Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin, trafik kazasında cismani zarar gören yolcunun sigorta şirketi ile araç sahibine karşı açtığı maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Trafik kazasında yolcu olarak ağır yaralanan davacı, kaza sonucu yüzünde doku kaybı, kalıcı izler ve %5 engel oranı oluşması nedeniyle uğradığı cismani zararların tazmini için, kazada asli ve tali kusurlu bulunan araçların sahipleri, sürücüleri ile ilgili sigorta şirketinden; sürekli ve geçici iş göremezlik için şimdilik 1.000 TL maddi, kalıcı izler için ise 100.000 TL manevi tazminat talep ederken, davalılar yetki, zamanaşımı, husumet itirazları, müterafik kusur, hatır taşıması indirimi ve sigorta şirketinin sorumluluk limitleri ile eksik başvuru gibi çeşitli gerekçelerle davanın reddini talep etmektedir.

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.KAYSERİ1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ***KARAR NO
: ***HAKİM
: ***KATİP
: ***DAVACI
: ***VEKİLİ
: Av.DAVALI
: 1-***VEKİLİ
: Av.DAVALI
: 2-***VEKİLİ
: Av.DAVALI
: 3- ***DAVA
: Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ
: ***KARAR TARİHİ
: ***GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: ***Mahkememizde görülmekte olan tazminat (cismani zarar sebebiyle açılan tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın, ...'ın sevk ve idaresindeki 38 ... plaka sayılı araç içinde yolcu olarak bulunduğu esnada 38 ... plakalı araç sürücüsü olan ...'ın KTK'nun 57/1-a maddesini ihlali sonucu müvekilinin içinde bulunduğu araca çarparak yaralanmalı ve maddi hasarlı kazaya sebebiyet verdiğini, kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere █████/2022 tarihli kazanın meydana gelmesinde araç sahibi T.C. Kayseri ... Müdürlüğü olan 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın 2918 KTK'nun 57/1-A maddesi uyarınca asli kusurlu, müvekkilinin içinde bulunduğu araç sürücüsü ...'ın ise 2918 KTK'nun 52/1-A maddesi uyarınca tali kusurlu olarak tespit edildiğini, müvekkilinin kaza sonucu ağır yaranlandığını, yüzünde doku kaybı oluştuğunu, bu kaza sonucunda yüzünde ve kulağının arkasında sabit iz oluştuğunu, müvekkilinin geçirmiş olduğu bu trafik kazası sonucu sigorta şirketinden maddi tazminat talebinde bulunduğunu, bu talep sonucunda müvekkilinin, maluliyetine ilişkin sigorta şirketi tarafından Kayseri Şehir Eğitim Ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildiğini, müvekkilinin bu sevk sonucu hastaneden heyet raporu aldığını, bu raporda müvekkilinde oluşan skar izi nedeniyle %5 engel oranı belirlendiğini, █████/2022 tarihinde gerçekleşen kaza nedeniyle davalı sigorta şirketine █████/2022 tarihinde hasar@korusigorta.com.tr mail adresine mail gönderilerek maddi tazminat için başvuru yapıldığını, yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını, kazanın oluşumunda sürücüsü asli kusurlu bulunan 38 ... plaka sayılı aracın, ... poliçe numarası ile ... A.Ş. nezdinde sigortalı olduğunu, kazanın da sigortalı olduğu dönemde gerçekleştiğini, 38 ... plaka sayılı araç sürücüsünün kusurlu olması nedeniyle, ... poliçe numarası ile ... A.Ş.'den sürücünün kusuru oranında ve sigorta limitleri dahilinde 6100 sayılı yasanın 107. Maddesi uyarınca toplanacak delillere göre artırılmak üzere şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminat istendiğini, trafik kazasında müvekkilinin (yolcunun) bedensel zarara uğraması nedeniyle, toplanacak delillere göre (6100 sayılı Yasa'nın 107. maddesi uyarınca) maddi tazminat tutarı belirlenmesi ve daha sonra artırılmak üzere (fazlaya ilişkin haklara saklı kalmak kaydıyla) şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın (sürekli ve geçici işgöremezlik), araç sahibi ve sürücü yönünden kaza tarihinden (█████/2022) itibaren, sigorta şirketi yönünden ise sigorta limitlerini aşmamak üzere sigorta şirketine mail yolu ile başvuru yapılan tarih olan █████/2022 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılara ödetilmesine; trafik kazasında müvekkilinin yüzünde ve kulağının arkasında oluşan sabit iz ve diğer yaralanması sonucu 100.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden (█████/2022) işletilecek yasal faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte müştereken ve müteselsilen olmak üzere araç sahibi ve sürücüye ödetilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı T.C. İçişleri Bakanlığı vekili vekilince verilen cevap dilekçesinde özetle; yetki, zamanaşımı ve husumet itirazlarının olduğunu, meydana gelen kazada müvekkili kurumun kusurunun bulunmadığını, yaralanan ve/veya maluliyetinin olduğu iddia edilen davacının müterafik kusurunun olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, hiçbir şekilde davayı ve iddiaları kabul anlamına gelmemek kaydıyla; bir tazminat hesabı yapılırsa somut olaydaki, taşıma bir hatır taşıması (ücretsiz taşıma) davacı kolluktaki ifadesinde, bulunduğu aracın sürücüsünün kayın biraderi olduğunu söylemiş olup, hesaplanabilecek tazminatta hakkaniyet indiriminin yapılması gerektiğini belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın yasal düzenlemeye aykırı olarak eksik belge ile müvekkili şirkete başvurmuşsa da, başvuran tarafın taleplerinin öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddinin gerektiğini, müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, müvekkilinin faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın usulden reddini; davanın esastan reddini; vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...'a usulüne uygun meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen süresinde cevap dilekçesi sunmamış, katıldığı duruşmalarda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.Davacı tarafça Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma dosyasına, Kayseri arabuluculuk kayıtlarına, kaza tespit tutanaklarına, trafik kayıtlarına, nüfus kaydına, davacıya ait resimlere, Kayseri Şehir Eğitim Ve Araştırma Hastanesi sağlık raporlarına ve tedavi belgelerina, sağlık raporuna, ücret bordrosuna, sigorta şirketi dosyalarına, tanık beyanlarına, bilirkişi raporuna, keşif deliline, ifade tutanaklarına ve Yargıtay kararlarına delil olarak dayanılmıştır.Davalı İçişleri Bakanlığınca; kaza tespit tutanağına, Kayseri ... Müdürlüğü Destek Hizmetleri Şubesi'nde bulunan görev listesine, sürücü belgelerine, araç ruhsatlarına, sigorta poliçelerine, sağlık raporuna, tanık beyanlarına ve bilirkişi raporuna delil olarak dayanılmıştır.Davalı ... yasal süresi içinde delil bildirmemiştir.Davacının T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgilerinin belirtilmesi suretiyle, davalı ... Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, sigortalı Kayseri ... Müdürlüğü'ne ait, ... poliçe numarası ile ... A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olan 38 ... plakalı aracın █████/2022 tarihinde Kayseri İlinde meydana gelen trafik kazasında davacı ...'ın yaralanması nedeniyle, geçici ve sürekli iş görmezlik zararı, tedavi gideri zararı, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar ve bakıcı gideri zararı nedeniyle ... A.