Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, fındık satışı kaynaklı ticari alacak davasında faiz türüne ve başlangıç tarihine ilişkin hataları düzelterek onama kararı verdi.
Özet: Fındık satışından kaynaklanan bakiye alacağın tahsili talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi davacının alacak talebini kabul ederken, Yargıtay, davacının yasal faiz talebine rağmen ticari faize hükmedilmesi ve faiz başlangıç tarihlerinin hatalı belirlenmesi nedeniyle ilk derece mahkemesi kararını faiz yönünden düzelterek onamıştır.
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    :████████ Esas, ████████ Karar
    HÜKÜM
    :Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    :Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
    SAYISI
    :████████ E., ████████ K.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    KARAR
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilince davalıya iç fındık satıldığını, satılan ürünlere ilişkin fatura düzenlendiğini, fatura bedelinde bakiye kalan alacağın bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin malların tesliminden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkilinden alacaklı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların ticari defterlerinde inceleme yapılması sureti ile alınan raporda, davacının ticari defterine göre davalıdan 760.000,06 TL alacaklı olduğunun ve bu alacağın dayanağı olan faturaya ilişkin davalı tarafından iade faturası düzenlenmiş ise de malların iadesine ilişkin herhangi bir belgenin bulunmadığının tespit edildiği, davacı tarafın davalıya mal teslim ettiğini hususunu sevk irsaliyesi ve tanık beyanları ile ispat ettiği, bu mallara ilişkin bedelin ödendiği veya malların alınmadığı hususunu ise davalı tarafın ispat edemediği, açılan davanın haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 760.000,06 TL' nin 27.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
    Dava, ticari nitelikteki satım sözleşmesine istinaden düzenlenen faturaya konu alacak bakiyesinin tahsili istemine ilişkindir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    2. Somut olayda davacı, davalıya teslim edilen ürünlerden kaynaklanan bakiye alacağı için açtığı davasında 760.000,06 TL bakiye alacağı olduğunu iddia ederek şimdilik 10.000,00 TL' sinin malların teslim edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 15.06.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 760.000,06 TL'ye arttırmıştır. İlk Derece Mahkemesinde yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi yerinde ise de davacı tarafından yasal faiz talep edilmiş iken taleple bağlılık ilkesine aykırı şekilde ticari faize hükmedilmesi ve dava dilekçesi ile talep edilen bedel yönünden dava tarihinden, ıslahla arttırılan kısım yönünden ise ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken kabul edilen tüm bedele teslim tarihinden itibaren faiz işletilmesi bozmayı gerektirir.
    Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
    VI. SONUÇ
    : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine (1) numaralı bent olmak üzere “Davanın kabulü ile 10.000,00 TL'nin dava tarihinden, 750.000,06 TL'nin 15.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!