İzmir Bölge Adliye Mahkemesinden, kooperatif üyeliğinin tespiti ve usulsüz çıkarılma iddiasıyla açılan davada ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak ek inceleme istenmesi.
Özet: You are an AI assistant. I will provide you with a legal document in Turkish, and your task is to summarize it in a single sentence. The summary must be at least 60 words and no more than 200 words. Do not include the court name, decision number, main file number, or date in the summary. Legal Document: The document details a legal case concerning cooperative membership. The plaintiff claims to be a member of the cooperative, having fulfilled all obligations and payments, but the cooperative failed to transfer the promised housing unit. The plaintiff further asserts that their expulsion from the cooperative was unlawful, as proper legal procedures were not followed, and therefore they remain a member. Consequently, the plaintiff seeks a court order confirming their continued membership and the invalidity of the expulsion, and requests either the transfer of the property deed or the collection of the current market value of the housing unit from the cooperative. The defendant, on the other hand, argues that the plaintiff was legitimately expelled due to unpaid debts, that the expulsion decision became final because the plaintiff did not challenge it within the statutory three-month period, and that the claims are now time-barred as the lawsuit was filed seventeen years after the expulsion. The initial local court ruled that the plaintiff lacked legal interest in seeking confirmation of membership and the unlawfulness of expulsion, and consequently dismissed these claims, along with the other requests for property transfer or monetary compensation on their merits. Upon the plaintiffs appeal, the regional court of appeal annulled the lower courts decision. The regional court instructed the local court to conduct a thorough investigation. This investigation must involve examining the cooperatives financial records, general assembly minutes, and membership lists, even requiring on-site inspections if necessary, to ascertain whether the cooperative collects dues, if the plaintiff maintained any relationship with the cooperative post-expulsion, and if their payment obligations were met. An expert report based on these findings is required to determine the legitimacy of the expulsion and whether principles of good faith apply. The regional court also ruled that the claims for property transfer or its monetary equivalent should be separated from the current case file for separate proceedings, and only after this comprehensive investigation should the local court render a new decision on the merits regarding the membership status.

T.C.

İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 17.07.2024
NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: Kooperatif Üyeliğinin Tespiti
KARAR TARİHİ
: 10.04.2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: 10.04.2025
İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.07.2024 tarih ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili, davacının davalı kooperatife üye olduğunu, bütün şart ve yükümlülüklerin yerine getirildiği, ödemeleri yaptığını, davalı kooperatif'in kararlaştırılan sürede konutu davacıya devretmediğini, borcun zamanaşımına uğradığının ve davacının üyelikten çıkarıldığının belirtildiği, üyelikten çıkarılmaya ilişkin yasal hükümlüklerin kooperatif tarafından yerine getirilmediği, davacının halen davalı kooperatif üyesi olduğunu, dava konusunun tapu iptal ve tescil davası olması nedeni ile zaman aşımının söz konusu olmayacağını, belirterek; davacının davalı kooperatifin halen üyesi olduğunun ve kooperatiften çıkarma işleminin usulsüz olduğunun tespitine, tahhüt edilen konut tapusunun davacı adına tescilini olmadığı takdirde konutun güncel değerinin tespit edilerek davalı kooperatiften tahsilinin talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili, davacı asilin kooperatiften ihraç olması nedeni ile istem konusu edilen kooperatif üyelerinin tespitinde hukuki yararın bulunmadığını, davacının kooperatif üyeliğinden kaynaklanan borçları ödemesi yönünde kendisine ihtaratlar çıkarılmasına rağmen yerine getirilmemesi nedeni ile kooperatif üyeliğinden çıkarıldığını, ihraç kararının tebliğden itibaren üç aylık hak düşürücü süre içerisinde dava açılmaması sebebi ile ihraç kararının kesinleştiğini, bu nedenle ihraç kararının üzerinden on yedi yıl sonra dava açılmasının hukuken mümkün olmadığını, davacının çıkarılması nedeni ile alacakların beş yıl geçmekle zaman aşımına uğradığını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hukuki yararının bulunmadığı, belirtilerek; kooperatifin halen üyesi olduğunun tespiti ile çıkarma işleminin usulsüz olduğunun tespitine yönelik talebinde hukuki yararının bulanmadığından, tapunun verilmesi mümkün olmadığı takdirde konutun güncel değerinin tespit edilerek davalıdan tahsili yönündeki talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARININ ÖZETİ