Ş.'ne başvuruda bulunup bulunmadığı, başvuru tarihi ve akıbeti sorulmuş, başvuru tarihini gösterir kayıt ve belgelerin, sigorta poliçesinin, hasar dosyasının, davacıya ve bu kaza nedeniyle dava dışı kişilere yapılan ödemeler varsa ödemelere ilişkin kayıt ve belgeler ile ilgili sair tüm kayıt ve belgelerin ve varsa ibraname örneğinin gönderilmesi istenilmiştir. █████/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.Türkiye Noterler Birliği'ne müzekkere yazılarak 38 ... ve 38 ... plaka sayılı aracların kaza tarihi olan █████/2022 tarihli kaza tarihinde kimin adına tescilli olduğu sorulmuş, tescil kaydının gönderilmesi istenilmiştir. █████/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.Davacının nüfus kayıt tablosu örneğinin Uyap sisteminden çıkarılarak dosyamız arasına alınmıştır.Davacı ...'ın ve davalı ...'ın ekonomik, sosyal ve gelir durumlarının tespiti için adresi itibariyle yetkili emniyet birimine ayrı ayrı müzekkereler yazılmıştır.Davacının çalıştığı anlaşılan ... San. Tic. A.Ş.'ne müzekkere yazılarak davacının bu işyerinde çalışmaları karşılında aldığı ücretleri ve tüm ek gelirlerini gösterir son 6 aylık maaş bordro örneklerinin duruşmanın bırakıldığı █████/2023 tarihinden önce mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. Bu müzekkeremize █████/2023 tarihli yazı ile cevap verilmiştir.Kayseri ... Müdürlüğüne müzekkere yazılarak █████/2022 tarihi itibari ile 38 ... plakalı araca ilişkin görev listesinin, o tarihte bu aracı kullanan personelin veya personellerin sürücü belgesi örneklerinin, aracın ruhsat ve sigorta poliçesi örneklerinin gönderilmesi istenmiş, █████/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.Kayseri Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak █████/2022 tarihinde meydana gelen 2752 kaza numaralı kaza tespit tutanağına konu olan trafik kazasına ilişkin kamera kaydı olması halinde CD formatında gönderilmesi istenilmiştir. █████/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.Davacının T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgilerinin belirtilmesi suretiyle SGK Kayseri İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacının █████/2022 tarihinde trafik kazası geçirmesi nedeniyle yaralanmasından dolayı SGK tarafından davacıya rücua tabi maaş veya gelir bağlanıp bağlanmadığının, ödeme yapılıp yapılmadığı sorulmuş, varsa maaş veya gelir bağlama ya da ödeme yapma kararının, peşin sermaye değerinin hesaplanmasına ilişkin hesap çizelgelerinin, bunlara dayanak kayıt ve belge örneklerinin gönderilmesi, ayrıca bu kaza nedeniyle yaralanmasından dolayı davacının tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanıp karşılanmadığının sorularak ve buna ilişkin kayıtların dökümü istenilmiştir. █████/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.Davacı ...'ın T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgilerinin belirtilmesi suretiyle Kayseri Eğitim Ve Araştırma Hastanesi'ne müzekkere yazılarak davacının █████/2022 tarihinde trafik kazası nedeniyle yaralanmasından dolayı, a)Bu hastanede gördüğü muayene ve tedavilere ilişkin hasta tabela, müşahade kağıtları, epikriz raporları, her türlü tıbbi tahlil, reçete rapor, hasta dosyası, kayıt ve evrakların okunaklı birer suretinin film ve grafilerin ise CD formatında suretlerinin gönderilmesi, b) Davacı hakkında düzenlenmiş olan █████/2022 tarihli *** rapor numaralı Erişkinler İçin Terör, Kaza Ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Rapor örneğinin gönderilmesi, c)Davacının tedavisinin tamamlanıp tamamlanmadığının sorulmuş, d) Davacı hakkında bu hastanede düzenlenen başkaca bir sağlık kurulu raporu var ise gönderilmesi istenilmiştir. █████/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.Davacı ...'ın T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgilerinin belirtilmesi suretiyle Kayseri Şehir Hastanesi'ne müzekkere yazılarak, davacının █████/2022 tarihli trafik kazasında yaralanmasından dolayı; a) Bu hastanede gördüğü muayene ve tedavilere ilişkin hasta tabela, müşahade kağıtları, epikriz raporları, her türlü tıbbi tahlil, reçete rapor, hasta dosyası, kayıt ve evrakların okunaklı birer suretinin film ve grafilerin ise CD formatında suretlerinin istenilmesine, b) Davacı hakkında düzenlenmiş olan █████/2022 tarihli *** rapor numaralı erişkinler için terör, kaza ve yaralanmaya bağlı durum bildirir rapor örneğinin istenilmesine, c) Davacının tedavisinin tamamlanıp tamamlanmadığının sorulmasına, d) Davacı hakkında bu hastanede düzenlenen başkaca bir sağlık kurulu raporu var ise gönderilmesi istenilmiştir. █████/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.Davacının tedavilerine ilişkin mahkememizce celp edilen tüm tedavi evrak ve grafilerinin eklenilmesi suretiyle davcının Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'na sevk edilmiştir. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan yazımız ekinde gönderilen tüm tedavi evrakları ile film ve grafilerin incelenerek ve davacının muayenesi ile gerekli görülecek tüm tetkikleri yaptırılarak █████/2022 tarihli trafik kazasında yaralanması nedeni ile; a) Davacının geçici iş göremezlik durumu olup olmadığı, varsa geçici iş göremezlik süresinin kaç gün olduğu (kaç günde iyileşebilir olduğu), b) Erişkinler için Engellik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümleri çerçevesinde davacının sürekli iş göremezlik kaybı (maluliyeti) olup olmadığı, varsa yüzde ( %) kaç oranında maluliyeti olduğu, c) Davacının yüzünde ve kulağının arkasında sabit iz olup olmadığı, var ise mahiyetinin ne şekilde olduğu, d) Davacının yaralanması ile █████/2022 tarihli trafik kazası arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, davacıda oluşan sekel ve arazların bu trafik kazasında yaralanmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı konularında ayrıntılı rapor düzenlenmesi istenilmiştir.Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nca düzenlenen █████/2024 tarihli raporda özetle, Tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek kaydedilen bilgi ve bulgular Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında birlikte değerlendirildiğinde, ...'ın █████/2022 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen yumuşak doku yaralanması nedeniyle bir (1) hafta süreyle iş göremezlik halinde kaldığı(tıbbi iyileşme süresinin bir hafta olduğu), tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının %0 (yüzde sıfır) olduğu, vücudunda tespit edilen yara (nedbe/skar) izlerinin kalıcı olduğu, sabit iz (estetik kusur) niteliğinde olduğu belirtilmiştir.Yargılama sırasında bildirilen tanık usulünce dinlenmiştir.Davacı tanığı Kübra Bağlar duruşmada; "Davacı benim eşim olur. █████/2022 tarihinde meydana gelen kaza sırasında bende eşimin yanında araç içerisinde idim. O gün ağabeyim ... 