İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinde ticari satım kaynaklı fatura alacağına ilişkin icra takibine itirazın iptali ve %20 icra inkar tazminatı talebiyle açılan davada borcun tespiti.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, davacı, ticari fatura alacağından doğan 275.647,79 TLlik alacağın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının haksız itirazının iptalini ve icra inkar tazminatı ödenmesini talep ederken, davalı taraf borcu reddetmiş ve davacının işleri usulüne uygun yaptığını ispatlaması gerektiğini belirtmiş; mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde ise davacının defterlerindeki 275.647,79 TL alacağın, davalının ticari defterlerinde de borç olarak kayıtlı olduğu ve faturaların karşılıklı bildirimlerle teyit edildiği tespit edilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2024
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;
Davalı ile müvekkil arasındaki fatura alacağına ilişkin olarak, .... İcra Müdürlüğü ... Esasıyla takip başlatıldığını, davalı yanın söz konusu takibe 10.01.2024 tarihinde itiraz ettiğini, itiraz üzerine arabuluculuk dava şartını yerine getirmek amacıyla tarafımızca ...Arabuluculuk Bürosu'na başvurulduğunu, ... büro dosya numaralı, ... arabuluculuk toplantısı yapıldığını, toplantı neticesinde uzlaşma sağlanamamış, anlaşmama olarak netilendiğini, davalılar davaya konu icra takibine itirazında müvekkile borcu olmadığı iddiasında bulunmasına rağmen takibe konu borcun ödendiğine ilişkin herhangi bir belge de sunmadığını, davalı tarafından borcuna ilişkin tebliğ edilen ödeme emrine kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, bu nedenle davalıların itirazının iptali için huzurdaki davayı açma zarureti hâsıl olduğunu, tarafların defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığında davalıların müvekkil şirkete takip konusu miktar kadar borçlu olduğu ortaya çıkacağını, davalıların borcunu ödememek için haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, bu nedenle de asıl alacak miktarı üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, davanın kabulünü talep etmiştir.
CEVAP /Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle;
Müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmadığını, davacının talepleri haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı taraf davaya dayanak faturalara konu işleri yaptığını ve fatura bedellerinin ödenmediğini iddia etmekte ise de davacının fatura içeriğindeki işlerin sözleşmeye ve işin tekniğine uygun, eksiksiz ve ayıpsız olarak yapıldığını ispat etmesi gerektiğini, faturanın düzenlenmiş olması davacının fatura konusu işleri tam ve eksiksiz olarak yaptığının delili olmadığını, davacı taraf davaya dayanak cari hesaptaki faturalara konu işleri tekniğine uygun olarak ve süresinde yaptığını ispatlaması gerektiğini, davacı üstlenmiş olduğu işleri tekniğine uygun olarak yapmamış ve müvekkilini zarara uğrattığını, icra takibinde haksız olan davacı aleyhine asıl alacak miktarı üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile davacı aleyhine asıl alacak miktarı üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Delil olarak; icra dosyası, fatura, cari hesap ekstresi, bilgi ve belgeler, ticari defter kayıtları ve bilirkişi incelemesine dayanılmış olup, gösterilen deliller toplanarak dosya arasına konulmuştur.
Alınan bilirkişi raporunda özetle, Davacı ve davalıya ait 2023 yılı yasal defterlerin sahibi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, davacı ... A.Ş.' ne ait 2023 yılı yevmiye defterinde davalı ... İnşaat A.Ş. 120 V 02 cari lıcsap koduyla kayıtlı olduğu, bu cari kodla yevmiye defterinde yapılan işlemler kayıt altına alındığı, davacı şirketin davalı şirketten 25.12.2023 takip tarihi itibariyle 275.647,79 tl alacaklı olduğu, takip talebinin de asıl alacak olarak 275.647,79 tl olduğu, bu bakiyenin davalının yasal defterlerinde 275.647,79 tl borç olarak kayıtlı olduğu, talebe bağlılık gereği davacının davalıdan 275.647,79 tl asıl alacaklı olduğu, davacı ile davalı arasında 2023 yılıyla ilgili olarak aralarında alım satıma dayalı ticari bir ilişkinin var olduğu, davacı şirket tarafından 2023 yılında davalı şirket adına BS (Satış) olarak 7 adet fatura ve (140.271,48 2 adet fatura+1.153.153,44 5 Adet Fatura) 1.293.424,92 TL KDV hariç bildirimde bulunulduğu, buna karşılık davalı şirket tarafından 2023 yılında davacı şirket adına BA (Alış) olarak 7 adet fatura ve (140.271.48 2 adet fatura+1.153.153,44 5 Adet Fatura) 1.293.424,92 TL KDV hariç TL bildirim yapıldığı, her iki firmanın da bildirimlerinin birbirini teyit ettiği, dolayısıyla davacı şirket tarafından düzenlenen faturaların davalının yasal defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiği, temerrüt Faizinin İncelenmesi; Dava dilekçesinde (takibin asıl alacağa işleyecek ticari reeskont avans faizi ile birlikte 275.647,79 TL açısından devamına,) davacı tarafından sadece asıl alacak olan 275.647,79 TL talep edildiği, icra takibinin davalıya tebliğinin 04.01.2024 tarihli olduğu, davalı borçlunun ise 10.01.2024 tarihinde itiraz dilekçesini verdiği, dolayısıyla davalı borçlu 7 günlük yasal sürede itiraz ettiği hususlarında görüş ve kanaat belirtilmiştir.