: İDM tarafından ihracın zımnen kabulü ve dürüstlük kuralı kapsamında bir değerlendirme yapılabilmesi amacıyla kooperatifin aidat toplayan bir kooperatif olup olmadığı ve davacın ihraç tarihinden dava tarihine kadar kooperatif ile ilişkisini devam ettirip ettirmediğinin tespiti için, kooperatifin defter, kayıt ve belgelerinin kooperatiften istenilmesi, ibraz edilmezse kooperatifin adresinde defter ve kayıtların incelenmesi için gerekirse keşif yapılması, buna rağmen inceleme yapılamaz ya da defter ve belgelere ulaşılamaz ise Ticaret Sicil Memurluğundan, mümkün olmazsa İl Müdürlüğünden, kooperatifin bilançosu, gelir gider cetvelleri, yönetim ve denetim raporları, genel kurul tutanakları, ortaklık cetvelleri getirtilip bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılarak, genel kurul kararları ile aidat alınmasına ilişkin karar alınıp alınmadığı ve üyelerin varsa kooperatif hesabına aidat yatırıp yatırmadıkları, diğer anlatımla kooperatifin aidat toplayan bir kooperatif olup olmadığı, davacının varsa ödeme yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, genel kurul toplantılarına katılıp katılmadığı, hazirun listelerinde isminin yer alıp almadığı, anasözleşme uyarınca ortağın kooperatifine uğramasını zorunlu kılan başka bir yükümlülüğü bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, kooperatif ile bağlantı kurup kurmadığını gösterilir şekilde açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli ek bilirkişi raporu alınarak, varsa rapora ilişkin itirazlar da karşılanmak sureti ile oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek davanın esası hakkında karar verilmesi gerektiği, belirtilerek; kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
KALDIRMA KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; İstinaf ilamı kapsamında davacı tarafça ileri sürülen tapu iptal tescil olmadığı takdirde konutun güncel değerinin kooperatiften tahsiline yönelik isteminin mevcut dava dosyasından tefriki ile mahkemenin ████████ Esasına kaydının yapıldığı söz konusu istemin bu esas üzerinden yürütüldüğü, kooperatif Üyeliğinin Tespiti davası yönünden çıkarma kararının tebliğinden itibaren 3 aylık süre içerisinde davacının Kanunun 16. maddesi ile ana sözleşmenin 14. maddesine göre çıkarma işleminin tebliğinden itibaren 3 ay içerisinde ya genel kurula itiraz etmek ya da doğrudan dava açmak şeklinde iki ayrı seçimlik hakkı bulunmasına rağmen davacı tarafça bu seçimlik haklardan herhangi birisinin kullanıldığı yönünde bir iddia öne sürülmediği gibi bu yönde bir delile de dosya kapsamında rastlanılmadığından çıkarma kararının tebliğ tarihi göz önüne alındığında şekli olarak bu çıkarma kararının █████████ tarihi itibariyle kesinleştiği anlaşılmakla birlikte söz konusu çıkarma kararının yerindeliği açısından istinaf ilamında belirtilen şekilde davalı kooperatifin bilgi ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde; davalı kooperatifin █████/2002, █████/2003, █████/2004, █████/2005, █████/2006, █████/2007, █████/2008, █████/2009, █████/2010, █████/2011 tarihli genel kurulu toplantı tutanaklarında toplanacak aidatlara ve gecikme olması halinde ne miktar gecikme cezasının tespit ve tayinine yönelik birtakım kararlar alındığı, 2008 yılında davacının iştirak etmediği kura töreni ile birlikte diğer ortaklara taşınmazların tahsis edildiği ancak konutların yapılımı ve eksikliklerin 2010 yılında tamamlanabildiği, bununla birlikte ortakların parasal yükümlülükleri bu tarihte sona ermeyerek borçların ödenebilmesi ve genel yönetim giderlerinin karşılanabilmesi için aidat tahsil edilmeye devam edildiği, az yukarıda da belirtildiği gibi davacı tarafça 2001 yılından sonra herhangi bir ödeme yapılmadığı, davacı yanın 2001 yılında yaptığı son ödeme ile birlikte ödediği