Bakırköy Ticaret Mahkemesi, 3. kişinin icra takibine itirazla açtığı menfi tespit davasını, doğrudan ticari ilişki yokluğundan dolayı görevsizlik nedeniyle usulden reddetti.
Özet: Üçüncü bir şahsın, asıl borçlunun borcundan dolayı kendisine yöneltilen haczin hukuka aykırı olduğu ve borçlu olmadığı gerekçesiyle açtığı menfi tespit davası, taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın icra takibine dayalı kambiyo senedinden ziyade üçüncü kişiye gönderilen haciz ihbarnamesinden kaynaklanması sebebiyle ticari dava niteliğinde görülmediği için, davanın genel görevli asliye hukuk mahkemesinin yetkisinde olduğu gerekçesiyle usulden reddedilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TALEP
: davacı vekili özetle;Küçükçekmece İcra Dairesi .... esas, sayılı dosyada davalı alacaklı ...'in, davalı borçlu ... aleyhine 238.000 USD bedelli seneti dayanak göstermek suretiyle kambiyo takibi başlattığını, takibin kesinleştiğini, borçlunun malvarlığının bulunamadığı gerekçesiyle üçüncü kişilere yöneltildiğini, Büyükçekmece ... İcra Dairesi .... Talimat sayılı dosyasından, █████/2024 tarihinde davacının işyerine haciz için gelindiğini, haciz tutanağının, söz konusu talimat dosyasıyla düzenlendiğini, davacı ...’nın, asıl borçlunun alacaklıya sorumlu olduğu hiçbir borçtan ötürü borçlu olmadığını, herhangi bir şekilde takip edilemeyeceğini, dolayısıyla bu takip nedeniyle uygulanan haciz ve diğer cebri tedbirlerin davacı yönünden geçersiz olduğunu, davacının işyerinden alınan veya muhafaza altına konulan altınların, mahkeme kararıyla davacıya iadesine, dosya kapsamında satışı, paraya çevrilmesi vb. işlemlerin derhal durdurulmasına; aksi hâlde davacının telafisi imkânsız zararlara uğrayacağını, haczin yasal dayanağının bulunmadığı saptandığından, icra müdürlüğü nezdinde de kayıtlı haciz şerhlerinin kaldırılmasına, takip konusu alacak miktarı veya dava değerinin asgari %20’si oranında alacaklının kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine, zira alacaklının, borçlu yerine tamamen üçüncü kişiyi hedef alarak haksız ve usulsüz işlem yaptığını, menfaat dengesini hiçe saydığını, davacıyı mağdur ettiği gerekçesiyle… Bütün bu haksız dava/takip işlemlerine karşı menfi tespit yoluna başvurmak zorunda kalan müvekkilin avukatlık ücretleri ve mahkeme masrafları, alacaklının sorumluluğuna yüklenmesini talep ve dava etmiştir.GEREKÇE
:Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.Görev hususu resen mahkememizce ön inceleme aşamasında dosya üzerinden yapılan incelemede;Somut olayda bu davanın dayanılan takip dosyasındaki kambiyo senedi nedeniyle açılan bir dava olmadığı, takip talebinin taraflarının davalı alacaklı ... ve davalı borçlu ... olduğu, kambiyo senedi ilişkisinin bunlar arasında bulunduğu, mahkememizdeki davanın ise alacaklı ile bononu tarafı olmayan davacı 3. kişi arasında bulunduğu, uyuşmazlığında takibe dayanan bonodan kaynaklanmadığı, İİK'nun 89. Maddesi gereğince 3. Kişiye gönderilen haciz ihbarnamesinden kaynaklandığı, tüm bu hususlar dikkate alındığında görevli mahkemenin genel yetkili Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmıştır.Emsal İstanbul Bölge Adalet Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin .... Esas, ... Karar sayılı █████/2018 tarihli ilamında "Somut olayda davacı vekilinin, dava dışı ... yönelik icra takibi yaptığı, bu icra dosyasından dava dışı ... Borcu nedeniyle davacıya haciz ihbarnamesi gönderildiği, davacının haciz ihbarnamesine itiraz süresini geçirmediği, davacının, davalılara herhangi bir borcununu olmadığını ileri sürerek menfi tespit davası açtığı, davalı , davacı ve dava dışı takip borçlusunun tacir olmadığı, uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesinden kaynaklanmadığı ve ticari iş niteliğinde de olmadığı anlaşıldığından, HMK'nın 2.maddesi gereğince davanın genel hükümler çerçevesinde asliye hukuk mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." şeklinde karar verildiği görülmüştür.Dava hukuki niteliği itibariyle İİK.89. maddeye dayalı menfi tespit davasıdır. Dosya üzerinden yapılan incelemede; her ne kadar davacı taraf İİK.89. maddeye dayalı menfi tespit davası açmış ise de, İİK’dan kaynaklanan işbu davanın ticari dava niteliğinde bulunmadığı, davalının gerçek kişi olduğu, taraflar tacir olsa da taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişkinin bulunmadığı, görevin dava şartlarından olup re’sen her aşamada dikkate alınması gerektiği, bu davada mahkememizin görevli olmadığı, (emsal: Yargıtay 19. H.D.’nin ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ve 26.02.2016 tarihli ilamı, aynı dairenin █████████ Esas, ██████████ karar sayılı ve 17.12.2015 tarihli ilamı) görevin re’sen her aşamada dikkate alınması gerektiği anlaşılmıştır.Ticari olmayan davalarda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olup asliye hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir.Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlar re'sen dikkate alınması gerektiğinden HMK 138 maddesindeki düzenleme de gözetilerek HMK'nın 115/2.maddesi gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Mahkememizin 3.kişinin açtığı menfi tespit nedeniyle görevsizliğine, dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine, kararın kesinleştiği tarihten itibaren başlatılmak suretiyle iki hafta içinde talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli Bakırköy Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevdiine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,2-HMK'nun 20. ve 331/2. maddeleri uyarınca iş bu kararın kesinleşmesine müteakip yasal süresi içerisinde talep üzerine dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemece hükmedilmesine,Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342. Maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır