İstanbul Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinde mirasçıların, yayınevinin telif sözleşmesindeki "fire" hükmünü kötüye kullanarak telif dışı nüsha çoğalttığı iddiasıyla açtığı alacak davası.
Özet: Davacılar, mirasçısı oldukları yazarın eserlerinin yayınevi ile imzalanan telif sözleşmelerinin sona ermesi ardından, davalı yayınevinin eserlerin her baskısında yüzlerce nüshayı "fire" adı altında telif dışı tutarak ödeme yapmadığını, sözleşmedeki "200 adet fire" maddesinin sadece bir defaya mahsus ve fireleri karşılamak amacıyla öngörüldüğünü, her baskı için geçerli olmadığını ve bu nüshalara ait bandrollerin usulüne uygun imha edildiğine dair kanıt sunulmadığını ileri sürerek, ödenmeyen telif bedellerinin tespiti ve tahsili için alacak davası açmıştır.

T.C.

İSTANBUL
1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2021
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı ..., ... (... mirasçısı) ... mirasçıları olarak ...'ya ait eserlerin hak sahipleri olduğu, Davalı yayınevi Davacı ... ve ... varisleri ile “...” kitaplaşmış ve kitaplaşacak bütün eserlerin yayına hazırlanması “ konulu 22.02.2007 tarihli “Üretim, Yayın Dağıtım ve Telif Hakları Sözleşmesi" imzalamış sözleşmenin süresinin sona ermesine yakın ilgili sözleşme güncellenmiş ve yine 7 yıl süre ile sınırlı olarak 16.07.2013 tarihli sözleşme imzalandığı, Davalı 22.02.2007 ve 16.07.2013 tarihli sözleşmeleri dayanak göstererek ...'ya ait “ ...” başlıklı eserleri çoğaltıp yayımlandığı, 16.07.2013 tarihli “..." konulu sözleşme sona erme tarihinde Davacılar tarafından yenilenmemiş ve sözleşme sonlandırıldığı, Davalı taraftan ilgili sözleşme uyarınca çoğaltılan eserlerin listesi, üretim adedi, alınan bandrol sayıları ve ödenen telif bedellerini gösterir rapor istenmiş, davalı taraf da (09.01.2013- 06.05.2020 tarihleri arası) içeren verilerden oluşan raporu mail yoluyla paylaştığı, Rapor incelendiğinde eserlerin her baskısından 100'lerce adedin telif dışı tutulduğu ve bu adetlere ilişkin,telif bedellerinin ödenmediği görüldüğü, 7.22.02.2007 ve 16.07.2013 tarihli sözleşmelerin her ikisinde de telif dışı tutulacak nüsha sayısı Sözleşmenin 2-d maddesinde düzenlendiği, Bu maddenin şöyle olduğu; Baskı (üretim) ve dağıtım sırasında meydana gelebilecek fireleri karşılamak amacıyla ...'in 200 adet nüshası telif dışı olarak fazladan üretilecektir. Fireden doğan eksik ya da fazlalık nedeniyle taraflar Birbirlerinden ayrıca ücret talep etmeyecektir." Maddeden de açıkça anlaşılacağı üzere 200 adet nüshanın telif dışı tutulması yalnızca fireleri karşılamak amacıyla olup ayrıca her baskı için de öngörülmediği, Davalı yayınevinin diğer sözleşmeleri de incelendiğinde her baskı içi bir mutabakat olduğunda bunun açık bir şekilde sözleşmelerde belirtildiği görülecektir. “...” kelimesi TDK Türkçe sözlükte” bir iş Yapılırken çıkan artık parça, eksik, noksan” olarak tanımlanmaktadır. ... olan üretimler kullanılmaz, dağıtılmaz, Fire olarak tanımlanan üretimler, matbaa üretim esnasında hatalı üretilmiş olması sebebiyle kullanılmayan eksik, noksan. atık nüshalardır. Bu nüshalar için alınan bandroller de mevzuata uygun bir şekilde imha edilmesi gerektiğini, “Bandrol Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in imha başlıklı EK Madde 1'de kullanılmayan bandrollerin nasıl imha edileceği açık bir şekilde belirtilmiş olduğu, “Usulüne uygun biçimde temin edilmiş bandrollerin kullanılması veya hatalı kullanım hallerinde, söz konusu bandrollerin imhası Genel Müdürlükçe oluşturulacak bir komisyon veya noter marifetiyle imha edilen bandrollerin seri numaralarının açık şekilde belirtildiği bir tutanak tanzim edilmek suretiyle gerçekleştirilir. İmha işlemi sonucunda usulüne uygun düzenlenmiş imha tutanağı Genel Müdürlüğe gönderilir.” Davalı taraftan gelen rapor üzerine telifi ödenemeyen nüshalar davalı tarafa sunulmuş, bu. nüshalar için alınan ve kullanılmayan bandrollerin usulüne uygun düzenlenmiş imha tutanakları talep edilmiş fakat taleplerimiz karşılıksız kaldığı, Taleplerimiz sonuçsuz kalması üzerine arabuluculuk yoluna başvurulmuş, bu aşamada da telif dışı tutulan nüshaların fire olması sebebiyle kullanılmadığı, bunlara ilişkin alınmış bandrollerin usulüne Uygun bir şekilde imha edildiğine dair tutanak veya başkaca kanıtlar belge sunulması istenmiş, davalı bu aşamada da tüm taleplerimizi karşılıksız bıraktığı, işbu sebeple de anlaşmak mümkün olmadığı, 13. 01.01.2013-15.07.2020 tarihleri arasında telifi ödenmeyen adetler davalının gönderdiği raporda sabittir. Fakat Davacılar 2013' ten önce üretilmiş eserlerde ne kadar bir adedin telif dışı tutulduğuna dair bilgisi mevcut olmadığını, Ayrıca dosyamıza Telif Hakları Genel Müdürlüğünden istenecek “Bandrol Talep Formu ve taahhütnamesi” evraklarından davalının raporunda belirttiği adetlerden farklı adetler çıkabilmesi olasıdır. Yine davalının ödedim dediği miktarlar ve hesaplamalarda da yanlışlıklar olabilir. Tüm bu hususlar delillerin toplanması sonrasında bilirkişi marifetiyle belirlenecek hususlardır. İşbu sebeple davamız bedelsiz alacak davası olarak açmaktayız. Davamızın kabulü ile şimdilik -20.000,00TL alacağın (bilirkişi incelemesi sonunda ortaya çıkacak gerçek değerle ilgili fazlaya ilişkin artırma hakkımız saklı kalmak kaydıyla) ödenmesi gereken tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Davacılara ödenmesine ,Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA; Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davalı yayınevi ile davacılar arasındaki sözleşmesel ilişki 22.02.2007 tarihinde başlamış olup 14 yıllık süre geçtiği göz önünde tutulduğunda davacıların talepleri yönünden kanunda öngörülen zamanaşımı sürelerinin dolmuş olduğu izahtan vareste olduğunu, Davalı Yayınevi ile davacı ... mirasçıları arasında 16.07.2013 tarihli “Üretim, Yayım Dağıtım ve Telif Hakları Sözleşmesi” imzalandığı, Davalı yayın evinin sözleşmedeki düzenlemelere aykırı olarak baskısını yaptığı kitapların yüzlerce kopyasını telif dışı tuttuğu oysa sözleşmelerde fire sayısının 200 adet olarak belirlenmiş olduğu belirtilmiş olup, 20.000,00 TL tutarında alacak talebinde bulunulduğu, Davacıların iddiaları haksız ve hukuksuzdur. ...'nın eserleri uzun yıllar boyunca Davalı yayınevi tarafından yayınlanmış olup hâlihazırda da eserlerin önemli bir bölümüne ilişkin mali haklar,, ...'nın mirasçıları ile imzalanmış bulunan Mali hak devir sözleşmeleri uyarınca Davalı yayınevinin uhdesinde bulunmaktadır. ...'nın kitaplaşmış ve kitaplaşacak bütün eserleri için varisleri arasında 22.02.2007 tarih 7 (yedi) yıl süreli Sözleşme imzalandığı, Bu sözleşmenin akabinde aynı eserlere ilişkin olarak bu sefer 16.07.2013 tarihli 7 (yedi) yıl süreli Üretim, Yayım, Dağıtım ve Telef Hakları Sözleşmesi imzalandığı, (Delil no:2 16.07.2013 tarihli Mali Hak Devri Sözleşmesi). Her iki sözleşme de basım&yayım sektörünün ticari teamüllerine Uygun olacak şekilde kitap baskılarında yaşanabilecek firelere ilişkin ayrıca bir düzenleme yer almaktadır. “d) Baskı (üretim) ve dağıtım sırasında meydana gelebilecek fireleri karşılamak amacıyla ...'in 200 adet nüshası, telif dışı olarak fazladan üretilecektir. Fireden doğan eksik ya da fazlalık nedeniyle taraflar birbirinden ayrıca ücret talep etmeyecektir.” Davacı taraf yukarıda yer alan bu düzenlemeyi kötü niyetli bir şekilde, anlamından farklı gibi yorumlayarak Davalı yayınevinden haksız