Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin, nakliyat hizmeti faturalarından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla açılan itirazın iptali davasında, ödenen miktarlar ve üçüncü kişiye yapılan ödemeler üzerine ilk derece mahkemesi ret kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bir nakliye firması sahibinin (davacı) ödenmeyen hizmet faturaları nedeniyle bir müşteriye (davalı) karşı başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesinin davalının ileri sürdüğü ödemelerin davacı tarafından yetkisiz kabul edilen kişilerce alındığı veya imza tutarsızlıkları olduğu iddialarına rağmen borcun kalmadığına hükmederek davayı reddetmesi üzerine, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ
:█████/2021DAVANIN KONUSU
:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)GEREKÇELİ KARARYAZIM TARİHİ
:█████/2025İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
:Davacı vekili, davacının, ... Nakliyat firmasının sahibi olup söz konusu firmanın, şehiriçi ve şehirler arası nakliyat faaliyetlerinde bulunduğunu, davacı ile davalı arasında nakliyat faaliyetlerine ilişkin olarak ticari faaliyetler gerçekleştirildiğini, davalı tarafça cari hesap ekstresi ve ekstreye bağlı fatura borçlarının tamamının ödenmemesi nedeniyle Denizli 5.İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyası ile davalı aleyhine icra takibine geçildiğini, söz konusu faturaların Denizli 5.İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyasına sunulduğunu ve faturaların toplam değerinin 65.136,00 TL olduğunu, söz konusu borcun 38.020,00-TL'lik kısmının davalı tarafça ödendiğini ve bu hususta uyuşmazlık bulunmadığını, geriye kalan bakiye olan 27.116,00 TL'nin davalı tarafından ödenmediğini, ödenmeyen kısım için Denizli 5.İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyası ile davalı aleyhine icra takibine geçildiğini ve davalı tarafça yapılan itiraz nedeniyle takibin durduğunu beyanla, Denizli 5.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki yetki ve borca itirazın iptali ile, takibin asıl alacak ve faiziyle birlikte tüm ferileri yönünden devamına, haksız ve kötü niyetle takibe itiraz eden davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davalı vekili, zamanaşımı ve yetki itirazında bulunmuş ayrıca icra dosyasında yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, takibin dayanağı olarak ödeme emri üzerinde cari hesap ekstresi ibaresi yer alsa da davalıya tebliğ edilen ödeme emrinin eki niteliğinde ne cari hesap ekstresi ne de başkaca bir evrak bulunmadığını, gelen tebligatın hangi ticari ilişkiye ilişkin olduğu konusunda belirsizlik doğduğunu, davalının davacıya hiçbir borcunun bulunmadığını, davacı ile davalı arasında nakliyat faaliyetlerine ilişkin ticari ilişkinin gerçekleştiğini ve davalı tarafça ödemelerin bir kısmının banka üzerinden, bir kısmı elden ödeme karşılığında makbuz almak sureti ile ve bir kısmı da çek, senet gibi ödeme araçlarıyla ödendiğini belirterek davanın reddi ile, davacının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "davacı tarafından davalıya kesilen 14 adet fatura 65.136,00 TL tutarındaki faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının ticari defterlerinde kayıt altına aldığı 38.020,00 TL ödemenin davalının sunduğu ödemeler ile uyumlu olduğu, bununla birlikte, tarafların kayıtları arasındaki farkın, davalının ödeme belgesi olarak dosyaya sunduğu 36.035,00 TL tutarındaki bir kısım belgelerin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Davacı taraf davalının ibraz ettiği ödemeye ilişkin para makbuzlarına itiraz etmiş ise de; bir kısım para makbuzunda davacının eşi ...'