İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesindeki ticari şirket davasında, siber güvenlik limited şirketi ortağının mobbing ve güven ilişkisi sarsılması sonucu haklı nedenle ortaklıktan çıkma ve ayrılma akçesi talebi.
Özet: Bir ortak, diğer ortağın mobbingi, şirket işleyişindeki kısıtlamalar, şiddetli fikir ayrılıkları ve güven ilişkisinin onarılamaz şekilde sarsılması nedeniyle siber güvenlik hizmeti veren ortaklıktan ayrılmak istemiş, müdürlük görevinden istifa dilekçesi sunmasına rağmen diğer ortak tarafından istifası hukuka aykırı şekilde kabul edilmemiş, şirket operasyonlarından dışlanmış ve itibarı zedelenerek ortaklığın devamının imkansız hale gelmesi üzerine, Türk Ticaret Kanununun 638/2 maddesi uyarınca haklı nedenle ortaklıktan çıkma, şirket değer tespitiyle ayrılma akçesi ve kar paylarının faiziyle ödenmesi talebiyle dava açmıştır.

T.C.

İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:... Esas
KARAR NO
:████████
ASIL VE BİRLEŞEN DAVA
:Ticari Şirket
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVA TARİHİ
:█████/2025
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülen Ticari Şirket davasının yapılan inceleme sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;
Müvekkili ... ile ... nın 06.06.2016 tarihinde davalı ... Hizmetleri Limited Şirketini kurduğunu,
Davalı ... Hizmetleri Limited Şirketi nin, birçok farklı sektörden kurumsal müşteriye siber güvenlik hizmeti sağlayıp, dijital dinamiğin değişen dünyasında müşterilerin ihtiyaçlarını belirleyip en doğru yatırımlarla doğru adımlar atmalarını yardımcı olduğunu,
Davacı ... nun davalı şirket bünyesinde diğer ortak ... ile birlikte %50 ortak olarak müşterek imza yetkisiyle birlikte müdürlük görevini ifa ettiğini,
Davalı şirketin 2-3 yıllık bir süreçte büyük bir ivme kazandığını, davalı şirketin 2-3. yılında şirket ortağı ...'nın müvekkiline yönelik mobbinglerinin başladığını, Süreç içerisinde davalı şirkete birçok personel alındığını ancak belli bir süre çalıştıktan sonra şirket ortağı ve müdürü olan ...'nın olumsuz tutum ve davranışlarından ötürü ya istifa ederek işten ayrıldığını ya da ... tarafından işten çıkarıldığını,
Davacı ... ile diğer ortak ... arasında şirketin işleyişi ve müşterilerle ilişki noktasında ciddi anlaşmazlıklar ve yoğun fikir ayrılıkları bulunduğunu, bu nedenle ortaklar arasında güven ilişkisinin geri dönülemez şekilde sarsıldığını,
Davacı müvekkilinin 2024 kasım ayından bu yana şirket ortaklığından ayrılmaya çalıştığını, ... nın, davacı müvekkiline ;bilişim sektöründe bir firma kurmaması, ortağı olduğu ... şirketinin müşterilerini çalmaması aksi bir durumun olması halinde her bir müşteri için 250.000 USD cezai şart vereceğini içeren bir rekabet yasağı taahütnamesi imzalatmaya çalıştığını, müvekkilinin ağır koşullar içeren bu taahhütnameyi imzalamadığını, barışçıl bir şekilde bu süreci yönetilemeyeceğini anlayan davacının ihtar sürecini başlatarak,hem davalı şirkete hem de şirketin diğer ortağı ...'ya ....noterliği'nin 26.11.2024 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesini gönderdiğini,
06.01.2025 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında müvekkilinin, ortaklıktan çıkma talebini dile getirdiğini, müşterek müdürlüklük görevinden istifa ettiğine dair dilekçeyi Genel Kurula sunduğunu, diğer ortağa bildirdiğini, yine şirket işleyişinde kısıtlanan satış ve finans alanındaki yetkilerinin geri verilmesini, şirketin işleyişinden haberdar edilmeyişine son verilmesini, iptal edilen ... programı lisansının geri yüklenmesini, ödenmeyen SGK prim alacaklarının ve huzur hakkının ödenmesini talep ettiğini