toplam tutarın 1.805,00 YTL'ye ulaştığı yönünde istinaf kaldırma ilamı öncesi yapılan tespit göz önüne alındığında davacı tarafça bu tarihten sonra da herhangi bir ödeme yapılmamakla birlikte diğer ortakların ise ödemelere devam ettikleri göz önüne alındığında bilirkişi raporunun 9. Sayfasında belirttiği gibi davcı ile ödemeleri yapmaya devam eden diğer ortaklar arasında aşırı bir maddi dengesizliğin ortaya çıkacağı, davacı taraf her ne kadar 2002 tarihi sonrası yapılan genel kurul toplantılarına çağrılmamış ise de kooperatif ortaklarının genel kurul toplantısına katılmasının bir hak olduğu kadar aynı zamanda bir yükümlülük de barındırdığı, bu anlamda kooperatifin aidat toplamaya devam eden bir kooperatif olması, davacının ihraç tarihinden dava tarihine kadar kooperatifle ilişkisini devam ettirmediği, genel kurul toplantılarına katılmadığı, ek yükümlülüklerini yerine getirmediği, ana sözleşmeye göre ortağın kooperatife uğramasını gerektiren bir başka zorunlu yükümlülüğünün olmadığı anlaşılmakla davacı ... ile davacı kooperatifin aradan geçen yaklaşık 17 yıllık süre boyunca bağlantısının sebepsiz yere bulunmadığı ve bu durumun davacının ortaklığın fiilen sona erdiği yönündeki durumun davacı tarafça kabullenmiş sayıldığı yönünde mahkememizde oluşan kanaat kapsamında her ne kadar davacı ... tarafından █████/2002 tarihli tebliğin usulsüz olduğu belirtilmiş ise de davalı tarafça yapılan tebliğ içeriğinin yerinde olduğu bu nedenle █████/2002 tarihindeki yapılan tebliğe rağmen yukarıda belirtilen ana sözleşme ve yasal mevzuat kapsamında hakların kullanılmaması sebebiyle davacı aleyhine alınan ihraç kararının █████/2002 tarihinde kesinleştiği değerlendirilerek bu tarihten davacı tarihine değin istinaf ilamında belirtilen hususların varlığı sabit görülmediğinden davacının üyeliğinin sonra erdiğinin ortak tarafından zımnen kabul edildiği ve oluşan durumun davacı aleyhine çıkma iradesini yansıttığı ve bu nedenle de davacının açtığı davacının TMK'nin 2. Maddesinde belirtilen dürüstlük kuruluna uygun olmadığı belirtilerek; davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacı vekili, davacının davalı kooperatif tarafından gazete ilanı ile belirtilen şartlarda kooperatife üye olduğunu, bütün şartlarını yerine getirmesine rağmen haksız yere usul şartlarına uymadan kooperatiften çıkarıldığını, üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı izlemeyeceğini, davacının mülkiyet hakkı kısıtlandığını, hukukçu olmayan bir bilirkişiden rapor alınarak iş bu hatalı raporun kararına gerekçe oluşturulduğunu, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
: Dava, kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2. Toplan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; kaldırma kararında belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının 211 No'lu ortalık kaydı ile 1996 tarihinde davalı kooperatife üye olarak kaydedilmesine, koopertif tarafından davacı hakkında aidat borcun ödenmemesi halinde kooperatif üyeliğinden ihraç edileceği ihtarını içerir ihtarların düzenlenmesini mütekaip kooperatif yönetim kurulu kararı ile davacının kooperatif üyeliğinden ihracına karar verilmesine, kararın █████/2002 tarihli ihtarname ile tebliğe çıkartılmasına, davacı tarafından gerek borcun ödenmesine ilişkin ihtarların gerekse ihraç kararının davacıya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği ileri sürülmüş ise de; davacının en son ödeme yaptığı 2001 yılından dava tarihine yaklaşık on yedi yıl süre boyunca aidat yükümlülüğü bulunan davalı kooperatif ile her hangi bir hukuki ilişki kurulmaması, uzun süre kooperatife uğramaması, aidat borcunun bulunup bulunmadığını takip etmemesi, akçeli yükümlülüklerini yerine getirmemesi gözetildiğinde artık davacı ortağın üyeliğinin sona erdiğinin zımnen kabul etmiş sayılmasına, diğer anlatımla davacının üyelik haklarından zımnen vazgeçtiğini benimsemesine, bu durumun davacının eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıtmasına, istikrar kazanmış yüksek mahkeme kararlarında işaret edildiği üzere böyle bir davacının açtığı davanın TMK'nun 2. maddesinde öngörülen iyiniyet kuralına aykırı düştüğünün ilke olarak kabul edilmesine (Yargıtay 6. HD'nin 13.11.2023 tarih ve ███████ E. █████████ K., 23. HD'nin 09.04.2013 tarih ve ████████ E. - █████████ K.), tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,
kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!