5510 sayılı Kanun öncesi babadan bağlanan yetim aylığının, hak sahibinin yabancı ülkeden yaşlılık aylığı alması nedeniyle kesilemeyeceğine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizi.
Özet: Davacıya babasından bağlanan yetim aylığının, yurt dışından yaşlılık aylığı aldığı gerekçesiyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kesilmesi üzerine açılan davada; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davacının yetim aylığı hakkının 5510 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce doğduğu ve ilgili kanunlarda (2926 ve 1479 sayılı kanunlar) yurt dışından aylık almanın yetim aylığına engel teşkil etmediği gerekçesiyle kurum işleminin iptaline ve aylığın yeniden bağlanmasına karar vermiş, davalı kurum vekili ise bu kararı temyiz etmiştir.
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : ████████ E., █████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Ankara 33. İş Mahkemesi
    SAYISI
    : ███████ E., ████████ K.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacının babası ...’ın 1989 yılında Tarım Bağ-Kur sigortalısı iken vefat ettiğini, davacının eşi ...’in 2001 yılında vefatı üzerine 2008 yılından itibaren murisi ...’ın hak sahibi olarak yetim aylığı almaya başladığını, (Kurumun 17.04.2014 tarihinde davacıya bağlanan yetim aylığını durdurması üzerine açılan Ankara 25. İş Mahkemesinin █████████ Esas sayılı dosyasında Kurum işleminin iptaline ve davacının kesilen yetim aylığının kesildiği tarihten itibaren bağlanmasına karar verildiğini, kararın istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğini) 2021 yılı Kasım ayında davacının yetim aylığının yeniden durdurularak dul aylığından kesinti yapılmaya başlandığını, Sivas Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne 06.01.2022 tarihli dilekçe ile aylığın kesilme nedenlerini sorduğunu, Kurumun 13.01.2022 tarihli yazısı ile özetle Alman Sigorta Kurumunun Kurum kayıtlarına intikal eden yazısından hak sahibi davacının 01.10.2021 tarihinden itibaren 306,42 Euro yaşlılık aylığı bağlanması nedeniyle aylığının durdurulduğu bildirilerek talebinin reddedildiğini, Kurum işleminin usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacının yetim aylığına 2926 sayılı Kanun uyarınca hak kazandığının kesinleşen karar ile sabit olduğunu belirterek babası ...'ın hak sahibi olarak bağlanan yetim aylığının durdurulmasına dair Kurum işleminin iptaline, yetim aylığının kesildiği tarih itibariyle yeniden bağlanmasına, davacının yetim aylıkları nedeniyle Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı Kurum vekili özetle, yetki, görev, hak düşürücü süre, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının Kurumdan aylık talep ettiği dönemde yabancı ülke mevzuatına göre aylık aldığının sabit olduğunu, bu sebeple Kurumdan aylık talep hakkı bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacının babasından almakta olduğu ölüm aylığı kendi geliri olması nedeniyle kesilmiştir. Ancak ölüm aylığı 5510 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce bağlanmış olup yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerde yabancı ülke mevzuatı kapsamında çalışmama ya da ölüm aylığı almama koşulu bulunmamaktadır. 5510 sayılı Kanun ile getirilen koşullar bu Kanun'un yürürlüğe girdikten tarihten sonraki babadan ve eşten ölüm aylığı alma taleplerinde değerlendirilmelidir. Bu durumda davacının Alman Emeklilik Sistemi kapsamında yaşlılık aylığı alıyor olması babasından ölüm aylığı almasına engel oluşturmayacaktır." denilerek davanın kabulüne, davacının babası ... üzerinden almakta olduğu ölüm aylığının iptaline ilişkin 22.11.2021 tarihli Kurum işleminin iptaline, davacının aylıklarının kesildiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine ve davacının Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
    "İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, anılan yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, dosyadaki bilgi ve belgelere göre somut olayda, davacının hem babası hem eşi 01.10.2008 öncesi yaşamını yitirmiş olup, uygulanacak hüküm babadan ölüm aylığı bağlanması istemi ile ilgili 2926 sayılı Kanun'un 27. ve 1479 sayılı Kanun'un 46. maddesi olup, bu maddelerde veya bu yasalarda davacının yurtdışında yabancı ülke mevzuatına tabi olması veya gelir aylık alması aylık engeli olarak yer almadığından kararın vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili, temyiz dilekçesinde özetle,
    Davacı hakkında Almanya Sigorta Kurumunun, müvekkili Kurum kayıtlarına 14.10.2021 tarihinde intikal ettirdiği Bildiri Formunda hak sahibi ...'e kendi çalışmasından dolayı 01.03.2021 tarihinden itibaren 306,42 EURO yaşlılık aylığı bağlandığının bildirildiğini, davacının müvekkili Kurumdan aylık talep ettiği dönemde yabancı ülke mevzuatına göre aylık aldığının resmi belge ile sabit olduğunu, bu nedenle Kurumdan aylık talep hakkı bulunmadığını,
    SSK veya Bağ-Kur'lu ana ve/veya babadan kız çocuğuna aylık bağlanabilmesi için evli olmaması, evli olmakla beraber sonradan boşanmış veya dul kalmış olmasının yanı sıra, yurt içinde ve yurt dışında herhangi bir statüde sigortalı olarak çalışmaması ve kendi sigortalılığı nedeniyle emekli aylığı almıyor olması gereklidir. Kanunun 01.10.2008 öncesine uygulanmayacağına ilişnik bir hüküm bulunmadığını, yorum yapılarak müvekkili Kurumun aleyhine olacak şekilde Kanunun değerlendirilmesinin ve davacıya uygulanmayacağının tespitinin hatalı olduğunu, müvekkili Kurumun temerrüdü söz konusu olmadığından faize yönelik kararın da hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali, davacının babasından dolayı almakta olduğu ölüm aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti, ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespiti ve davacının Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
    Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    23.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!