Yapılan Genel Kurul toplantısı sonucunda, limited şirketlerde müdürün istifası müessesi kabule bağlı olmamasına rağmen davalı şirketin diğer ortağı ve müdürü ... nın "ilgili istifanın şirket aleyhinde kullanılacağı sebebiyle" Genel Kurul Tutanağını hukuka aykırı bir şekilde imzalamaktan imtina ettiğini,
Limited şirkette bir müdürün istifa etmesi halinde, şirketin bu istifayı kabul etmesi veya onaylamasına ihtiyaç bulunmamakta olup müdürlük sıfatı istifa ile birlikte sona erdiğini, diğer ortak ... tarafından Genel Kurul Tutanağının imzadan imtina edilmesi ve istifanın Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, Müvekkilinin şirket işleyişiyle ilgili Finans ve Satış mail grubundan çıkartıldığını, şirket satış aktivitelerinde kullanılan ... mail grubundan çıkartıldığını, bu nedenle şirketin satış aktivitelerine ilişkin bilgilerden mahrum bırakıldığını, ofis güvenliği için kullanılan ... sisteminden müvekkile ait giriş kayıtları silinerek ofise girişinin engellendiğini ve ... yönetim paneline erişiminin engellendiğini,
Diğer şirket ortağı ..., tüm firmanın kendisine ait olduğunu, şirket işleyişiyle ilgili her şeyi tek başına yaptığını, şirketin gelinen bu aşamadaki konumunun kendisinin çabalarıyla ve başarılarıyla oluştuğunu, müvekkilin söz konusu şirkette en fazla %20 oranında bir performans ile çalıştığını sürekli dile getirerek davalı şirketi müvekkilin elinden almaya çalıştığını, ...'nın olumsuz söylem ve davranışlarından ötürü birçok müşterinin şikayetleri, birçok müşterinin davalı firmayla çalışmayı bırakması, müvekkilin her türlü sulh girişiminin sonuçsuz bırakılması üzerine müvekkilin itibarını zedeleyici kendisine iftiraya varan suç isnat edilen durumların yaratılması sonucunda ortaklığın devamının imkansız hale geldiğini, müvekkili davacı ... nun huzurdaki davayı açmak zorunda kaldığını
Aynı hedef ve amaç için birlikte çalışma isteğini yitiren ortakların, şirketi devam ettirme ve kuruluştaki amacını gerçekleştirmesini imkansız kılacağını,TTK md 638/2 gereğince haklı nedenle ortaklıktan çıkma ve yine bilirkişi marifetiyle tespit edilecek şirketin gerçek piyasa değeri üzerinden müvekkiline ayrılma akçesi ile kar paylarının faiziyle ödenmesini ve müvekkilinin haklarının korunabilmesi ve şirketin malvarlığının değerinin kaybolmaması için TTK md 638/2 gereğince ;
Davalı şirketin ve davalı şirketin diğer ortağı ...'nın müvekkili bağlayacak davalı şirketi borçlandırıcı tasarruflarda bulunmamasını ve davalı şirketin banka hesaplarının kötü ve şirketi zarara uğratacak şekilde kullanımının ve dava sonuna kadar geçerli olmak üzere, müvekkilin şirket ortağı olması hasebiyle yasaların yüklediği hukuki ve cezai sorumluluklarının doğmaması için borç ve yükümlülüklerin durdurulmasını,
Davalı şirket ortağı ...'nın mal kaçırma kastına binaen şirket malvarlığına ait olan banka hesaplarında ve şirket kasasındaki varlıkların üçüncü kişilere satış ve devri halinde, müvekkilin hakkına kavuşması imkansız olacaktır. Dava konusu şirket ortaklığının karar kesinleşinceye kadar devam edeceği göz önünde bulundurularak, yargılama sonucunda verilecek kararın kesinleşmesine kadar takdiren teminatsız banka hesaplarında ve şirket kasasındaki malvarlığın üzerine üçüncü kişilere satış ve devrinin önlenmesi için ivedilikle ihtiyati tedbir konulmasını,