ve kötü niyetli bir şekilde taleplerde bulunmaktadır. Davacı taraf her ne kadar bu konuda Türk Dili Kurumu'nun tanımlamasına atıf“ yapmaktaysa da ilgili düzenlemenin sözleşmenin bütünü sektördeki mevcut ticari teamüller ve yasal düzenlemeler ile emsal içtihatların birlikte değerlendirilmesi, davacı tarafın taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespiti için yeterli olduğunu, Bahse konu sözleşme maddesine bakıldığında Davalı yayın evine, kitapların baskı (üretim) ve dağıtım sırasında meydana gelebilecek fireleri karşılamak amacıyla ...'in 200 adet nüshasını telif dışı olarak fazladan üretme hakkı tanındığı görülmekte olduğunu, yine maddenin devamında tarafların fireden doğan eksik ya da fazlalık nedeniyle birbirlerinden ayrıca ücret talebinde bulunamayacakları da tereddüde yer vermeyecek şekilde düzenlendiği Mahkeme tarafından da tespit edileceği üzere madde metninde davacı tarafın iddia ettiği gibi yalnızca ilk baskıyı kapsayacak şekilde fire hakkı tanındığı yönünde bir anlam çıkartılması mümkün olmadığını, zira böyle bir yorum, sözleşmenin bütününe, uygulanmasına ve ticari teamüllere açık aykırılık teşkil edecektir. Öncelikle Sözleşmenin tamamı incelendiğinde sözleşme konusu eserlere ilişkin mali hakların herhangi bir muhteva ve sayı sınırlaması olmaksızın Davalı yayınevine devredildiği görülmekte olduğu, buradan hareketle sözleşme konusu eserlerin kaç kez baskısının yapılabileceğine ilişkin herhangi bir üst sınır belirlenmediği açıktır. Nitekim Sözleşme'nin 1-d ve 2-c maddelerinde; “ ...'İ dilediği adette ve boyutta üreterek yayınlayabilecektir. ...' in satış fiyatı da ... tarafından tek yanlı olarak saptanacaktır. “...., ...'in daha sonraki baskılarını yapmak ve baskı adetlerini kararlaştırma konusunda ... SAHİPLERİnce yetkili kılındığı, Düzenlemeleri yer almaktadır. Davalı yayınevi sözleşme hükümleri Uyarınca gerekli telif bedellerini ödemek suretiyle sözleşmeye konu eserlerin bir baskısını yapabileceği gibi ticari olarak uygun görmesi halinde aynı eserlerin iki yüz baskısını da yapma hak ve yetkisine sahiptir. Nitekim Davalı yayınevi tarafından anılan sözleşmeler kapsamında 63 kez kitap baskısı gerçekleştirilmiş olup, davacı tarafın iddia ettiği gibi 200 adedine tüm baskılar için geçerli fire adedi olduğu kabul edilirse sözleşmeye, hakkaniyet ve sektörel uygulamalar aykırı durum ortaya çıkacaktır. Örneğin Sözleşme kapsamında “ ...isimli kitaptan 29 baskıda toplam 345.500 adet basılmış olup davacıların iddiasına göre gerçekleşebilecek fire adedi toplam 200 adettir. Oysa İTO tarafından yayınlanan ve sektörel bazda fire oranlarının değerlendirildiği listede kitap baskı süreçleri için belirlenen 9» 3-5'lik fire oranı esas alındığında 10.305-17.175 adet aralında bir firenin gerçekleşmesi beklenecektir. Baskı başına 200 adet olarak belirlenen fire adedi, sektör uygulamaları ile uyumlu hatta onların dahi epey altındadır. Davacı'nın iddiası ise tamamıyla gerçek dışı ve kötü niyetli olup, ortalama 15.000 civarında firenin makul olduğu bir ortamda Davalıda 200 adet fire yapmasının beklenilmesinin hiçbir geçerliliği bulunmamaktadır. Nitekim Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre de Sözleşmede belirlenen veya ticari teamüller doğrultusunda gerçekleşen fire kapsamında herhangi bir talepte bulunulması mümkün olmadığı, imonun satış bedelinin sözleşme tarihindeki rayiç değerinin Ticaret Odası, ... Odası gibi ilgili meslek kuruluşlarında sorulup gelen cevaba göre- bilirkişi eli ile rayiç bedelin tespit edilmesi ve 96 11 fire oranı sözleşmenin her iki tarafınca imzalı kısmında açıkça yazıl olması nedeni ile bu fire oranı esas alınarak varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile eksik inceleme sonucu yazıl şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kabule göre de Mahkeme gerekçesinde fire kabul edilmediği halde hükme esas alınan bilirkişi raporunun fireli hesaplamaya dayanan alternatif hesap soncuna göre hüküm kuruması bozmayı gerektirdiği, (19. H.D. ... K....T. 23.52016) mali hak devir sözleşmesindeki fire maddesinin sadece ilk baskı olarak düzenlendiği ve diğer baskılarda matbaa baskıları ve pakatlenmesi & lojistik aşamalarında fire olmasının mümkün olamayacağı şeklinde bir yorum teamüllerin yanı sıra genel mantıkla da bağdaşmamaktadır. Bununla birlikte yukarıda detaylı şekilde izah edilen profilde bir yayınevinin her baskıda 200 fire hakkını kötüye kullanarak kar sağlama amacı gütmesinin düşünülmesi de hayatın olağan akışına aykırıdır. bu yönüyle bakıldığında huzurdaki davanın temelsiz ve hukuki dayanağı olmaksızın açıldığı açıkça görülmekte olduğu, Davalı yayınevi telif ödemleri ile baskı, bandrol, fire konularını kapsayan detaylı raporları düzenli olarak davacılarla paylaşmış olup davacı tarafın son talebine istinaden de gerekli raporlar yeniden kendilerine iletildiği, ilgili rapor incelendiğinde açıkça görülmekte olduğu, Davalı tarafından yapılan kitap baskılarında gerçekleşen fire sayıları sözleşmede belirlenen 200 adedi hiçbir zaman aşmadığı, Bu kapsamda Davalı yayınevinin sözleşmede belirlenen fire adedini aşan kitapları telif dışı tutma gibi bir uygulaması hiçbir zaman söz konusu olmadığı, Davalı yayınevinin davacılara fire olarak bildirilen nüshaları telif dışı tutmak suretiyle satışa sunması gibi bir durum kesinlikle söz konusu olmadığı, bu durumun diğer önemli bir kanıtını Davalı şirket ticari defterlerinde mevcut kayıtlar oluşturmaktadır. (Delil No 4: Sözleşme konusu eserlerin satış adetlerini gösteriri ticari defter kayıtları) Öyle ki ilgili kayıtlar incelen davacıya satışa sunulduğu bildirilen kitap adetleri ile Davalı şirketin kayıtları arasında herhangi bir fark bulunmadığı doğrulanmakta olup, Davalı yayınevinin davacılara yaptığı telif ödemeleri haricinde telif haklarından kaynaklı herhangi bir ödeme yükümlülüğü bulunmadığı bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Davalı yayınevinin kitap basım ve bandrol temin süreçleri incelendiğinde, davacılar bilgisi verilen haricinde birtakım eserlerin telif dışı tutularak satışa sunulmasının mümkün olmadığı görülecektir. (Delil no 5: Bandrol, ISBN ve sair belgeler ve tutanaklar. Şu husus da Mahkemenin dikkatini çekmek isteriz ki davacılarla Davalı yayınevi arasında imzalanan 22.02.2007 tarihli sözleşmenin geçerli olduğu dönemde davacıların işbu dava ile ileri sürdükleri iddia ve beyanlarına benzer nitelikte hiçbir talepleri olmadığı, Oysa taraflar arasındaki imzalı ilk sözleşmede de aynı ikinci sözleşmede olduğu gibi; “d) Baskı (üretim) ve dağıtım sırasında meydana gelebilecek fireleri karşılamak amacıyla ...'in 200 adet nüshası, telif dışı olarak fazladan üretilecektir. Fireden doğan eksik ya da fazlalık nedeniyle taraflar birbirinden ayrıca ücret talep etmeyeceklerdir.” düzenlemesi yer almaktadır. Davacı taraf 2007 yılından işbu dava açıldığı 2021 yılına kadar yaklaşık 14 yıl" Davalılardan hiçbir talepte bulunmamış olup bu durumda en büyük sebebi Davalı yayınevinin telif ödemelerini her zaman tam ve eksiksiz olarak gerçekleştirmesi ve buna ilişkin detaylı raporları kendileri ile paylaşmasıdır. Davacı tarafın işbu dava ile ileri sürdüğü talepleri Sözleşme hükümlerine aykırı olduğu gibi taraflar arasındaki mevcut teamüllerle de çelişkili oluşturmakta ve hakkın kötüye kullanılması durumunu oluşturmaktadır. Burada belirlenen 200 adedin her baskı için ayrı ayrı olacak şekilde belirlendiği, Davalıya kaç baskı gerçekleştirilebileceğine ilişkin bir sınırlandırma da getirilmediği göz önünde tutulduğunda çok açıktır. Keza baskı başına 200 adet fire sektör uygulamaları ile de Uyumlu olup davacının iddia ettiği gibi 200 adet firenin Davalı tarafından gerçekleştirilen baskıların tamamı için geçerli kabul edilmesi tamamıyla mantık dışıdır. Tüm bu hususlar doğrultusunda davacılar tarafından açılan işbu dava dayanaksız, haksız ve kötü niyetli olup Sayın Mahkemeden reddine karar verilmesin talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:
Dava konusu uyuşmazlığın; davacıların ... mirasçısı oldukları, eserler üzerinde hak sahibi oldukları, davalı yayınevinde █████/2007 ile █████/2013 tarihli sözleşme imzaladıkları █████/2013 tarihli sözleşmenin yenilenmediğini, bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacak değer ile ilgili fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak ödenmeyen telif alacağından kaynaklı 20.000 TL alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesi kapsamında açıldığı tespit edilmiştir
Dosya kapsamı itibari ile yapılan incelemede Davalılar tarafından gönderilen üretim raporlarıyla ...'den gelen bandrol taahhütnamelerin uyuşmadığı, dosyada “..." amacıyla imha edilmiş mevzuata uygun imha tutanaklarının yer almakta olduğu, dosyada bulunan imha tutanaklarının "..." ile ilgisinin bulunmadığı, davalı tarafın 01.01.2013 tarihinden önce de dava konusu eserlere farklı tarihlerde yapılan 24 baskı için toplamda 4.800 adet telif dışı bandrol satın aldığı ancak dosyaya sunulan üretilen kitaplara ait telif detaylarının 01.01.2013-15.07.2020 tarihleri arasını kapsadığı ve önceki dönemle ilgili hesaplamaya elverişli ... satış fiyatlarının dosyaya taraflarca sunulmadığı, dolayısıyla hesaplama yapılamadığı, dosya kapsamına alınan usul ve yasaya uygun tespitler ihtiva eden ve hükme esas alınan 14.10.2024 tarihli bilirkişi ek raporu ile 01.01.2013-15.07.2020 tarihleri arasını kapsayan ve fire payı düşülen 70 farklı baskıda satın alınan toplam 14.000 adet bandrol için davacı tarafın davalı taraftan toplam olarak 30.133,00TL Telif bedeli talep edebileceği, davacılar vekilinin de bu miktar üzerinden talep arttırım dilekçesi sunduğu anlaşılmakla bu miktar üzerinden aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
Davalı Taraf zaman aşımı itirazında bulunmuş ise de Bilirkişilerin hesaplamaları açık ve net olup bizzat davalının hazırladığı 01.01.2013-15.07.2020 tarihleri arasını kapsayan rapora dayanmaktadır. İş bu davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesi, davanın açıldığı tarih itibari ile zaman aşımının tümü ile kesilmesi ve davanın açıldığı tarih itibari ile de 10 yılın dolmaması sebebi ile zaman aşımı itirazı yerinde bulunmamış, aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
:
1-Açılan davanın kabulü ile,
-30.133,00 TL telif bedeli alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile, davacılara ödenmesine,
-Davalı yanın zaman aşımı itirazının reddine,
2-Alınması gereken 2.058,38 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 341,55 TL harç ile ıslah harcı olarak alınan 615,40 TL'nin toplamı olan 956,95 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 1.101,43 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı, peşin harç, ıslah harcı, posta, müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 11.867,35 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan 30.133,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,
5-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,
Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.█████/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!