38 *** plakalı gerisini hatırlayamadığım aracı kullanmaktaydı. Eşim ve ben bu araçta yolcu olarak bulunmaktaydık. Eşim ön koltukta sürücünün yanında oturuyordu, ben arka koltukta eşimin arka tarafından oturmaktaydım. Kucağımda 5 aylık çocuğum vardı. Ben kaza sırasında çocuğumla ilgileniyordum. Kazanın nasıl olduğunu görmedim ama bir anda kaza gelişti. Diğer araç bizim bulunduğumuz aracın ön tarafından eşimin bulunduğu taraftan çarptı, çarpmanın etkisi ile iki araçta döndü yönü değişti. Çarpmadan önce bize çarpan aracı ben görmedim. Kaza sırasında bizim içinde bulunduğumuz araç normal hızında idi, zaten orada çok hız yapılacak bir yer yoktu. Bu kaza saat 16,30-18,00 gibi bu aralarda oldu. Görüş açıktı, yol kuruydu. Zaten eylül ayında oldu. Bu kaza herşey güllük gülistanlıktı. Kazadan sonra eşime baktığımda kafası herhalde ön cama çarpmış, kafası kanıyordu. Kendi bulunduğu taraftan kapıyı açıp dışarı çıkamadığı için sürünerek sürücü koltuğunun bulunduğu taraftan dışarı çıktı. Kaza sırasında ben eşimin emniyet kemeri takıp takmadığını bilmiyorum. Eşimin alnı çok kanıyordu. Bebeğimin yastığını eşimin alnına bastırdılar. Daha sonra ambulansla hastaneye götürdüler. Daha sonra ben de bir araçla hastaneye gittim. Eşimin alnına dikiş attılar, iç kanama olur diye biraz beklettiler. Orada kontrol altında tuttular. Herhangi bir sıkıntı olmayınca da gece yarısı evimize döndük. Eşim fabrikaya işçi olarak çalışır, bildiğim kadarıyla eşim asgari ücret düzeyinde maaş alır. Bir tane otomobilimiz var, onun dışında eşimin başka bir mal varlığı ve geliri yoktur. Kirada otururuz. Bir tane çocuğumuz var. Ben ev hanımıyım, eşim orta okul mezunudur. Bu kazadan dolayı eşimin psikolojisi bozuldu. Dışarı çıkmak istemiyordu. Alnında bu kazadan dolayı iz kaldı, o nedenle herkesin ona başka gözle baktığını düşünüyor. Hatta eşimle en küçük tartışmamızda bunu ileri sürüp kendisini beğenmediğimi söylüyor. Arabadan hiç inmek istemiyordu, her yere beni göndermek istiyordu. Bu alnındaki iz dolayısıyla ağresif oldu. Benim bildiklerim bunlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur.Davacı vekilinin dava dilekçesinde belirttiği Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na ait soruşturma dosya numarasını bildirmesi için davacı vekiline süre verilmiş, dosya numarası bildirilince Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazılmıştır. █████/2023 tarihli yazı ile "Cumhuriyet Başsavcılığımızın ... soruşturma sayılı dosyasındada █████/2022 tarihinde iddianame düzenlendiği, dosyanın Kayseri 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas numarasına kaydı yapıldığı" bildirilmiştir.Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dava dosyasının Uyap kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır.Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı'na müzekkere yazılmış, dava dosyası ve eklerinin müzekkeremizin ekinde Adli Tıp Kurumu'na gönderilmiş, dosyamız Uyap kayıtlarında bulunan Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının kayıtlarının Uyap sistemi üzerinden incelenmesi ve dava dosyamız içerisine toplanan diğer tüm deliller incelenmek suretiyle █████/2022 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne oranda kusurlu olduğu hakkında açıklamalı rapor düzenlenmesi istenilmiştir.Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nca düzenlenen █████/2024 tarihli raporda özetle; "Davalı sürücü ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu" belirtilmiştir.İlgili delillerin toplanmasından sonra HMK'nun 266. maddesi gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir aktüerya uzmanı bilirkişinin resen seçilmesine, HMK'nun 273. maddesi gereği iddia, savunma, işgöremezlik raporu, kusur raporu, nüfus kaydı, sosyal ve ekonomik durum araştırması, SGK kayıtları, davacının maaş bordrosu örnekleri ve diğer tüm deliller incelenmek suretiyle █████/2015 tarihinde yürürlüğe girmiş olan Hazine Müsteşarlığı'nca hazırlanmış olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereğince davacının varsa zararının aktüer hesabının yapılarak, denetime ve karar vermeye elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.Görevlendirilen Aktüer Bilirkişi ... tarafından düzenlenen █████/2024 tarihli raporda özetle; "davacının sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı, geçici iş göremezlik zararının 2.968,97-TL olduğu söz konusu zararın davalı sigorta şirketleri tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limitleri (kaza tarihi itibariyle 1.000.000,00-TL) kapsamında kaldığı, dava dilekçesinde kusuru dayanılmaması sebebiyle davalıların söz konusu zararın tamamından kusuru nispetinde diğer zarar sorumlularına rücu hakkı saklı kalmak kayıyla sorumlu olduğu" belirtilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, █████/2022 tarihli trafik kazasında yaralanmadan kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebi istemine ilişkindir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. Zira dava ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile birlikte araç sürücüsüne ve araç malikine karşı açılmıştır.Dava değeri dikkate alınarak 6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca dava dosyasında yargılama tek hakim tarafından basit yargılama usulüne göre yürütülerek sonlandırılmıştır.Dava dosyasının tetkikinde kazaya karışan 38 ... plakalı aracın trafik kaza tespit tutanağında Kayseri ... Müdürlüğü adına tescil edildiğinin görüldüğü, kamu tüzel kişileri, görevleri bakımından kamu otoritesini temsil eden tüzel kişiler olup; kanunla yada kanunun verdiği yetkiye dayanılarak idare tasarrufu ile kurulur olduğu (Anayasa md. 123; MK. 52), taraf ehliyetine de kamu tüzel kişilerinin sahip olduğu, Devlet tüzel kişiliğine (Bakanlıklara) bağlı ve ayrı tüzel kişiliği bulunmıyan genel müdürlüklerin ve kuruluşların ise, taraf ehliyeti olmadığı; bunların işlemleri ile ilgili davaların bağlı bulundukları bakanlıklara karşı (veya bakanlıklar adına) açılmalarının gerektiği, buna rağmen, Bakanlıklara bağlı ve ayrı tüzel kişiliği bulunmayan genel müdürlüklere veya kuruluşlara karşı dava açılırsa; dava bu genel müdürlüklerin veya kuruluşların taraf ehliyeti (tüzel kişiliği) olmaması nedeniyle reddedilemeyeceği, çünkü, davacının amacının Devlet tüzel kişiliğini (ilgili bakanlığı) dava etmek olduğu, davacının davasını yanlış kuruluşa yöneltmekle, hasımda değil; temsilci de yanılmış olduğu görülmekle davanın İçişleri Bakanlığı'na yöneltilmesi için davacı yana süre verilmiş, yukarıdaki dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen Kayseri ... Müdürlüğü'ne tebligat çıkarılmamış, davacı tarafından davanın İçişleri Bakanlığı'na yöneltilmesi üzerine de Kayseri ... Müdürlüğü'nün yerine davalı olarak İçişleri Bakanlığı'na tebligat çıkarılmış, anılan Bakanlığı temsilen Hazine vekili duruşmalara katılmıştır.Dava dilekçesinde geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik zararları için toplam 1.000,00-TL maddi tazminat talep edilmiş olmakla; HMK'nun 31. maddesi uyarınca bu 1.000,00-TL'nın ne kadarının geçici iş göremezlik zararı için ve ne kadarının sürekli iş göremezlik zararı için talep edildiğini açıklaması için davacı vekiline tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süreye uyulmadığı taktirde dava dilekçesinde talep edilen 1.000,00-TL'ndan 500,00-TL'nın geçici iş göremezlik zararı için ve 500,00-TL'nın sürekli iş göremezlik zararı için talep edilmiş sayılacağı davacı vekiline usulünce ihtar edilmiştir. Davacı vekilince kesin süre içinde bu konuda açıklama yapılmamıştır. Mahkememizce dava dilekçesinde talep edilen 1.000,00- TL'ndan 500,00-TL'nın geçici iş göremezlik zararı için ve 500,00-TL'nın sürekli iş göremezlik zararı için talep edilmiş sayılmıştır.Taraflar arasında uyuşmazlık noktaları;█████/2022 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne oranda kusurlu olduğu, bu kaza nedeni ile davacının geçici ve sürekli iş göremezlik zararı ve manevi zararı bulunup bulunmadığı, varsa davalıların bu zarardan sorumlu olup olmadığı, davalı T.C. ... vekilinin ve davalı sigorta şirketi vekilinin yetki ilk itirazının, yine davalı T.C. ... vekilinin zaman aşımı ve husumet itirazının, davalı sigorta şirketinin KTK'nun 97. maddesi uyarınca dava şartı yokluğuna ilişkin itirazının kabul edilebilir olup olmadığı konularında toplanmaktadır.Yetki ilk itirazının değerlendirmesinde;Davalı sigorta şirketi vekili yasal süresi içinde yetki ilk itirazında bulunmuştur.6100 Sayılı HMK 'nun 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır.Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir" hükmü yer almaktadır.Uyuşmazlık Karayolları Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinden kaynaklandığından ve bu sigorta türü 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinde düzenlendiğinden diğer bir yetki kuralı da bu yasada yer almakta olup, "Motorlu araç kazalardan dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortacının merkez veya şubesinin, veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinin birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir" hükmü ile sigortanın merkez ve şubeleri, sigorta sözleşmesini yapan acente veya kazanın meydana geldiği yerin yetkili kabul edilmesine, Aynı hüküm ZMSS genel şartlarının C.7. maddesinde de tekrar niteliğinde yer almaktadır.Somut olayda olduğu üzere bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacı bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir. (aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████/2013 tarih █████████ Esas ██████████ Karar)Dava konusu uyuşmazlıkta haksız fiile ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde yer alan haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi kuralı dikkate alındığında; dava dilekçesine, trafik kaza tespit tutanağına ve dosyamız içindeki diğer kayıtlara göre davacının yerleşim yeri Kayseri'dir ve yine davaya konu trafik kazası Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, Kayabaşı Mahallesi'nde gerçekleşmiştir. Buna göre yetkili mahkememiz yetkilidir. Dolayısıyla yukarıda anlatılan yasal hükümlere ve kanunda belirlenen yetki kurallarına göre: davacının yerleşim yeri yetki kuralına göre ve kazanın meydana geldiği yer bir başka deyişle haksız fiilin meydana geldiği yer kuralına göre mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmış ve davalı ... A.Ş.'nin yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir.KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir."Somut uyuşmazlıkta, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesiyle sigortalı olduğundan eldeki davada davacının, davalı sigorta şirketine başvurduğu ve burada hasar dosyasının açıldığı, dolayısıyla davacının yasada öngörülen sigortaya başvuru koşulunu yerine getirdiği sonucuna ulaşılmıştır.Zorunlu arabuluculuk dava şartının değerlendirmesinde;Dava dosyası kapsamında mevcut arabuluculuk tutanaklarının incelenmesinde davada, davacı tarafın davalılar yönünden arabuluculuğa başvurduğu ve anlaşamadıklarına dair son tutanakların düzenlendiği görülmüştür.Zamanaşımı def'inin değerlendirmesinde;Davalı T.C. ... vekili cevap dilekçesinde zaman aşımı def'inde bulunmuştur.2918 sayılı KTK'nun 109/1-4 maddeleri gereğince, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza günüden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar.Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğredikleri günden başlayarak 2 yılda zamanaşımına uğrar."TBK'nun 154/2. maddesi hükmüne göre "alacaklı, dava veya defi yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa" zamanaşımı kesilir. Aynı Kanun'un 156/1. maddesi hükmü gereğince, "zamanaşamının kesilmesiyle, yeni bir süre işlemeye başlar."2918 sayılı KTK'nun 109. maddesinin 1. fıkrasında haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinin, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı düzenlenirken, 2. fıkrasında ise, davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş olması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde geçerli olacağı hüküm altına alınmıştır. 2918 sayılı kanunun anılan hükmünün gözden kaçırılmaması gereken yönü, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin sadece eylemin ceza kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır. Sözkonusu yasa hükmü, ceza zamanaşımı uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte bunun dışında fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır.Açıklanan hukuksal durum ve ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; trafik kaza tarihi, dava tarihi ve KTK'nun 109. maddesi hükmü birlikte değerlendirildiğinde davanın 2918 sayılı KTK'nun 109. maddesi uyarınca zaman aşımı süresi içinde dava açılmış bulunmasına göre davalı T.C. ...'nın zamanaşımı süresi ile ilgili savunmalarının ve zamanaşımı def'inin yersiz olduğu değerlendirilmiştir.Husumet itirazı yönünden yapılan değerlendirmede;Kayseri ... Müdürlüğü adına kayıtlı aracın karıştığı trafik kazası nedeni ile eldeki tazminat davasının Kayseri ... Müdürlüğü'ne izafeten ... aleyhine davanın açıldığı görülmekle davalı ... vekilinin husumet itirazının yersiz olduğu değerlendirilerek reddine karar verilmiştir.Belirsiz alacak davası açılıp açılamayacağı yönünden yapılan değerlendirmesinde;Dava dosyası trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.İsviçre ve Alman Hukukunda yer alan "belirsiz alacak davası", 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Hukukumuza kazandırılmıştır. 6100 sayılı HMK'nin 107/I. maddesi "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir" hükmünü içermektedir. Madde hükmünden de anlaşıldığı üzere Belirsiz alacak davası davacının, davada talep edeceği miktarı veya değeri tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin objektif şekilde imkânsız olması ya da bunun kendisinden beklenememesi halinde mümkündür. Davacı dava tarihinde davanın miktarını tam ve kesin olarak biliyorsa veya bunu bilebilecek durumda ise, belirsiz alacak davası açılamaz.Sorun, davacının alacağını tam ve kesin olarak belirleyebilecek bir durumda olması halinde alacağının tahsili için kısmi dava açmasının mümkün olup olmadığında toplanmaktadır.Davacının aynı hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağının veya hakkının tümünü değil, belirli bir kısmını talep ederek açtığı davaya kısmi dava denir. Diğer bir ifadeyle, bir alacak hakkında daha fazla miktar için tam dava açma imkanı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve bu alacağın şimdilik bir kısmının dava edilmesi gerekir (Yargıtay HGK █████/2012 gün, 2012/9-838 Esas 715 Karar sayılı ilamı, Kuru/Arslan/Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 22. Bası,s.286; Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku, 12. Bası, s.320).Kısmi dava, 6100 Sayılı HMK'nun 109. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin 1.fıkrasında "Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir" hükmüne, 2.fıkrasında ise; "Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz" hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, kısmi dava açılabilmesi için;a-Talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olması,b-Talep konusunun miktarının taraflar arasında tartışmalı bulunması veya açıkça belirli olmaması gerekir.