Davalı şirket ortağı ...'nın şirket yönetiminin şirket bünyesinde çalışan personeller ve müşteriler üzerindeki olumsuz etkisi, şirketin müşteri kaybıyla birlikte büyük maddi zararların meydana gelmesi ve hem çalışanların haklarının korunması hem de müşterilerin güvence altına alınması açısından davalı şirket yönetimine TTK md 235 gereği kayyım atanmasını talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili Av. ... █████/2025 havale tarihli dilekçesi ile ;
Davalı ... Hizmetleri Limited Şirketi diğer ortağının şirket yönetiminin şirket bünyesinde çalışan personeller ve müşteriler üzerindeki olumsuz etkisi, şirketin müşteri kaybıyla birlikte büyük maddi zararların meydana gelmesi ve hem çalışanların haklarının korunması hemde müşterilerin güvence altına alınması açısından davalı şirket yönetimine TTK 235 maddesi gereği kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... SAYILI DOSYASINDA
DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ZS Bilişim şirketindeki ortaklıklarının sona ermesiyle birlikte müvekkilinin ve ...'nın █████/2016 tarihinde ... Hizmetleri Limited Şirketini kurduklarını, davalı ... Hizmetleri Limited Şirketi'nin, birçok farklı sektörden kurumsal müşteriye siber güvenlik hizmeti sağladığını, dijital dinamiğin değişen dünyasında müşterilerin ihtiyaçlarını berileyip en doğru yatırımlarla doğru adımlar atmalarına yardımcı olduklarını, müvekkilinin, bu şirketin iki hissedarından birisi olduğunu, davalı şirketin bir ortağının müvekkili, diğer ortağının ise ... olduğunu, müvekkili davalı şirket bünyesinde diğer ortak ... ile birlikte müşterek imza yetkisiyle birlikte müdürlük görevini ifa ettiklerini, müvekkili ile diğer ortak ... arasında şirketin işleyişi ve müşterilerle ilişki noktasında ciddi anlaşmazlıklar ve yoğun fikir ayrılıkları meydana geldiğini, ortaklar arasında güven ilişkisinin geri dönülemez şekilde sarsıldığını, müvekkili dava yoluna gitmeden bu süreci en basit ve uzlaşmacı bir yaklaşımla çözmeye çalışmak için elinden gelen çabayı sarfettiğini, bu süreçte davalı şirket ve diğer ortak ...'ya birden çok ihtarname gönderildiğini ve kendi taleplerini hukuka uygun lasal bir zeminde dile getirdiğini, şirketin işleyişinde herhangi bir aksaklık ve müşteriler nezdinde herhangi bir mağduriyet yaşanmaması adına müvekkilinin elinden gelen tüm çabayı tüm özverisiyle gösterdiğini, ortaklar arasında arasındaki güven ilişkisinin geni dönülemez bir şekilde sarsıldığının çok açık olduğunu, aynı hedef ve amaç için birlikte çalışma isteğini yitiren ortakların, şirketi devam ettirme ve kuruluştaki amacını gerçekleştirmesini imkansız kıldığını, böyle bir durumda şirket ortaklarını şirket sözleşmesiyle bağlı tutmak kişilik haklarında da aykırılık oluşturduğunu, bu bakımdan öncelikli olarak bu süre zarfında gerekli tedbirler konularak TTK 636/3 gereğince şirketin haklı nedenle feshi yönünde bir karar alınmasını, bu fesihten kaynaklı olarak bilirkişi marifetiyle tespit edilen hak ve alacaklarının tespit edilerek müvekkile faiziyle ödenmesi talep ettiklerini, haklı davanın kabulüne, Türk Ticaret Kanunu'nun 636 maddesi uyarınca ... Hizmetleri Limited Şirketi'nin haklı nedenle feshi ile fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, Türk Ticaret Sicili Gazetesinde yer alan mevcut sermaye değeri 50.000,00 TL üzerinden bu fesihten kaynaklı olarak bilirkişi marifetiyle tespit edilen hak ve alacaklarının hak kazınıldığı günden itibaren işletilecek faiziyle birlikte tahsiline, yargılamanın salahiyeti açısından İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile işbu davanın birleştirilmesine, davalı şirketin ve