Yargıtay 11. Ceza Dairesi, bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılık suçunda mahkumiyetleri onarken, suçun tamamlandığı halde teşebbüs kabulü ve fikir birliğinin göz ardı edilerek verilen beraati bozmuştur.
Özet: Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçuna ilişkin bir davada Yargıtay, bir sanık hakkında verilen mahkumiyet hükümlerini yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun olduğu, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı gerekçesiyle onamış; ancak diğer bir sanığın dolandırıcılık eyleminde, katılanın dolandırıldığını anlayıp banka tarafından hesaba bloke konulmasıyla suçun tamamlanmış olduğu gözetilmeksizin eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek eksik ceza tayin edilmesi nedeniyle mahkumiyet hükmünü bozmuş; aynı sanık hakkında verilen beraat hükmünü ise, internet ilanı, hesap hareketleri, telefon kayıtları ve diğer sanığın beyanları gibi somut delillerle sanığın diğer sanıkla fikir ve eylem birliği içinde suçu işlediği sabit olmasına rağmen, dosya içeriğine aykırı bularak bozmuştur.
11. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

    SAYISI
    :████████ E., ████████ K.
    SUÇ
    :Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
    HÜKÜMLER
    : Mahkûmiyet ,beraat
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    :Onama, bozma
    Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    A)Sanık ... hakkında katılanlar ..., ..., ...- ..., ... ve ... Turizm Şirketine yönelik eylemleri nedeniyle verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanığın temyizinin incelenmesinde
    Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
    B) Sanık ... hakkında, katılan ...'a yönelik eylemi nedeniyle verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ve katılan ... ile sanık ... hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik katılan ... ve Cumhuriyet savcısının temyizinin incelenmesinde
    1.Sanık ... hakkında, katılan ...'a yönelik eylemi nedeniyle verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ve katılan ... Vekilinin temyizi yönünden;
    Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
    Sanık ...'un Katılan ... tarafından sanık ... ait hesaba havale edilen paranın katılanın dolandırıldığını anlaması üzerine banka tarafından hesaba bloke konulduğu, bu şekilde suçun tamamlanmış olduğu gözetilmeksizin eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
    2.Sanık ... hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik katılan ... vekili ve Cumhuriyet savcısının temyizi yönünden;
    Sanıkların internette ilan vermek suretiyle atılı suçu işledikleri iddia olunan olayda; katılanların dolandırılmasına aracı ... Grup Emlak Şirketinin yetkilisinin ... olması, katılanların kapora bedellerini sanık ... ait hesabına havale etmesi; sanık ...'un katılanlar irtibat kurduğu GSM hatlarının ... adına kayıtlı olması, sanık ...'un Cumhuriyet Savcısına vermiş olduğu savunmasında ...'nın suç ortağı olduğunu, müştekilerden aldığı paraları ... ile paylaştığını beyan etmesi, sanık ...'ya ait çeşitli bankalardaki hesap numaralarının kullanılması ve uzunca bir süreçte bu kullanma işlemini devam etmesine rağmen bu süreçte ...'nın yetkili kurumlara bir başvurusunun olmaması nazara alındığında sanık ...'nın fikir ve eylem birliği içerisinde mahkumiyetine karar verilen sanık ... ile katılanlara karşı aynı suçu işlediği sübut bulduğu halde sanık ...'nın dosya içeriği ile uygun olmayan inkara yönelik beyanına itibar edilerek beraatine hükmedilmesi,
    Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısı, katılan ... ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
    Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    06.01.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!