Denizli Bölge Adliye Mahkemesi, ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali davasında Asliye Hukuk ve Ticaret Mahkemelerinin karşılıklı görevsizlik kararları üzerine yargı yeri belirliyor.
Özet: İtirazın iptali talepli bir davada, Sarayköy Asliye Hukuk Mahkemesi, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı çevresinin genişlemesi nedeniyle görevsizlik kararı verirken; Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ise davalı belediyenin tacir olmaması ve davanın mutlak veya nispi ticari dava vasfı taşımaması gerekçesiyle kendi görevsizliğine hükmetmiş, bu karşılıklı görevsizlik kararları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yargı yerinin belirlenmesi aşamasına geçilmiştir.

DOSYA NO
: ...KARAR NO
: ...KARAR TARİHİ
: ...T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN
: ... (...)ÜYE
: ... (...)ÜYE
: ... (...)KATİP
: ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: ...NUMARASI
: ...MAHKEMESİ
: SARAYKÖY ASLİYE HUKUK MAHKEMESİTARİHİ
: ...NUMARASI
: ...DAVACI
: ... ...VEKİLİ
: Av. ...DAVALI
: ... ...DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)Taraflar arasında görülen davada Sarayköy Asliye Hukuk Mahkemesi ve Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki evraklar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:Sarayköy Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı ile; "Dava, borçlu/davalının icra takibine yaptığı itirazların iptaline ilişkindir.Davacı vekili, Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla Sarayköy Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açmıştır. Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun █████/2021 tarihli 608 numaralı kararı ile Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı çevresinin Denizli ilinin mülki sınırları olarak belirlenmesine ve kararın █████/2021 tarihinden itibaren uygulanmasına karar verilmiştir.Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı çevresinin Denizli ilinin mülki sınırları olarak belirlenmesine ilişkin karar █████/2021 tarihi itibari ile uygulandığından ve görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, dava şartı olduğu ve her aşamada resen gözetilmesi gerektiği, davanın açıldığı tarihte mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla davanın görev nedeni ile usulden reddine dair" karar verilmiştir.Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararı ile; "Göreve ilişkin yasal düzenlemeler ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın davalı tarafından ödenmeyen bakiye alacağın tahsiline ilişkin alacak davası olduğu, davanın mutlak ticari dava olmadığı, davacı tacirse de davalı belediyenin tacir olmadığı gözetildiğinde davanın nispi ticari dava da olmadığı gözetildiğinde davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatine varılarak Mahkememizin görevsizliğine dair" karar verilmiştir. Ayrıca karşılıklı olarak görevsizlik kararları verilmesi üzerine dosyanın yargı yeri belirlenmesi amacıyla dairemize gönderildiği görülmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve HUKUKİ SEBEPLER:...nın 22 ve 23. maddeleri gereğince dairemizin davaya bakmakta görevli olduğu anlaşılmıştır.Davanın ilk açıldığı Sarayköy AHM tarafından davanın ticaret mahkemesi sıfatıyla açıldığı gerekçesiyle gönderme kararı yerine görevsizlik kararı verilerek kararın taraflara tebliğ edilip kesinleştirilmesi nedeniyle teknik anlamda karşılıklı olarak verilmiş iki adet görevsizlik kararının bulunduğu ve yargı yeri belirleme koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesine göre, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir. Bu nedenle ticari işlerle ilgili bütün davalar ticaret mahkemelerinin görev alanına sokulmamış, yalnızca uzmanlık gerektiren hususların ticaret mahkemelerince karara bağlanması esası getirilmiştir.Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur.Bu açıklamalar kapsamında somut olaya bakıldığında mutlak ticari dava olarak kabulü gerektiren bir uyuşmazlığın bulunmadığı, nispi ticari dava olup olmadığı yönünden bakıldığında ise davalı Belediyenin kamu tüzel kişisi olduğu gözetildiğinde davalı tacir olmadığından, uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.Bu nedenlerle; dosya kapsamına göre, davanın Sarayköy Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Sarayköy Asliye Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,Dosyanın merci tayini talebinde bulunan Mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 23/1 ve 362/1-c maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025...Başkan......Üye......Üye......Katip...