Kasten öldürme suçundan müebbet hapse mahkum edilen sanık hakkında haksız tahrik indirimi uygulanmamasının hukuka aykırı bulunarak cezasının düzeltilerek onanması.
Özet: Sanığın, Afganistanda resmi evli olup Türkiyede nikahsız birlikte yaşadığı maktulü çocuk velayeti anlaşmazlığı ve maktulün sanığı tahrik edici eylemleri (evine başka birini davet etmesi, çay fırlatması ve boğazını sıkması) neticesinde kasten öldürdüğü olayda, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin maktulün eylemleriyle ortaya çıkan haksız tahrik hükümlerini uygulamayarak sanığa müebbet hapis cezası vermesinin hukuka aykırı olduğu tespit edilmiştir.
1. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    SUÇ
    : Kasten öldürme
    HÜKÜM
    : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması
    İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
    Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    1. Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.
    2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 15.03.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    1.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; meşru savunma ve sınırın aşılması hükümleri ile hata ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
    2.Katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri özetle; eylemin eşe karşı kasten öldürme olarak vasıflandırılması gerektiğine ve vekalet ücreti takdirine ilişkindir.
    III. GEREKÇE
    1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, meşru savunma ve sınırın aşılması ile hata hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, takdiri indirim hükümleri yönünden mahkemenin takdir yetkisi dikkate alınarak yerinde, yeterli ve kanunî bir gerekçeyle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
    2.Sanık ile maktulün Afganistan ülkesi kanunlarına göre resmi nikahlı evli oldukları, ülkemize geldikten sonra resmi nikah olmaksızın birlikte yaşadıkları ve bu evlilikten çocukları da bulunduğu, taraflar ayrı yaşamaya başladıktan sonra çocukların kimle kalacağı konusunda aralarında anlaşmazlıklar çıktığı, maktulün sanığa karşı boşanma ve çocukların velayeti için dava açtığı, ancak davanın tarafların evliliklerine ve çocuklarına ilişkin gerekli belgeleri sunmadığı gerekçesiyle reddedildiği, ayrıca tanık kızları ...'nın beyanı ile sabit olduğu üzere maktulün evde sanık ile ortak çocukları olmasına rağmen ... isimli erkek arkadaşını evine davet ettiği, olay günü sanığın evde küçük çocukları olmasına rağmen başka birini evine davet etmesi ve de çocukların velayetini görüşmek üzere maktulün işlettiği kuaföre gittiği, çıkan tartışmada maktulün sanığa çay fırlatıp 08.03.2022 tarihli sanığa ait adli rapor ile de
    doğrulandığı üzere boğazını sıkarak yaralaması neticesinde sanığın bıçakla maktulü kasten öldürdüğü olayda; maktulün, eyleminin ulaştığı boyuta göre 5237 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümleri uyarınca asgari hadden indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde müebbet hapis cezasına hükmolunmak suretiyle fazla ceza tesis edilmiş olması hukuka aykırı bulunmuştur.
    3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesinin "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." şeklindeki hükmü karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan ... lehine, sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
    IV. KARAR
    Gerekçe bölümünde (2) ve (3) numaralı bendlerde yer alan haksız tahrike ve vekalet ücretine yönelik açıklanan nedenlerle sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 15.03.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
    Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    11.02.2025 tarihinde karar verildi.
    KARŞI OY
    :
    Sayın çoğunluğun sanık lehine haksız tahrik hükmünü uygulanması yönündeki bozma kararına katılmamaktayız. Tanık ...; maktulün eşinden geçen yıl ayrılmış olduğunu, aralarında sürekli problemler bulunduğunu, birkaç kez sanığı uzaklaştırma kararı alınmış olduğunu, söylemiştir.
    Sanık ile maktul arasında resmi nikah bulunmadığı, maktulün boşanmak için Konya Aile Mahkemesine dava açtığı, evli olmadıklarından bahisle davanın reddedildiği anlaşılmıştır.
    Tanık ...; maktulün genç bir erkekle ciddi arkadaşlık ilişkisi olduğunu beyan etmiş, henüz 30 yaşında bulunan maktulün yanında ... olduğu halde değişik zamanlarda 3-5 defa maktulün evine gittiği dosya kapsamından anlaşılmıştır.
    Tarafsız tanık ...'nin beyanı gözetildiğinde, sanığın olay anında maktule küfürler ettiği, bunun üzerine maktulün çay bardağını sanığın yüzüne doğru attığı anlaşılmıştır. Yine tanık ...'nin beyanına göre, maktul ile sanığın tartışmaları sonunda, sanığın maktule tokatla vurduğu, küfür ettiği, bunun üzerine maktulün elindeki çay bardağını sanığa attığı anlaşılmıştır.
    Bu itibarla, sanık ... maktulün Afgan uyruklu olup, bir süre birlikte yaşadıkları, bu evliliklerinden 3 çocuklarının olduğu, sanığın maktule uyguladığı baskı ve şiddet nedeniyle, maktulün çocuklarını da alarak ayrı bir eve taşındığı, sanığın maktulün adresini bulması nedeniyle yeniden adres değiştirdiği, bunun üzerine maktulün sanık hakkında uzaklaştırma kararları aldığı, sanığın maktulün telefonunu tekrar bulduğu, maktulün konuşmak için sanığa adresini verdiği, maktulün yanına gelen sanıkla maktul arasında çocukların sanığa verilmesi ve çocuklarına miras bırakılması hususunda çıkan tartışma sonunda sanığın maktule sövdüğü, tokat attığı, bunun üzerine maktulün sanığın yüzüne çay bardağı attığı, ardından sanığın 10 ayrı yerinden maktulü bıçaklayarak öldürdüğü anlaşılmıştır.
    Dosya kapsamına göre, uzun zamandan beri sanıktan ayrı yaşayan, bulduğu işlerde çalışarak çocuklarının geçimini temin eden 30 yaşlarında olan maktulün evlenmek için kendisine aynı yaşlarda bir erkek arkadaş bulduğu, tanık beyanlarında belirtildiği üzere, bu erkek arkadaşını yanında başka bir bayan olduğu halde 3-5 kez kendi evine misafir olarak getirdiği, anlaşılmaktadır.
    Belirtilen nedenlerle uzun süredir ülkemizde yaşayan sanık ... maktulün resmi nikah yapmadıkları, sanığın TCK'nin 82/1-d maddesi gereğince eşe karşı öldürmeden sorumlu tutulmadığına göre, maktulün sadakat yükümlülüğünden bahsedilemeyeceği gibi, maktulün özellikle çocuklarını utandıracak bir tutum ve davranışının da bulunmadığı, bekar ve genç yaşta bulunan maktulün kendisine uygun bir eş adayı bularak evlilik hazırlıkları yaptığı, bu durumun haksız tahrik indirimi sayılamayacağı,
    Bunun dışında sanığın, baskı ve şiddeti nedeniyle maktulün sanıktan ayrıldığı, çalışarak çocuklarına da baktığı, buna rağmen sanığın maktulü rahat bırakmadığı, sanığın baskı ve şiddetinin devam ettiği, bu nedenle sanık hakkında uzaklaştırma kararı aldığı, olay anına ilişkin olarak da tanık beyanlarına göre sövme ve ilk saldırının sanıktan geldiği gözetildiğinde, sanık lehine haksız tahrik indirimine gidilmesine ilişkin sayın çoğunluğun bozma kararına katılmamaktayız.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!