Hizmet süresinin tespiti davasında, kamu düzeni gereği resen araştırma yükümlülüğü ile 5 yıllık hak düşürücü süreye ilişkin yetersiz incelemenin temyiz edildiği karar.
Özet: Hizmet tespiti davasında, yerel mahkeme kararının taraflarca temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay, sosyal güvenliğin kamu düzeniyle ilgili anayasal bir hak olduğunu vurgulayarak, hak kayıplarını ve gerçeğe aykırı sigortalılık durumlarını önlemek amacıyla, tarafların sunduğu delillerle yetinilmeyip, iddia edilen döneme ait işyerinin faaliyet durumu, işveren kayıtları, imzaların aidiyeti ve bordro tanıkları gibi tüm kanıtların mahkemece resen ve özel bir özenle araştırılması gerektiğini, aksi halde yapılan araştırmanın hüküm kurmaya elverişli olmadığını belirtmiştir.
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi
    :İş Mahkemesi
    No
    :2398-71
    Dava, hizmet süresinin tespiti istemine ilişkindir
    Mahkemece,ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Hükmün, taraflar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi
    1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin tüm, davacı ve davalı şirket" vekilinin ise, aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
    2-5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 01.10.2008 günü yürürlüğe giren geçici 7’nci maddesinde yer alan; bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 506 sayılı, 1479 sayılı, 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 2926 sayılı, 5434 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Kanunun geçici 20’nci maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin, fiilî hizmet süresi zammının, itibarî hizmet sürelerinin, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık sürelerinin tabi oldukları kanun hükümlerine göre değerlendirileceği yönündeki düzenleme ve genel olarak kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79’uncu maddesinin onuncu fıkrasıdır. Anılan Kanunun 6’ncı maddesinde yer alan, sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği yönündeki düzenleme ile anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi göz önünde bulundurulduğunda, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davaların kamu düzeni ile ilgili olduğu ve özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri gerektiği açıktır. Bu bağlamda, hak kayıpları ile gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi ve temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği dikkate alınmalıdır.
    Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Anılan hükme göre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilmeyen sigortalılar, çalıştıklarını, hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan itibaren (= işyerinden ayrıldıkları yılın sonundan itibaren) 5 yıllık hak düşürücü süre içinde mahkemeye başvurarak dava açtıkları ve iddialarını kanıtladıkları takdirde, mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları sigortalı hizmet olarak değerlendirilir. Öte yandan, çalışma ilişkisinin kesintisiz biçimde sürdüğü durumlarda; bir başka anlatımla blok çalışmanınavarlığı halinde ise, bildirim dışı çalışmalara ilişkin iddia yönünden 5 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı olarak, blok çalışmanın sona erdiği yılın sonu esas alınmalıdır.
    Davaya konu somut olayda; davacı 1.1.1993-14.4.2005 tarihleri arasında davalı ... Gıda Makine Sanayi Tic.Ltd şirketi işyerinde mutfak ustası olarak ayda 700 Dolar karşılığı çalıştığı ,eksik bildirilen sürelerin tespitine karar verilmesini istediği,mahkemece,davanın kısmen kabulü ile davacının 1.8.2001-31.12.2003 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespitine karar verildiği görülmüştür.
    Ancak, mahkemece,davacının 1.1.2004 12.11.12004 tarihleri arasındaki sürenin tespitine ilişkin talebinin reddine karar verilmişse de; yapılan araştırma hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.
    Davacıya ait hizmet cetveli incelendiğinde;davacı adına dava dışı ... işyerinde 02.01.1993-30.10.1993 tarihleri arasında, dava dışı ... Plastik Makine Pazarlama işyerinde 1.3.1996-23.9.1998 tarihleri arasında ,davalı iş yerinde 20.3.1999-1.8.2001 tarihleri arasında ,yine dava dışı ...'a işyerinde 12.11.2004-14.11.2004 ve 15.4.2005 tarihinden başlayan ve devam eder şekilde hizmet süresinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
    Her türlü delil ile kanıtlanabilecek hizmet tespiti davalarında izlenecek yol, öncelikle iddia edilen dönemde böyle bir işyerinin faal olup olmadığının araştırılması,işveren nezdindeki çalışmayla ilgili belgelerin getirtilmesi, sigortalının imzasını içerenler yönünden imzasının kendisine aidiyeti sigortalı tarafından kabul edilenler ile inkar edilip de aidiyeti ehil bilirkişi incelenmesiyle saptananlardan yine sigortalıca hata-hile-ikrah durumu ispat edilemeyenler bakımından, işbu yazılı belgelerin aksi aynı değerdeki yazılı delillerle kanıtlanmalı, kayıtlarda gözükmeyen çalışmaların neden kayıtlara geçmediği yöntemince araştırılmalı, yazılı belge ibraz olunmayan çalışma süreleri yönünden bordro tanıkları ile aynı yörede komşu ve benzeri işleri yapan işverenler ve bunların çalıştırdıkları kişilerin bilgilerine başvurulmalı, tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde işyerinin kapasitesi ve niteliği nazara alınmalıdır.
    Mahkemece , öncelikle, davacının, davalı işyerindeki çalışmalarının kesintili olup olmadığı araştırılmalı, şayet yapılan araştırma sonucunda blok çalışma olduğu kanaatine varılırsa ,dava dışı 1.3.1996-23.9.1998 tarihli çalışma sonrası 24.9.1998 20.3.1999 tarihleri arasındaki tespit açısından 5 yıllık hak düşürücü süre dikkate alındığında dava konusu iş yerinden 20.03.1999-01.08.2001 tarihler arası Kuruma bildirim yapıldığından dava tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin geçmemiş olduğu gözetilmelidir.
    3- Kabule göre de; davacının hizmet süresine ilişkin isteğinin kısmen reddine karar verildiği; bu durumda, kendisini vekil ile temsil ettiren davalılardan, şirket vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması, isabetsiz bulunmuştur.
    Mahkemenin, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O hâlde, davacı ve davalılardan ... Gıda Mak.San.Tic.A.Ş vekillerinin,bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ
    :Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı ve davalılardan ... Gıda Mak. San. Tic. A.Ş.'ye iadesine, 11.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!