ın imzasının bulunduğu görülmüş, davacı eşinin kendisinin sigortalı çalışanı olmadığını, para tahsil etmeye yetkisi olmadığını iddia etmiş ise de, taraflar arasındaki ticarete konu alışverişe ilişkin sevk irsaliyelerinde "... Nakliyat" yazdığı, yine davalının dayandığı, ...'ın imzası bulunan para makbuzlarında da ödemenin "Sayın ... Nakliyat ... " şeklinde yapıldığı, yine bir kısım para makbuzlarında ... isim ve imzasının bulunduğu, bu kişinin davacının bordrolu çalışanı olduğu hususunda ihtilaf bulunmamakla birlikte imzalara yönelik de herhangi bir itiraz bulunmadığından, sunulan ödeme belgelerine göre toplam 31.035,00 TL tutarındaki ödemenin(... isimli kişiye ödenen 5.000,00 TL senet dikkate alınmamıştır) davalı tarafından davacıya yapıldığı, dolayısıyla yapılan bu ödemeye göre davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı, davanın reddi" şeklinde karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Nakliyat firmasının sahibi olduğunu, █████/2019 tarihli █████/2019 vadeli senede ilişkin ödemeyi ...'in teslim aldığını, ...'in müvekkilinin çalışanı olmadığını, █████/2019 tarihli, █████/2019 tarihli , █████/2019 tarihli çeklerde yer alan imzaların birbirlerinden farklı olduğunu, para makbuzlarında yer alan ve ...'a ait olduğu söylenen imzalarında birbirinden farklı olduğunu, ...'ın davacının çalışanı olmadığını,bu nedenle ...'a yapılan ödemelerin müvekkilinin alacağından düşülmesinin hatalı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:Dava, cari hesaba dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir.Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Taraflar arasında takibe konu alacağın ödenip ödenmediği ihtilaflıdır.Ödemelerin davacıya veya davacının tahsil için yetkilendirdiği kişiye yapılması gerekmektedir. Davacının eşine veya davacı dışındaki kişilerin hesabına yapılan ödemelerin davacıya yapılmış sayılması kabul edilemez ( bknz Yargıtay 19 HD'nin 02.07.2018 tarihli ████████ Esas █████████ Karar sayılı emsal ilamı).Dosyada alınan bilirkişi raporlarında ise; davalı tarafından yapılan ödemelerin bir kısmının davacının eşi ... imzalı makbuz ile, bir kısmının ...'a verilen çekler ile yapıldığı, bir kısmının ise davacının çalışanı ... imzalı makbuzlar ile yapıldığı tespiti bulunmaktadır.Bu noktada davalı, davacının tüm işlerinin, davacının eşi ... tarafından yürütüldüğünü iddia etmesine rağmen, mahkemece bu kişilerin tahsile yetkili kişiler olup olmadığı, davacının işlerinin ... tarafından yürütülüp yürütülmediği incelenmeden eksik inceleme ile yukarıda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.Mahkemece öncelikle; █████/2021 tarihli raporda belirtilen █████/2020,█████/2019, ve █████/2020 keşide tarihli çeklerin ilgili bankalardan arkalı önlü görüntüleri istenilerek ve bu çeklerin bankaya ibraz edilip edilmediği, ödenip ödenmediği, ödendi ise kime ödeme yapıldığına ilişkin belgeler getirtilmeli, ...'ın daha önce başkaca imzaladığı belgelerin davacı tarafından benimsenip, davacı defterlerine kayıt edilip edilmediği tespit edilmeli, bu şahsın davacıyı temsile yetkili olup olmadığı hususlarında tarafların delilleri de açıklattırılarak, davacının ticari defterleri bu yönden incelenmeli, yine makbuz koçanlarının davacıya ait olmadığına ilişkin bir iddia bulunmamakla, dosyadaki makbuz koçanlarının davalı elinde bulunduğu hususu değerlendirilmeli, gerekirse bu hususta taraflar isticvap edilmeli, bilirkişi incelemesi yapılmalı ve █████/2021 tarihli raporda belirtilen ...'a ait imzalı belgelerdeki imzaların ... elinden çıkıp çıkmadığı hususunda araştırma yapılmalıdır.Bu araştırmalar yapılıp, sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yukarıda yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi....