Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçunda öldürme kastına dair kesin delil yetersizliği ve suç vasfında yanılgıyla şikayetten vazgeçilen taksirle yaralama ihtimalinin göz ardı edilmesi nedeniyle hukuka aykırılık.
Özet: Yüksek Mahkeme, sanığın aracını refüje çarparak eşi mağduru yaralaması eylemine ilişkin dosyada, öldürme kastının şüpheden uzak ve kesin delillerle kanıtlanamadığını, sanık lehine yorumlanması gereken mevcut şüphe nedeniyle eylemin nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs yerine mağdurun şikayetinden vazgeçtiği taksirle yaralama suçu olarak değerlendirilmesi gerektiğini, ayrıca tasarlamanın koşullarının oluşmadığını belirterek ilk derece ve istinaf mahkemelerinin nitelendirme hatasıyla verdiği mahkumiyet kararını hukuka aykırı bulmuştur.
1. Ceza Dairesi         ███████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

    SAYISI
    : █████████ E., █████████ K.
    SUÇ
    : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs
    HÜKÜM
    : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Bozma
    İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    1. Bursa 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2021 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdura karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza
    Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-a-d, 35/2, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
    2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 02.11.2021 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Kurum vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a, 303/1-h maddeleri uyarınca hükme masraf bölümünden sonra gelmek üzere "Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 8.200,00 TL maktu ücreti vekâletin sanıktan alınarak katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına verilmesine" ibaresi eklenmek suretiyle düzeltilerek esastan reddine,
    Karar verilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    1. Katılan Kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; eksik inceleme ve hatalı hukuki nitelendirme ile karar verildiğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının ve alt sınırdan ceza tayininin hukuka aykırı olduğuna, sanığın üst hadden indirim uygulanmaksızın cezalandırılmasına karar verilmesi ve katılan Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,
    2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, eksik incelemeye, sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına, beraatine karar verilmesi, aksi kanaatte lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
    İlişkindir.
    III. GEREKÇE
    1. Bursa ili Mudanya ilçesi Güzelyalı Mahallesi Bursa Asfaltı Caddesi üzerindeki Güzelyalı kestirme kavşağında sanık ...'ın sevk ve idaresinde bulunan 16 L ... plaka sayılı araç ile kavşakta bulunan refüje çarpmak suretiyle kaza yaparak kendisi ve yanında bulunan eşi mağdur ...'ın yaralanmasına neden olduğu anlaşılmıştır.
    2. Sanığın olayın tamamen kaza olduğuna dair savunması, olay anına dair bilgi ve görgüsü olan tanığın bulunmaması, bilirkişi raporunun varsayımlara ilişkin olması, tanık ...'ın olaya dair doğrudan bilgi ve görgüsünün olmaması, sanığın eylemini kasten gerçekleştirdiğine dair şüphelerinin olduğuna dair anlatımı ve mağdur ile aynı araç içerisinde bulunan sanığın da yaralanması birlikte değerlendirildiğinde, sanığın tasarlayarak aracın sağ tarafını refüje vurmak suretiyle mağduru öldürmeye teşebbüs ettiğine dair mağdurun soyut iddiasından başka her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğinin şüpheli kaldığı, bu suretle sanığın eylemine uyan suçun 5237 sayılı Kanun'un 89/2-e maddesinde düzenlenen taksirle yaralama suçu olarak kabulü gerektiği, anılan suçun takibi şikayete bağlı suçlardan olduğu ve mağdurun istinabe suretiyle alınan 19.10.2020 tarihli celsede sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini bildirdiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 73/6. maddesi uyarınca sanığa şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde sanığın nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
    3.Kabul ve uygulamaya göre de; suçun tasarlanarak işlendiğinin kabulü için, bir kimseye karşı belli bir suçu işleme kararının verilmesi, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında makul bir sürenin geçmesi, bu süre içerisinde sebat ve ısrar gösterilerek karardan dönülmemesi gerekmekte olup, incelemeye konu somut olayda, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşulları bulunmadığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 82/1-a maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
    IV. KARAR
    Gerekçe bölümünün (2) ve (3) numaralı paragraflarında açıklandığı üzere suç vasfının taksirle yaralama olarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, kabul ve uygulamaya göre de tasarlamanın koşullarının bulunmadığının gözetilmemesi nedenleriyle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 02.11.2021 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararına yönelik katılan Kurum vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
    Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Bursa 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    27.03.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!