Danıştay 8. Dairesi, yurt dışı yüksek lisans ve doktora eğitimi sonrası mecburi hizmet muafiyeti ile ödenen tazminatın iadesi hususlarında haklı beklenti ilkesinin uygulanabilirliğini temyizen inceliyor.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının yurt dışı yüksek lisans ve doktora eğitiminde geçirdiği sürelerin tamamı için mecburi hizmet ve tazminattan muaf tutulma ile ödenen meblağların yasal faiziyle iadesi taleplerinin reddine ilişkin işlemin iptali davasını konu almaktadır; ilk derece mahkemesi, davacının eğitimine başladığı tarihte yürürlükte olan mevzuat ve istikrarlı uygulama ile oluşan haklı beklenti ve hukuki güvenlik ilkesi gereği, sonradan yürürlüğe giren düzenlemelerin geriye yürümezliği prensibini dikkate alarak, mecburi hizmetten muafiyet talebini haklı bulup işlemi bu kısımda iptal etmiş, ancak ödenmiş meblağların iadesini, davacının bu ödemeleri kabul etmesi nedeniyle reddetmiş ve bu karar Bölge İdare Mahkemesi tarafından da hukuka uygun bulunarak onanmıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDENLER
: 1- (DAVACI) : …VEKİLİ
: Av. …2- (DAVALI)
: … BakanlığıVEKİLİ
: Hukuk Müşaviri …İSTEMİN KONUSU
: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Davacı tarafından, yurt dışı yüksek lisans ve doktora öğreniminde geçirdiği sürelerin tamamı için mecburi hizmet ve buna bağlı olarak tazminattan muaf tutulma ile bu zamana kadar yapılan ödemelerin yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebiyle yapmış olduğu başvurusunun reddine ilişkin … tarih ve E…. sayılı işlemin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının doktora eğitimine başladığı tarihte yürürlükte olan mevzuatta, öğrenci için yurt dışında yapılan masrafların karşılığının mecburi hizmet olarak ödenmesinde bir engel bulunmadığı, süregelen uygulamanın da bu yönde olduğu, nitekim █████/2015 tarihli Bakan Oluru'nda da bu tarihe kadar uygulamanın bu şekilde olduğu belirtilerek artık zımni bir düzenleyici işlem mahiyetini kazanan uygulamada değişiklik yapılması amacıyla Bakan Oluru'yla bir işlem tesisine ihtiyaç duyulduğu ve davacının da istikrar kazanmış bu uygulamaya istinaden haklı beklentisinin olduğu, sonradan yürürlüğe giren yönetmelik hükümlerinin ve makam olurunun öncesinde doktora eğitimine başlayan davacıya uygulanmasının hukuki güvenlik ilkesine aykırı olduğu, dolayısyla dava konusu işlemin; davacının yurt dışı yüksek lisans ve doktora öğreniminde geçirdiği sürelerin tamamı için mecburi hizmet ve buna bağlı olarak tazminattan muaf tutulma isteminin reddine ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılarak iptaline, dava konusu işlemin; eğitimini başarı ile tamamladığı tarihten sonra mecburi hizmet borcu için ödediği meblağların faiziyle birlikte tarafına geri ödenerek mecburi hizmete dönüştürülmesi kısmı yönünden değerlendirildiğinde ise; söz konusu miktarın ödenmek suretiyle davacı tarafından kabul edildiğinden bu kısım yönünden haklı beklentiden söz edilemeyeceği gibi ödenen miktarın mecburi hizmete dönüştürülmesinin davalı idareden de beklenemeyeceğinden dava konusu işlemin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
:Davalının İddialarıDavalı idare tarafından, benzer konularda yerleşik uygulamanın, bursiyerlerin süresinde olmasa bile daha sonra doktora eğitimini tamamlayarak mezuniyet belgesini sunanlara bu tarihe kadar olan doktora borcunu ödeyip bakiye kısım için yüklenme senedi düzenleyerek idareye verdiğinde başarılı olunan yüksek lisans öğrenimi sebebiyle bursiyere mecburi hizmet görevi verilmekte ve doktora belgesini geç de olsa alan bursiyerlerin bakiye doktora borcu mecburi hizmete dönüştürülmekte, fakat davacının geç de olsa doktora eğitimini tamamlamadığı için tazminata düştüğü, davacıya belirtildiği şekilde genel uygulamanın uygulanamadığı, dolayısıyla Mahkeme kararında yer verilen haklı beklenti koşullarının oluşmadığı, diğer yandan davacı aleyhine adli yargıda tazminat talepli dava açıldığı, hakkında adli yargıda derdest bir dava var iken davacının aynı konuya ilişkin idari yargıya dava açmasının iyi niyetten uzak olduğu, sonuç olarak mevzuatta öngörülen usul ve esaslar doğrultusunda işlem tesis edildiği belirtilerek istinaf kararının dava konusu işlemin iptale ilişkin kısmının bozulması istenilmiştir.Davacının İddiaları
