Cezaevindeki sanığa usulsüz tebliğ edilen HAGB kararı nedeniyle resmi belgede sahtecilik mahkumiyetinin kanun yararına bozulması istemi.
Özet: Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanığa, ceza infaz kurumunda bulunması nedeniyle yapılan tebligatın, kanun yolu başvuru hakları ve cezaevi aracılığıyla başvuru usulü hakkında usulüne uygun bilgilendirme içermemesi sebebiyle hukuken geçersiz olduğu tespit edilmiştir. Bu durum, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin hiç başlamadığı anlamına geldiğinden, sözde denetim süresi içinde kasıtlı suç işlendiği gerekçesiyle daha sonra HAGBnin açıklanması ve sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasının hatalı olduğu belirlenerek kanun yararına bozma istemi kabul edilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.SUÇ
: Resmi belgede sahtecilikKARAR
: MahkûmiyetKANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıBursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2021 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.02.2025 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.02.2025 tarihli ve KYB-██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;“Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Kanun'un 204/1 ve 62/1. (2'şer kez) maddeleri gereğince 2 kez 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına dair Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2014 tarihli ve █████████ esas, ████████ sayılı kararını müteakip, sanığın denetim süresi içinde █████/2018 tarihinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle hakkındaki hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Kanun'un 204/1 ve 62/1. (2'şer kez) maddeleri gereğince 2 kez 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2021 tarihli ve ███████ esas, ████████ sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.Dosya kapsamına göre, sanığın yokluğunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2014 tarihli kararının, ceza infaz kurumunda bulunan sanığa █████/2014 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmış ise de,Yargıtay 2. Ceza Dairesinin █████/2022 tarihli ve ██████████ esas, █████████ karar sayılı ilâmında yer alan, " ...Yoklukta verilen kararın duruşmasında Sivas E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanık ... 08.04.2015 tarihinde tebliğ edilen hükmün yasa yolu bildiriminde CMK'nın 263'ncü maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi” ve cezaevinde olan sanığa yapılan tebligatın 5271 sayılı CMK'nın 35/son maddesi uyarınca kendisine okunup anlatılmadan tebliğ edilmesinden dolayı usulsüz olduğu ve gerekçeli karar tebliği işlemi geçersiz olduğundan hükmün usulüne uygun kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından" şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, ceza infaz kurumunda bulunan sanığın yüzüne karşı veya yokluğunda verilen kararlarda 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle karara karşı kanun yollarına başvurabileceği hususunun gösterilmesi gerektiği halde, duruşmalardan vareste tutulma talebi üzerine yokluğunda verilen kararda, ceza infaz kurumunda bulunan sanığa 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle de kanun yoluna başvurabileceği hususunun gösterilmediği gibi, belirtilen açıklamayı içerir meşruhatlı tebliğ de yapılmadığı, ayrıca kararın okunup anlatılmak suretiyle de tebliğ edilmediği, bu haliyle yapılan tebliğ işleminin usulsüz olması sebebiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin de başlamadığı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde kasıtlı suçun işlendiği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇEİnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.03.2014 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanığın yokluğunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın, Bursa H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunan sanığa 13.03.2014 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmış ise de; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.02.2007 tarihli ve 2007/5-46 Esas, ███████ Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; Mahkemece 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca başvurulması olanaklı yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi zorunlu olup hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği tarihte sanığın başka suçtan dolayı hükümlü olarak ceza infaz kurumunda bulunması nedeniyle, hüküm fıkrasına 5271 sayılı Kanun'un 263 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince cezaevinde bulunan hükümlünün tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceğinin de yazılması gerektiği halde, bu hususun hüküm fıkrasına yazılmamış olması karşısında; bu haliyle yapılan tebliğ işlemi usulsüz olduğundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin de başlamadığı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlendiği gerekçesiyle hükmün açıklanamayacağı anlaşılmakla; kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.III. KARAR1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2021 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,17.03.2025 tarihinde karar verildi.