davalı şirketin diğer ortağının müvekkili bağlayacak davalı şirketi borçlandırıcı tasarruflarda bulunulmamasını ve davalı şirketin banka hesaplarının kötü ve şirketi zarara uğratacak şekilde kullanımının ve dava sonuna kadar geçerli olmak üzere, müvekkilinin şirket ortağı olması hasebiyle yasaların yüklediği hukuki ve cezai sorumluluklarının doğmaması için borç ve yükümlülüklerin durdurulmasına, dava konusu şirket ortaklığının karar kesinleşinceye kadar devam edeceği göz önünde bulundurularak yargılama sonucunda verilecek kararın kesinleşmesine kadar takdiren teminatsız banka hesaplarında ve şirket kasasındaki malvarılğının üzerine üçüncü kişilere satış ve devrinin önlenmesi için ivedilikle ihtiyati tedbir konulmasını, davalı şirketin diğer ortağının şirketin yönetiminin şirket bünyesinde çalışan personeller ve müşteriler üzerindeki olumsuz etkisinin, müşteri kaybıyla birlikte büyük maddi zararların meydana gelmesi ve hem çalışanların haklarının korunması hem de müşterilerin güvence altına alınması açısından davalı şirket yönetimine TTK md.235 gereği kayyım atanmasına, yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
... ATM ... Esas sayılı dosyasında ... Karar sayılı birleştirme kararı verilerek dava dosyası dosyamız içine gönderilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; TTK 638/2 md gereğince limited şirket ortağının haklı nedenle şirket ortaklığından çıkma ve çıkma payının ödenmesi istemine ilişkindir.
Birleşen dosyada dava ; dava açan aynı davacının, yine aynı davalı şirket aleyhine ayrılma akçesi, hisse değeri ve kâr payının tahsili için alacak istemine ilişkindir.
Mahkememizce █████/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararı ile davalı şirket müştereken imza %50 paya sahip iki ortak tarafından temsil edilip, davacı ortak istifa dilekçesi vererek fiilen şirketten ayrılmış, ancak istifası 15 gün içinde ticaret silcilde tescil edilmediğinden doğan yönetim boşluğu nedeniyle YMM Dr. ... yönetim kayyımı olarak atanmıştır.
03.04.2025 Tarihinde şirket vekilliğinden azil edilen Av. ... 04.04.2025 havale tarihli itiraz dilekçesinde ;Mahkememizce verilen █████/2025 tarihli ara kararı ile verilen kayyım atanması tedbir kararının kaldırılmasına, Tedbir kararının geri alınmasına ve rücu edilmesine, Mahkeme aksi kanaatte ise Ara karardan rücu edilip yeni ara karar tesis edilerek Yönetim Kayyımı yerine Denetim Kayyımı atanmasına,karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce davalı şirket ile diğer pay sahibi ortağın itiraza katılıp katılmadıklarının değerlendirilmesi bakımından murafaa duruşma günü verilmiş, tebligat yapılmıştır.
Yönetim kayyımı YMM Dr. ... █████/22025 havale tarihli dilekçesi ile ;
Mahkememizce verilen karar gereği göreve başlama talimatı doğrultusunda davalı şirket merkezinde yapmış olduğu incelemede dosyaya ibraz ettiği kayyım ön raporu ile ;
21.03.2025 tarihli kayyum göreye başlama tutanağı imzalandığı
24.03.2025 tarihinde şirket merkezi olârak kullanılan kiralık yerde envanter sayımı yapılarak tutanak ,altına alındığı,24. 03. 2025 tarihinde, şirket ... olarak Kullanılan kiralık merkezde yapılan envanter tutanağındaki 24.03.2025 tarihinde: ŞİLİ merkezinde şirket ortağı ..ile vekili Av... toplantı yapıldığı,
02.04.2025 tarihinde internet ortamında davacı şirket ortağı ... ile vekili Av... whaşsap Üzerinde toplantı yapıldığı,
Mevcut şirket vekili Âv. ... ile ... vekilleri azil edildiği, yeni avukat atandığı , İmza.sirküleri çıkarılmış ve bankalara iletildiği, bildirilmiştir.