Şayet, talep konusu taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirlenebilir ise kısmi dava açılamayacaktır. Diğer bir anlatımla; talep konusunun miktarı taraflar arasında "tartışmasız" ise veya taraflar arasında miktar veya parasal tutar bakımından bir tartışma olmakla beraber, tarafların anlaşmasına gerek kalmaksızın, objektif olarak talep konusunun miktarı herkesçe anlaşılabilecek şekilde "belirli" ise, o talep sonucunun sadece bir kısmı dava edilemez. Bu gibi hallerde, kısmi davanın yasaklanmasının sebebi, davacının kısmi dava açmakta hukuki yarar bulunmadığının kabul edilmesidir. Davacının alacağını, küçük parçalara bölüp her biri için ayrı ayrı dava açmasında hukuki yarar değil; aksine, dava hakkının kötüye kullanılması söz konusudur (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, s.319-320).Talep konusu açıkça taraflar arasında tartışmalıysa ya da açıkça belirli değilse açılan belirsiz alacak davasında davacının hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir. Açılmış olan bir davada alacağın taraflar arasında tartışmalı olup olmadığı ya da açıkça belirli olup olmadığı davalının davaya vereceği cevapla anlaşılabilir. Nihayet hakim, ön inceleme aşamasında bu hususu tespit edebilir. Şayet, davalı davaya cevabında alacağı tartışmalı hale getirmişse artık, açılmış olan belirsiz alacak davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmeyip işin esası hakkında hüküm kurulması gerekir (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası,s.320-321).Kısmî dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerekli olup, açılan davanın kısmî dava olduğunun dava dilekçesinde açıkça yazılması gerekmez. Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının alacağının daha fazla olduğu anlaşılıyor ve istem bölümünde "fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması” ya da “alacağın şimdilik şu kadarını dava ediyorum” şeklinde bir ifadeye yer verilmiş ise bu husus, davanın kısmî dava olarak kabulü için yeterli sayılmaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 02.04.2003 tarihli ve 2003/4-260 Esas, ████████ Karar sayılı kararı; Pekcanıtez, Hakan: Medeni Usul Hukuku, C. II, 15. Baskı, İstanbul 2017, s. 1000).35. Aynı hususlar Hukuk Genel Kurulunun 22.11.2022 tarihli ve 2021/9-660 Esas, █████████ Karar; 07.07.2021 tarihli ve 2021/(22)9-485 Esas, ████████ Karar; 02.03.2016 tarihli ve ███████-439 Esas, ████████ Karar sayılı kararlarında da benimsenmiştir.Somut olayda da; davalılar cevap dilekçesinde davanın reddini istemiştir. Davalıların davaya cevap dilekçelerinden de anlaşılmaktadır ki; davacının alacağı taraflar arasında tartışmalı hale gelmiştir. Tüm bu açıklanan maddi ve hukuki olgular ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacının belirsiz alacak davası açmalarında hukuki yararları vardır ve belirsiz alacak davası şeklinde dava açmaları hukuken mümkündür.Kusur durumunun değerlendirmesinde;█████/2022 günü saat 19.00 sıralarında davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki 38 ... plaka sayılı polis aracı ile Kayabaşı Parkı istikametine doğru seyir halinde iken olay mahalline geldiği sırada aracının sol kısımları ile istikametine göre solundan ana yolu takiben düz seyirle gelen dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki 38 ... plaka sayılı aracın ön kısımlarının çarpışması sonucu dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.Olay mahalli yerleşim yeri içi, iki şeritli bölünmüş yol, 10 m genişliğinde, olay mahalli azami hız limiti 50 km/h, zemin asfalt, yol yüzeyi kuru, hava açık, vakit gece, aydınlatma var, ışıklı/sesli işaret yok, yatayda düz, düşeyde eğimsiz yol güzergahı ve dört yönlü kavşak olduğu, 38 ... plaka sayılı aracın seyir istikametine hitap eden "Dur" levhasının olduğu, 38 ... plaka sayılı araca ait çarpma öncesi toplam 10 metre fren izi bulunduğu belirtilmiştir.Davalı sürücü ... ifadesinde; "...Sürücü ...'ın, █████/2022 günü saat 18.30 sıralarında sevk ve idaresindeki yanında ekip arkadaşı Ergün Fakılı'nın bulunduğu Kocasinan Ekipler Amirliği'ne ait resmi araç ile Kayabaşı Mahallesi 621. Sokağı takiben devriye görevi yaptıklarını kavşağı kontrol ettiğini, sol tarafından uzaktan bir aracın geldiğini gördüğün uzak olduğunu düşünerek 1. vitese atarak girdiğinde aracın birden teklemeye başladığını gaz vermediğini, sol taraflarından gelen aracın sol yan kısımlarına çarptığını, ..." şeklinde beyanda bulunmuştur.Dava dışı sürücü ... ifadesinde; "...olay günü ve saatlerinde sevk ve idaresindeki şahin marka aracı ile 621. Sokağı takiben Fevzioğlu Mahallesi istikametine kanal boyunda seyrine göre sağından tali yoldan gelen polis aracının çıktığı duramayarak çarptığını, polis aracındaki görevlilerin araçlarının arızalı olduğunu söylediklerini ..." şeklinde beyanda bulunmuştur.Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasısı içerisinde mevcut █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda davalı sürücü ...'ın KTK'nun 57. maddesini ihlal ettiği, dava dışı sürücü ...'ın aynı Kanun'un 52. maddesini ihlal ettiği belirtilmiştir.Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nca düzenlenen █████/2024 tarihli raporda özetle; "Tüm dosya kapsamı, dava dilekçesi, kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokisi, CD'de mevcut kaza anı görüntüleri, bilirkişi raporu, fotoğraflar, itirazlar, sürücü beyanı incelendiğinde kazanın yukarıda açıklandığı biçimde gerçekleştiği, mevcut verilere göre; davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki polis aracı ile meskun mahalde bölünmüş yolu takiben seyrederek geldiği olay mahalli kavşakta seyir istikametine hitap eden "Dur" levhasını dikkate alarak kavşak başında durup ilk geçiş hakkını solundan ana yolu takibe düz seyirle gelen sürücü idaresindeki araca vermesi gerekirken bu kurala riayet etmediği anlaşılmakla, meydana gelen olayda asli kusurludur. Dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki aracı ile meskun mahalde bölünmüş yolu takiben seyrederek geldiği olay mahalli kavşağa hız azaltarak yaklaşmadığı, sağından kavşağa giriş yapan sürücü idaresindeki polis aracına karşı zamanında etkin tedbir almadığı olayda tali kusurludur. Sonuç olarak davalı sürücü ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu" belirtilmiştir.Bu rapor, dosya kapsamındaki trafik kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, tanık anlatımları, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası, Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası, ceza dosyasından alınan █████/2024 tarihli raporu ile diğer deliller ve olayla uyumlu, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.Mütefarik kusura ilişkin değerlendirmede;6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır.Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (Kılıçoğlu, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418)Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığında, davacıların müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.Dosya kapsamında bulunan trafik kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, tanık anlatımları, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası, Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası, ceza dosyasından alınan █████/2024 tarihli raporu ile diğer deliller dikkate alındığında davacının mütefarik kusurlu sayılmasını gerektirici delil bulunmadığı değerlendirilmiştir.Geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik zararına ilişkin değerlendirmede;Yargıtay uygulamalarına göre, maluliyet raporu adli tıp uzmanları tarafından düzenlenmeli ve maluliyet oranı kaza tarihindeki mevzuata uygun olarak belirlenmelidir."Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan" başlığı altında düzenlenen TBK'nun 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; █████/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, █████/2008 ila █████/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne, İşlemleri Yönetmeliği'ne, █████/2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, █████/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri, yaralananın çocuk olması halinde ise █████/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir.Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nca düzenlenen █████/2024 tarihli raporda özetle, Tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek kaydedilen bilgi ve bulgular Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında birlikte değerlendirildiğinde, ...'ın █████/2022 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen yumuşak doku yaralanması nedeniyle bir (1) hafta süreyle iş göremezlik halinde kaldığı(tıbbi iyileşme süresinin bir hafta olduğu), tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının %0 (yüzde sıfır) olduğu, vücudunda tespit edilen yara (nedbe/skar) izlerinin kalıcı olduğu, sabit iz (estetik kusur) niteliğinde olduğu belirtilmiştir.Eldeki davada, mahkememizce, usulüne uygun teşekkül ettirilmiş olan Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınmış olan █████/2024 tarihli "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" kapsamında alınmış olan rapor mevzuata uygun kuruluşlardan ve maluliyet yönünden mevzuata uygun yönetmelik uygulanarak alınmış, olup maluliyet raporunun usul ve yasaya aykırı olup, hüküm vermeye yeterli olmadığı yönündeki davalı tarafının itirazları yerinde görülmemiştir. Bu rapor, dosya kapsamındaki delillerle örtüştüğü, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmiş ve bu rapor mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.Davacı vekili Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın █████/2024 tarihli raporuna itiraz etmiş, bu rapor ile Kayseri Şehir Hastanesi'nin düzenlediği █████/2022 tarihli rapor arasında çelişki bulunduğunu ileri sürerek Adli Tıp Kurumundan yeniden iş göremezlik raporu aldırılmasını istemiştir. Davacı tarafından sunulan Kayseri Şehir Hastanesi'nce düzenlenen █████/2022 tarihli "Erişkinler İçin Terör Kaza Ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu" incelendiğinde bu raporun Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak düzenlenmediği, bu raporun engel durumuna göre kişinin çalıştırılamayacağı işlerin ve kişinin kullanması gerekli özel tertibatlı araçlara ihtiyacının olup olmadığını tespit amaçlı olduğu, yerleşik yargıtay uygulamalarında aranılan ve istenilen hususları içermediği, bu nedenle de mahkememizce Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan rapor ile arasında çelişki olduğunun kabul edilemeyeceği, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilimdalı Başkanlığı'nın █████/2024 tarihli raporun içeriği, dosya kapsamına celp olunan tedavi evrak ve grafileri, yaralanmanın mahiyeti dikkate alındığında Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilimdalı Başkanlığı'nın █████/2024 tarihli raporunun somut olaya uygun olduğu değerlendirilmiş ve davacı vekilinin █████/2024 tarihli dilekçe içeriği, dosya kapsamı ve HMK'nun 30. maddesi hükmüne göre davacı vekilinin Adli Tıp Kurumu'ndan yeniden maluliyet rapor aldırılması isteminin reddine karar verilmiştir.Aktüer bilirkişi raporuna ilişkin değerlendirmede;Mahkememizce görevlendirilen Aktüer Bilirkişi ... tarafından düzenlenen █████/2024 tarihli raporda özetle; "Davacının sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı, geçici iş göremezlik zararının 2.968,97-TL olduğu söz konusu zararın davalı sigorta şirketleri tarafından temin edilen zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limitleri (kaza tarihi itibariyle 1.000.000,00-TL) kapsamında kaldığı, dava dilekçesinde kusuru dayanılmaması sebebiyle davalıların söz konusu zararın tamamından kusuru nispetinde diğer zarar sorumlularına rücu hakkı saklı kalmak kayıyla sorumlu olduğu" belirtilmiştir.Anayasa Mahkemesi'nin █████/2020 tarihli, ███████ Esas ve ███████ Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK'nun 90. ve 92. maddelerinde "Genel Şartlara" atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar █████/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nce zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████/2020 tarihli, █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamı).Yukarıda sözü edilen tüm nedenlerden ötürü aktüer bilirkişinin raporundaki hesaplama yönteminin Yargıtay'ın istikrar kazanmış yerleşik uygulamaları doğrultusunda olduğu dikkate alınarak davalıların aksine itirazlarına itibar edilmemiştir. Aktüer Bilirkişi ... tarafından düzenlenen █████/2024 tarihli rapor, dosya kapsamıyla örtüştüğü ve mevcut yargı ve mevzuat uygulamasına uygun olduğu değerlendirilmiştir.Davacının talep arttırım istemi;Davacı vekili █████/2024 tarihli talep arttırım dilekçesiyle; "... Dosyaya sunulan tüm bilirkişi raporlarındaki aleyhe olan hususlarını kabul etmemekle birlikte, dava dilekçemizde müvekkilin geçici iş göremezlik tazminatı alacağı HMK'nun 107/1. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığından, bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerini aşağıda gösterildiği şekilde arttırma zarureti hasıl olmuştur. Şöyle ki; dava dilekçemizde fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla talep ettiğimiz 500,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı alacağımızı 1.726,72-TL artırarak 2.226,72-TL üzerinden eksik harcı tamamlıyoruz. ( kusur oranları dikkate alınarak talep edilmiştir.) İşbu davamız geçici iş göremezlik tazminatı alacağı yönünden belirsiz alacak davası olduğuna göre, bu davanın açılması ile doğacak olan maddi ve şekli hukuk sonuçlarının (zamanaşımının kesilmesi ve diğerleri) bu dava için de geçerli olması gerekeceğinden, mahkemece talep arttırım dilekçesi verilerek arttırılan miktarlar dâhil alacakların tümüne "kaza ve başvuru tarihinden" itibaren faiz işletilmesi gerekmektedir. Yukarıda arz ve izah olunan nedenler gereğince; dava dilekçemizi tekrarla, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla bilirkişi raporu doğrultusunda talep arttırım dilekçemizin kabulüne, talep attırım dilekçesi verilen geçici iş göremezlik tazminatı alacağımıza davalılar araç sahibi ve sürücü yönünden kaza tarihinden (█████/2022) itibaren, sigorta şirketi yönünden ise sigorta limitlerini aşmamak üzere sigorta şirketine mail yolu ile başvuru yapılan tarih olan █████/2022 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile faize hükmedilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen olmak üzere tahsiline, neticeten de haklı davamızın kabulüne karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. ..." şeklinde beyanda bulunmuştur.Davacı vekili talep arttırım dilekçesi ile birlikte ilgili tamamlama harcını da yatırmıştır. Bu dilekçe, davalılara usulünce tebliğ edilmiştir.Davalıların sorumluluğuna ilişkin değerlendirmede;Bilindiği üzere; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1. maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; 85/son. maddesinde ise, "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiştir. Yine, aynı sorumluluk olgusu Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de benzer düzenlemeye yer verilmiştir.Dosya kapsamına göre davalı ... Anonim Şirketi'nin kazaya neden olan 38 ... plaka sayılı aracın ZMMS sigortacı olduğundan ZMMS poliçesi nedeniyle, davalı T.C. ... (Kayseri ... Müdürlüğü)'nın kazaya neden olan 38 ... plaka sayılı aracın sahibi olduğundan işleten sıfatı ile ve davalı ...'