Denetim süresinde işlenen yeni suç nedeniyle erteli adli para cezasının infazına dair kararın, yanlış kanun yolu bildirimi sebebiyle kanun yararına bozma isteminin reddi.
Özet: Sanığın deneme süresi içinde yeni bir suç işlemesi üzerine erteli adli para cezasının aynen infazına karar verilmesiyle ilgili olarak kanun yararına bozma talebiyle yapılan başvuruda; mahkemenin, kararın sanığa kanun yolları, süresi ve mercii hakkında yanıltıcı bilgi vererek usulüne uygun tebliğ etmediği ve bu nedenle kararın henüz kesinleşmediği tespit edildiğinden, esasa girilmeden kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir.

İhbarname No
: KYB - ██████████6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun' a aykırı davranmak suçundan sanık ...'nun, anılan Kanunun 13/1, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 72, 647 sayılı Cezaların infazı Hakkında Kanun'un 4 ve 6. maddeleri gereğince 3.756.085.000 Türk Lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezasının ertelenmesine dair (SİNOP) Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2004 tarihli, ████████ esas, ███████ sayılı kararının, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 30.03.2006 tarihli ██████████ esas, █████████ sayılı ilamı ile para cezasının 2985 Türk Lirası adli para cezası olarak düzeltilerek onanması suretiyle kesinleşmesini müteakip, adı geçen sanığın deneme süresi içerisinde Sinop Sulh Ceza Mahkemesinin 20.07.2010 tarihli. 2010/ 124-286 sayılı kararına konu basit yaralama suçunu işlediğinden bahisle erteli para cezasının aynen infazına ilişkin, aynı Mahkemenin 12.10.2010 tarihli, ████████ esas-███████ sayılı ek kararını kapsayan dosyasıyla ilgili olarak;Dosya kapsamına göre, sanığın sabıkasında mevcut Sinop Asliye Ceza Mahkemesince verilen erteli ağır para cezasının 765 sayılı Kanun'un 95/2. maddesi uyarınca aynen infazına karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesinin 7. fıkrasında, denetim süresi içerisinde yeniden suç işlenmesi durumunda sadece erteli hapis cezasının infazının öngörüldüğü cihetle, hüküm tarihi itibarıyla yürürlükte bulunmayan anılan madde uyarınca sanığın aleyhine olarak erteli adli para cezasının infazına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 30.01.3011 gün ve 6748 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 17.02.2011 gün ve KYB/2011-84814 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.TÜRK MİLLETİ ADINAGereği görüşülüp düşünüldü
:CMK.nun 34/2. ve 232/6. madde ve fıkralarına göre hüküm fıkrasında, verilen karara karşı yasa yollarına başvurma olanağının bulunup bulunmadığı ve başvurma olanağı var ise süresi, mercii ve şekillerinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.İnceleme konusu hükümde, CMK.nun 267. maddesinde düzenlenen itiraza tabi bir karar bulunduğu halde, kararda Yargıtay'da temyize tabi olduğu belirtilerek sanığın yanıltılmasına sebep olunduğundan anılan yasa maddelerine aykırılık yapılmış olup, sanığa yapılan karar tebliği yöntemine uygun olmadığından karar kesinleşmemiştir. Yerel mahkeme tarafından, sanığa hükme ilişkin başvurabileceği kanun yolu, süresi, mercii, bu yasa yoluna ne şekilde başvurabileceği ve başvurmadığı takdirde hükmün kesinleşeceği hususları tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmek suretiyle kararın yöntemine uygun olarak tebliği ve şayet itiraz edilmez ise karar kesinleştirilerek, olağan üstü yasa yolu olan kanun yararına bozma isteminde bulunulması gerekmektedir.Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görülmediğinden istemin (REDDİNE), dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 05.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.