Nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararlarının bir kısım sanıklar yönünden onanması, bir sanık hakkında ise ölüm nedeniyle kamu davasının düşürülmesi kararı.
Özet: Yargıtay, katılandan mazot ve sigorta parası adı altında birden fazla kez para alarak nitelikli dolandırıcılık suçunu işleyen iki sanık hakkında verilen mahkumiyet kararlarını, aynı suç işleme kastıyla işlenen eylemlere rağmen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması eleştirisine karşın aleyhe temyiz olmadığından onamış, TCK 53. madde uygulamasının infaz aşamasında değerlendirilmesine hükmederken; üçüncü sanığın hüküm sonrası vefat etmesi sebebiyle hakkında açılan kamu davasının ölüm nedeniyle düşmesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.SUÇ
: Nitelikli dolandırıcılıkHÜKÜMLER
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düzeltilerek onamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hüküm YönündenSanıkların, katılanı arayarak önce 300 TL mazot parası istediği ve katılanın yatırdığı daha sonra sigorta parası olarak da 500 TL yatırdığı anlaşılan eylemleri nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında aynı suç işleme kararıyla Kanun'un aynı hükmünü birden fazla kez ihlal eden sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ████████ Esas, ███████ sayılı iptal kararı ile TCK'nin 53/1-b maddesinde yazılı, "seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan" ibaresinin iptal edilmiş olmasının, infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanıklar tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, eleştiri dışında cezalarının kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanıkların temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,B.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm YönündenSanığın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 21.12.2020 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davasının TCK'nin 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu, bu itibarla sanıkların temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının CMK'nin 222/8. maddesi uyarınca ölüm nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,25.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.