ın ise kazaya neden olan 38 ... plaka sayılı aracın sürücüsü olması nedeniyle haksız fiil hükümlerine göre meydana gelen zararlardan sorumluluğunun bulunduğu değerlendirilmiştir.Müteselsil sorumluluğu ilişkin değerlendirmede;Müteselsil sorumluluğa ilişkin hukuki sonuçlar 6098 sayılı Kanun'un 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166, 168. maddelerinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı Kanun hükümleri uyarınca müteselsil sorumluluğun hukuki sonuçları vardır.Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. (6098 sayılı Kanun 162/1) Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. (6098 sayılı Kanun 163/2)Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir. (6098 sayılı Kanun 163/1)Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur. (6098 sayılı kanun 166/1) Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır. (6098 sayılı Kanun 166/3) Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur (6098 sayılı Kanun 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez.Eldeki davada davalılar arasında müteselsil sorumluluk söz konusudur.Temerrüt tarihi yönünden yapılan değerlendirmede;Davalı sigorta şirketleri kazaya neden olan araçların ZMMS sigortacısı olup, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B 2/a maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Bu durumda, ilke olarak davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmış ise bundan 8 iş günü sonrasında, başvuru yapılmamış ise dava tarihi itibarıyla, belirlenen tazminat alacağının tamamı için anılan tarihlere uygun faiz uygulanması gerekir.Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar'ın ek 6. maddesinde tazminat ödemelerinde istenilecek belgeler düzenlenmiştir. Buna göre ölüm halinde istenilecek belgeler anılan maddede "Bedeni Zararlar - Sürekli Sakatlık:• 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu.• Hak sahibi gerçek kişiler için
: T.C kimlik no.• Kaza raporu.• Mağdura ait son 3 aylık döneme ilişkin ücret belgesi.• Hak sahibine ait banka hesap bilgileri." şeklinde sayılmıştır.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut uyuşmazlıkta dosya kapsamındaki delillere göre; davacılar vekili tarafından davacının kalma zararı için davadan önce davalı ... Anonim Şirketi'ne █████/2020 tarihli dilekçe ile başvuruda bulunulduğu, ancak davacıya ait Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporunun sunulmadığı, eksik belge ile başvuru yapıldığı celp edilen hasar dosyası örneği, yapılan yazışmalar ve dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu nedenle ... A.Ş.'nin arabuluculuk başvuru tarihi itibarı ile temerrüde düştüğü tespit edilmiş ve arabuluculuk başvuru tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline hükmedilmesi gerekmiştir.Trafik kazaları haksız fiil niteliğinde olup somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Haksız fiilin faili ihtara veya ihbara gerek olmaksızın zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylemin işlendiği tarihten itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Haksız fiil faili olan borçlu temerrüde düştüğünden artık faiz haksız fiil tarihinden itibaren ve yasal faiz istenebilir. Buna göre eldeki davada işleten ve sürücü olan diğer davalılar T.C. ... (Kayseri ... Müdürlüğü) ile ...'ın ise hükmedilen tazminatlardan trafik kaza tarihinden itibaren faizi ile birlikte sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.Faize ilişkin değerlendirmede;Dava dilekçesinde hükmedilecek maddi tazminata ticari faiz işletilmesi, hükmedilecek manevi tazminata yasal faiz işletilmesi talep edilmiş, kazaya karışan bu aracın trafik kaydında kullanım şeklinin hususi yolcu nakline ilişkin olduğu, ... Müdürlüğü emrinde polis aracı olarak kullanıldığı ve ticari araç olmadığı dikkate alınarak hükmedilen maddi tazminata ticari faiz yürütülemeyeceğinden, yasal faize hükmedilmesi gerekmiştir. Bu nedenle davada kaza yapan aracın ticari olmaması nedeniyle maddi tazminat yönünden ticari faiz isteminin yersiz olduğu değerlendirilmiştir.Dava konusu edilen manevi zarar istemlerine ilişkin değerlendirmede;█████/2022 tarihli trafik kazasında yaralanmasından dolayı davacı ... manevi tazminat talebinde bulunmuştur.Zaman itibarı ile somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinde "Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünü zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedelsel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarında da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir.6098 sayılı TBK'nun 56. hükümlerine göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. █████/1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Dosya kapsamı ve toplanan bütün delilere göre kazanın oluş şekli, kazanın oluşumunda Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nca düzenlenen █████/2024 tarihli rapora göre; davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki polis aracı ile meskun mahalde bölünmüş yolu takiben seyrederek geldiği olay mahalli kavşakta seyir istikametine hitap eden "Dur" levhasını dikkate alarak kavşak başında durup ilk geçiş hakkını solundan ana yolu takibe düz seyirle gelen sürücü idaresindeki araca vermesi gerekirken bu kurala riayet etmediği anlaşılmakla, meydana gelen olayda asli kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki aracı ile meskun mahalde bölünmüş yolu takiben seyrederek geldiği olay mahalli kavşağa hız azaltarak yaklaşmadığı, sağından kavşağa giriş yapan sürücü idaresindeki polis aracına karşı zamanında etkin tedbir almadığı olayda tali kusurlu olduğu, buna göre davalı sürücü ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu ve dava dışı sürücü ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu sonucuna varıldığı, bu kaza nedeniyle davacı ...'ın Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yapılan muayenesi sonucunda Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nca düzenlenen █████/2024 tarihli raporda özetle; sağ kulak arkasından başlayıp temporooksipitale doğru uzanan 4 cm'lik, sağ kaş mediali bitişiğinde 0,5x0,5 cm'lik ciltten kabarık cilt renginde, bunun 0,5 cm üzerinde 0,7 cm'lik ciltten hafif çökük cilt renginde cilt seviyesinde nedbe, her iki kaş ortasında 1,5x1 cm” lik ciltten kabarık cilt renginde, bunun 0,5 cm üzerinde 2x1 cm'lik ciltten kabarık cilt renginde nedbe, sol kaş mediali 2,5 cm üzerinde 1x0,5 cm'lik, sol kaş ortası 2 cm üzerinde 2x2 cm'lik ciltten kabarık cilt renginde nedbe, sol göz dış kantus 2 cm iateralinde 3 cm'lik cilt seviyesinde hiperpigmente, sol kaş mediali 5 cm üzerinde saçlı deri sınırında 1 cm'lik cilt seviyesinde hipopigmente nedbe olduğu saptandığı, tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek kaydedilen bilgi ve bulgular Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında birlikte değerlendirildiğinde, davacı ...'