlaşılmakla; gecikmeye ve yeni bir geri çevirmeye mahal verilmeksizin, davalıların adres kayıt sisteminde yazılı adresine, 21. maddenin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması, ölen var ise mirasçılarına tebliğ yapılarak takiben, temyiz süresi geçtikten ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla gerektiğinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 14.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!