GEREKÇE
Dava, İİK. 67 ve devamı maddeleri uyarınca açılan itirazın iptali istemidir.
Dava, davacının cari hesap alacak bedelinin davalıdan tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Taraflar arasında fatura alacağına ilişkin başlatılan davada; davacı taraf davaya dayanak faturalara konu işleri yaptığını ve fatura bedellerinin ödenmediğini iddia ederken, davalı taraf ise davacı tarafın üstlenmiş olduğu işleri tekniğine uygun ve eksiksiz olarak yapmayarak davalı tarafı mağdur ettiğini iddia etmektedir.
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.
Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İİK'nın 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
Bu kapsamda tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde somut olayda, dava konusu iddia bakımından yapılan bilirkişi incelemeleri sonucu davacı şirketin davalı şirketten 25.12.2023 takip tarihi itibariyle 275.647,79 tl alacaklı olduğu, takip talebinin de asıl alacak olarak 275.647,79 tl olduğu, bu bakiyenin davalının yasal defterlerinde 275.647,79 tl borç olarak kayıtlı olduğu, talebe bağlılık gereği davacının davalıdan 275.647,79 tl asıl alacaklı olduğu, davacı ile davalı arasında 2023 yılıyla ilgili olarak aralarında alım satıma dayalı ticari bir ilişkinin var olduğu, davacı şirket tarafından 2023 yılında davalı şirket adına BS (Satış) olarak 7 adet fatura ve (140.271,48 2 adet fatura+1.153.153,44 5 Adet Fatura) 1.293.424,92 TL KDV hariç bildirimde bulunulduğu, buna karşılık davalı şirket tarafından 2023 yılında davacı şirket adına BA (Alış) olarak 7 adet fatura ve (140.271.48 2 adet fatura+1.153.153,44 5 Adet Fatura) 1.293.424,92 TL KDV hariç TL bildirim yapıldığı, her iki firmanın da bildirimlerinin birbirini teyit ettiği, dolayısıyla davacı şirket tarafından düzenlenen faturaların davalının yasal defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiği anlaşılmış, davalı tarafın ayıp iddiası bakımından yapılan incelemede de dosyada, ayıplı mal ile ilgili herhangi bir belge delil bulunmayıp hangi malın ayıplı olduğunu gösterir veya teknik olarak ispat edici bir belge de bulunmadığından ve buna dair bir ayıp ihbarının da yapıldığına dair delil sunulmadığı dikkate alınarak bu durumun soyut iddia kapsamında kaldığı kanaati ile takibin hesap edilen 275.647,79 TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilerek takip konusu alacağın likit ve hesap edilebilir nitelikte olması nedeniyle davalı-borçlunun İİK'nın 67/2. maddesine göre hükmolunan alacağın %20 oranı üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatından da sorumlu olması gerektiği hususu da göz önünde bulundurularak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Davanın KABULÜ ile .... İcra Müdürlüğünün ... ESAS sayılı icra dosyasına yönelik itirazın iptali ile takibin asıl alacak üzerinden (275.647,79 TL) takip koşulları ile devamına,
Davalının likit ve muaccel alacağa itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla asıl alacağın %20 si icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 18.829,50-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan harcın mahsubu ile bakiye 15.602,87-TL harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 44.103,65-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan ilk gider, bilirkişi, tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 8.915,03-TL Yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin üzerinde bırakılmasına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
6-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde davacıya iadesine,
Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde istinafı kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!