ın █████/2022 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen yumuşak doku yaralanması nedeniyle bir (1) hafta süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi iyileşme süresinin bir hafta olduğu), tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının %0 (yüzde sıfır) olduğu, vücudunda tespit edilen yara (nedbe/skar) izlerinin kalıcı olduğu, sabit iz (estetik kusur) niteliğinde olduğunun belirlendiği, bu nedenle davacının 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinin 2. fıkrası uyarınca manevi tazminat talep etmekte haklı olduğu kanaatine varılmıştır. Bu olay nedeniyle davacının yaralanması ve yüzünde sabit iz (estetik kusur) niteliğinde yara olduğu, davacının yaşı, olaydaki kusur durumu, davacının kusurunun olmaması, davacının duyduğu elem ve üzüntüler, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihine göre paranın alım gücü ve hakkaniyet ilkeleri, TBK'nun 56. maddesinin hükmü ve az yukarıda sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı bir arada değerlendirildiğinde davacının manevi tazminat talebinde haklı olduğu değerlendirilmiş ve meydana gelen trafik kazasının oluş şekli, olay tarihi, kazanın oluşumundaki kusur durumu, bu kaza neticesinde davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 50.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar T.C. ... (Kayseri ... Müdürlüğü) ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, sübut bulmaması nedeniyle davacının davalılar T.C. ... (Kayseri ... Müdürlüğü) ile ... hakkındaki fazlaya ilişkin manevi tazminata ilişkin isteminin reddine karar vermek gerektiği kanaati oluşmuştur.Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;Dosya kapsamı ve toplanan bütün delilere göre kazanın oluş şekli, kazanın oluşumunda Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan alınan █████/2024 tarihli kusur raporu, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan █████/2024 tarihli iş göremezlik raporu ile Aktüer Bilirkişi ... tarafından düzenlenen dikkate alınarak davacının geçici iş görememezlik zararına ilişkin maddi tazminat davasının kabulü ile 2.226,72-TL'nin davalı ... A.Ş.'nin ZMMS poliçesinin sağlık/ tedavi giderleri limitinden karşılanması temerrüt tarihi olan arabuluculuk tarihi █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olması, davalılar T.C. ... (Kayseri ... Müdürlüğü) ile ...'ın ise trafik kaza tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmaları koşulu ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının hükmedilen tazminata ticari faiz işletilmesi ve davalı ... A.Ş. yönünden █████/2022 tarihinden itibaren faiz işletilmesi istemlerinin reddine, davacının sürekli iş göremezlik zararına ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 50.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar T.C. ... (Kayseri ... Müdürlüğü) ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, sübut bulmadığından dolayı davacının davalılar T.C. ... (Kayseri ... Müdürlüğü) ile ... hakkındaki fazlaya ilişkin manevi tazminata ilişkin isteminin reddine karar verilmesi gerektiği yönünde vicdani kanaat ve görüşe varılmıştır.Vekalet ücreti taktiri sırasında yapılan değerlendirmede;Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2. maddesinde "Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." hükmü yer almaktadır. Bu husus dikkate alınmak suretiyle ret edilen talep yönünden vekalet ücretine hükmedilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının geçici iş görememezlik zararına ilişkin maddi tazminat davasının KABULÜ ile 2.226,72-TL'nin davalı ... A.Ş.'nin ZMMS poliçesinin sağlık/ tedavi giderleri limitinden karşılanması temerrüt tarihi olan arabuluculuk tarihi █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olması, davalılar T.C. ... (Kayseri ... Müdürlüğü) ile ...'ın ise trafik kaza tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmaları koşulu ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,2-Davacının hükmedilen tazminata ticari faiz işletilmesi ve davalı ... A.Ş. yönünden █████/2022 tarihinden itibaren faiz işletilmesi istemlerinin reddine,3-Davacının sürekli iş göremezlik zararına ilişkin maddi tazminat isteminin REDDİNE,4-Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 50.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar T.C. ... (Kayseri ... Müdürlüğü) ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,5-Davacının davalılar T.C. ... (Kayseri ... Müdürlüğü) ile ... hakkındaki fazlaya ilişkin manevi tazminata ilişkin isteminin REDDİNE,6-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; maddi tazminat yönünden alınması gereken 427,60TL nispi karar ve ilam harcından davacıdan peşin olarak alınan 344,97-TL harç ile tamamlama harcı olarak alınan 29,00-TL harç olmak üzere alınan toplam 373,97-TL harçtan mahsubu ile bakiye 53,63-TL harcın davalılardan T.C. ... muaf olduğundan diğer davalılar ... A.Ş. ve ...'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,7-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; hükmedilen manevi tazminat yönünden alınması gereken 3.415,50-TL karar ve ilam harcının davalılardan T.C. ... muaf olduğundan diğer davalı ...'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) kabul ve ret oranına göre 2.613,21-TL'nın davalılardan, bakiye 586,79-TL'nın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,9-Davacı tarafça yatırılan 179,90-TL başvurma harcı, peşin harç 344,97-TL, tamamlama harcı 29,00-TL olmak üzere toplam 553,87-TL harcın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,10-Davacı tarafından maddi tazminat davası yönünden yapılan 198,00-TL e-tebligat, 2,00-TL KEP gideri, 460,00-TL posta ve müzekkere masrafı, 521,00-TL tebligat gideri, 3.375,00-TL Adli Tıp Kurumu fatura bedeli, 2.489,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.045,00-TL yargılama giderinden davanın kabul ret oranına göre belirlenen 5.753,15-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,11-Davacı tarafça manevi tazminat davası yönünden ayrıca yapılan yargılama giderine rastlanmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,12-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,13-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,14-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2. maddesi gereğince hesap ve taktir olunan2.226,72-TL nispi vekalet ücretinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,15-Davalılar T.C. ... (Kayseri ... Müdürlüğü) ile ... A.Ş. kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden davacının maddi tazminat davasının reddine karar verilen kısmı nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'nin 3/2. ve 13/2. maddesi gereğince hesap ve taktir olunan 500,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,16-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılar T.C. ... (Kayseri ... Müdürlüğü) ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,17-Davacı tarafın manevi tazminat talebinin reddedilen kısmı nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunanA.A.Ü.T.'nin 10/2. maddesi gereğince hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı T.C ... (Kayseri ... Müdürlüğü)'na verilmesine,18-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden maddi ve manevi tazminat davalarının reddine karar verilen kısımları yönünden lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,19-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,Dair, davacı vekilinin, davalı T.C. ... vekilinin ve davalı ...'ın yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2024Katip ***E-imzalıdırHakim ***E-imzalıdır