Davacı ... vekili Av. ...█████/2025 havale tarihli dilekçesi ile tarafların sulh ve ibra protokolü ile sulh olduklarını davanın konusuz kaldığını tüm tedbirlerin kaldırılmasını , esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini bildirmiş dilekçesi ekinde sulh protokolünü ibraz etmedikleri görülmüştür.
Davalı şirket vekili Av. ... █████/2025 tarihli dilekçesi ile tarafların sulh neticesinde davacı yargılamaya konu şirket hisselerinin tamamını şirketin diğer pay sahibi olan ...'ya devrettiğini ve davacının müdürlük görevi sona erdiğini, Tarafların sulh neticesinde birbirlerinden yargılama masrafı, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinde bulunmadığını, Tarafların sulh olunduğundan davanın konusuz kaldığını, mahkememizce verilen 13.03.2025 tarihli ara kararı ile atanan YMMM bağımsız denetçi...'ın (TCKN ...) yönetim kayyımlık görevine 14.04.2025 tarihi itibariyle son verilmesi ile tüm tedbirlerin kaldırılması ve esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini bildirmiştir.
Mahkememizce davacı tarafça dosyaya sunulan sulh protokolü, hisse devir sözleşmesi, iki ortak arasında yapılan █████/2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağı incelenmiş, █████/2025 tarihli ara kararı ile, genel kurula yönetim kayyımının katılmaması ve organ boşluğunun giderilmesi yönünden hisse devrinin onaylanmasına rağmen yeni müdür seçilmemesi eksiklikleri hatırlatılarak, kararın ticaret sicilde tescil ve ilanı ile tamamlanarak mahkememize bildirimde bulunulması için iki haftalık kesin süre verilmiştir.
Bundan sonra davacı vekili █████/2025 tarihli dilekçesi ile davadan , █████/2025 havale tarihli dilekçesi ile birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı birleşen davadan feragat ettiklerini bildirmiştir.
Davadan feragat H.M.K. nun 307. maddesi hükümü gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. H.M.K. nun 309. Maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatının mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde davadan feragata yetkili olduğu , davalı vekilinin feragate ve feragati kabulü yetkisinin olduğu, ibraz ettiği dilekçe ile yargılama gideri vekalet ücreti istemediğini bildirdiği saptanmıştır. Feragat bildirimi de H.M.K. nun 309. maddesi hükmüne uygun olarak mahkemece tesbit olunmuştur. Bu yasal nedenlerle asıl davanın ve birleşen davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Asıl dava İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ve Birleşen dava ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas- ... Karar sayılı dosyasındaki davaların Feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Asıl dava İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında verilen █████/2025 tarihli "davalı şirkete yönetim kayyımı olarak YMM bağımsız denetçi ...'ın (TC Kimlik No:... ) " İhtiyati tedbir kararının karar tarihi █████/2025 itibariyle KALDIRILMASINA
İhtiyati tedbirin kaldırıldığının atanan yönetim kayyumuna ve İTO yo bildirilmesine uygulanmasının istenmesine,
2-ASIL DAVADA
a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL maktu karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına
b-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, talep edilmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına
c-HMK 333. md. Uyarınca taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde yatıran taraflara iadesine,
3-BİRLEŞEN DAVA
a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL maktu karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına
b-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, talep edilmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına
c-HMK 333. md. Uyarınca taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde yatıran taraflara iadesine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 4.600,00-TL'sı arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne hitaben yazılacak dilekçeyle İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!