:Davacı vekili tarafından, müvekkilinin haklı beklentisinin söz konusu meblağların ödendiği tarihte değil, müvekkilinin YLSY bursu için başvurduğu ve akabinde yurt dışı yüksek lisans öğrenimine başladığı tarihte oluşan bir durum olduğu, başka bir ifadeyle en başından bu beklenti ile hareket ettiği, dolayısıyla haklı beklentinin yurt dışı doktora öğreniminin bütün sonuçlarını kapsadığı, dolayısıyla ödenen meblağların geri ödenmesi talebinin de haklı beklenti çerçevesinde değerlendirilerek bu kısımların da davalı idarece geri iade edilmesine karar verilmesi gerektiği belirtilerek istinaf kararının davanın reddine ilişkin kısmının bozulması istenilmiştir.KARŞI TARAFLARIN SAVUNMASI
: Taraflarca karşılıklı olarak temyiz istemlerinin reddedilmesi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz istemlerinin reddine,2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, dava konusu işlemin; davacının yurt dışı yüksek lisans ve doktora öğreniminde geçirdiği sürelerin tamamı için mecburi hizmet ve buna bağlı olarak tazminattan muaf tutulma isteminin reddine ilişkin kısmının iptalinin oyçokluğu ile, dava konusu işlemin; eğitimini başarı ile tamamladığı tarihten sonra mecburi hizmet borcu için ödediği meblağların faiziyle birlikte tarafına geri ödenerek mecburi hizmete dönüştürülmesine ilişkin kısmınının reddinin oybirliği ile ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde karar verildi.KARŞI OY
:X-1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanun'un 19. maddesinin 1. fıkrasında, "Geriye çağrılan talebe ile tahsillerini bitirerek iki ay zarfında avdet eylemeyen, 17 nci ve 18 inci maddeler mucibince müracaat ve teklif olunan hizmetleri kabul etmeyen talebe ile bunlardan mecburi hizmet müddeti içinde istifa eden veyahut memuriyetten ihraç cezasına uğrayanlar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ek 34 üncü maddesine göre tahsil masraflarını faizleriyle birlikte ödemeye mecburdur." hükmü yer almıştır.02.10.2014 tarih ve 29137 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Öğrencilerin Yabancı Ülkelerde Öğrenimleri Hakkında Yönetmelik'in 23. maddesinde, "(1) Mecburi hizmet karşılığı yurt dışına gönderilenlerden;a) Öğrenimlerini gönderiliş amaçlarına uygun bir dereceyle tamamlamayanlar,b) Öğrenimlerinden vazgeçenler,c) Öğrenimlerini tamamladıktan sonra yasal sürede görev talep etmeyenler,ç) Atandığı ya da durumuna uygun teklif edilen göreve başlamayanlar,d) Yüklenme/taahhüt senetlerindeki hükümlere uymayanlar,e) Mecburi hizmetlerini tamamlamadan görevlerinden istifa edenler veya devlet memurluğundan ihraç edilenler,f) Mevzuata aykırı hareketlerden dolayı öğrencilikle ilişiği kesilenler ilgili mevzuat hükümleri uyarınca öğrenim masraflarını faizleriyle birlikte ödemekle yükümlüdür.(2) Öğrenim masrafları 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili madde hükümlerine göre tahsil edilir. Uygulanan faiz oranları ise 4/███████ tarihli ve 3095 sayılı kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümlerine göre hesaplanır." hükmü yer almıştır.Gerek davacının yurt dışına gönderildiği tarihte yürürlükte bulunan Kanun hükümlerinde gerekse sonradan yürürlüğe giren hükümlerde, 1416 sayılı Kanun kapsamında lisansüstü öğrenim görmek amacıyla mecburi hizmet karşılığında yurt dışına gönderilenlerin söz konusu öğrenimlerini başarıyla tamamlamaları halinde, mecburi hizmet yükümlülüklerini ifa etmek üzere adlarına gönderildikleri kurumların ilgili kadrolarına atanacakları, eğitimlerinde başarısız olanların ise kendilerine yapılan tahsil masraflarını faiziyle birlikte ödemek zorunda oldukları kurala bağlanmıştır.Dolayısıyla, doktora öğrenimi için yurt dışına gönderilen ve doktora öğrenimini tamamlamadan yurda dönen davacının, öğrenimini gönderiliş amacına uygun bir dereceyle tamamlayamaması nedeniyle kendisine yapılan doktora öğrenimi masraflarını faiziyle birlikte ödemek zorunda olduğu açıktır.Her ne kadar, davacının yurt dışına gönderildiği tarihteki Milli Eğitim Bakanlığı uygulamasında, doktora öğrenimine başlayıp doktora derecesini almadan yurda dönenlere herhangi bir tazminat alınmadan görev verilebileceği anlaşılmakta ise de, söz konusu uygulamanın 1416 sayılı Kanun'a aykırı olması nedeniyle davacı yönünden haklı beklenti oluşturmayacağı da tabiidir.Anılan gerekçeyle Bölge İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşüncesiyle aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyoruz.