Danıştay 8. Dairesi, yatılı ortaokulda öğretmenin öğrenciye cinsel istismarı nedeniyle Milli Eğitim Bakanlığını hizmet kusurlu bularak manevi tazminat ödemesine hükmeden kararı onadı.
Özet: Bir öğrencinin okulda öğretmeni tarafından cinsel istismara maruz bırakılması olayı üzerine açılan manevi tazminat davasında, davalı idarenin öğrencinin bakım ve gözetim sorumluluğunu yerine getirmeyerek hizmet kusuru işlediği gerekçesiyle mağdur çocuğa ve ailesine toplam 310.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmeden idare ve bölge idare mahkemesi kararı, idarenin öğretmenin kişisel kusurunun bulunduğu ve kendisinin sorumlu tutulamayacağı yönündeki temyiz itirazlarının Danıştay tarafından reddedilmesiyle onanmıştır.
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Bakanlığı
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR)
: Kendi Adlarına Asaleten, ... adına velayeten;
1- ...
2- ...
VEKİLLERİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacılar tarafından, Van ili, ... ilçesi, ... Yatılı Bölge Ortaokulu'nda öğrenci olan çocukları B.Ç'nin, öğretmeni M.S tarafından cinsel istismara maruz bırakıldığı, bakım ve gözetim sorumluluğu olan davalı idarenin istismarı önleyemeyerek küçüğü cinsel eylemlerden koruyamadığı gerekçe gösterilerek olay nedeniyle duyulan elem ve ızdıraba karşılık B.Ç için 250.000,00 TL manevi, baba ... için 30.000,00 TL manevi, anne ... için 30.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 310.000,00 TL manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; öğretmen M.S'nin öğrencisi konumunda bulunan B.Ç'yi cinsel istismara maruz bıraktığının Ceza Mahkemesi kararı ile sabit olduğu, öğretmenlik görevini yerine getiren kişi tarafından öğrenci konumunda bulunan davacının cinsel yönden istismar edilmesinde davalı idarenin bakım ve gözetim yükümlülüğüne uymadığı ve Devletin, davacıyı (küçüğü) istismardan koruyamadığı anlaşıldığından, sağlanan eğitim hizmetinin işleyişinde davalı idarenin kusurlu olduğu kanaatine varılarak, olayın oluş şekli, davacının yaşı, ülkemizin uluslararası taahhütleri, toplumuzun kendine özgü niteliği dikkate alındığında, taleple bağlı kalınarak davacılardan mağdur B.Ç için 250.000,00 TL, baba ... için 30.000,00 TL, anne ... için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 310.000,00 TL manevi tazminatın davalı idare tarafından davacıların davalı idareye başvurduğu █████/2020 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından, şahsın Milli Eğitim Bakanlığı eğitim ve öğretim faaliyetinin sevk ve idaresinden bağımsız olarak yürüttüğü kişisellik unsuru bariz bir film izleme olayı neticesinde oluşan üzücü durumun müeyyidesinin Bakanlığa yüklenmek istenmesinin hak ve nesafet ölçüleriyle örtüşmediği, gerek öğretide gerekse de yargısal kararlarda personelin kişisel eylem ve davranışlarının idari eylem veya işlem sayılmadığı, kişisel kusura dayanan davaların inceleme yerinin adli yargı olduğu, davanın hasmının da eylemi gerçekleştiren kişinin kendisi olduğu, dolayısıyla yaşanan olayda idarenin hizmet kusuru bulunmadığı belirtilerek istinaf kararının bozulması istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
:
X- Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlamaktadır. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve varsa idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri hak ihlallerinin bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği, zararlı sonuca etkisi ve idarenin sorumluluk sebebi gözetilerek hakkaniyetli ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.
Buna göre, manevi tazminat takdir edilirken, davacı(lar) yönünden, manevi tatmin duygusunu sağlamaya yetecek, zarara yol açan idari faaliyet sonucu duyulan elem ve ızdırabın kişi üzerindeki etki ve ağırlığını karşılayacak düzeyde olmasına; özendirici ve zenginleşmeye yol açacak miktarda olmayacak makul bir seviyede olmasına dikkat edilmesi gerektiği açıktır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında, davalı idare aleyhine hükmedilen tutarın ölçülü ve zenginleşmesine imkan tanınmayacak oranda belirlenmediği, dolayısıyla istinaf kararında hükmedilen manevi tazminat tutarının dava konusu olay için yüksek belirlendiği, istinafça hakkaniyetli ve makul bir tutarın belirlenmesi amacıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!