Sigorta şirketine karşı açılan trafik kazası kaynaklı sürekli iş göremezlik tazminatı davasında, artan maluliyet oranı ve hak düşürücü süre tartışması.
Özet: Bu hukuki evrak, 2015 tarihli trafik kazasında yolcu olarak yaralanan davacının, zamanla artış gösteren maluliyet oranı neticesinde sigorta şirketinden ek sürekli iş göremezlik tazminatı talep etmesi üzerine oluşan uyuşmazlığı ele almaktadır; ilk uyuşmazlık hakem heyeti talebi reddetmişken, itiraz hakem heyeti, davacının maluliyet artışını ve hukuken "gelişen durum" olarak kabul edilen olguyu esas alarak 163.491,96 TL tazminat ödenmesine karar vermiş, davalı sigorta şirketi ise bu kararı hak düşürücü süre, maluliyet raporunun hatalı olduğu ve hesaplama usulüne ilişkin itirazlar ileri sürerek temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: █████████ Değişik İş-███████ KararSİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİSAYISI
: İHK-█████████SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİSAYISI
: K-███████████İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu motosikletin sürücüsü ile davalıya trafik sigortalı araç sürücüsü arasında 22.11.2015 tarihinde gerçekleşen kazada yaralandığını, 19.11.2018 tarihinde Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından verilen raporda davacının %3,3 oranında malul kaldığının beyan edildiğini ve bu rapor sonucu davalının ödeme yaptığını, ancak dosyaya ibraz ettikleri 18.05.2021 tarihli Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından verilen rapor ile maluliyetinin artarak %10,1 olarak belirlendiğini, bunun yeni bir olgu olduğunu ve maluliyet artışının öğrenildiği tarihten itibaren zamanaşımının başlayacağını beyanla belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada şimdilik 10,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 11.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 19.01.2023 tarihli dilekçesi ile talebini 163.491,96 TL olarak artırmıştır.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya ödeme yaptıklarını, ibraname imzalandığını, sorumluluklarının sona erdiğini, Karayolları Trafik Kanunu 111. maddesi uyarınca hak düşürücü süre içinde davanın açılmadığı, kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlulukları olduğunu, yaptıkları ödemenin güncel hali ile tenzilini, davacının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor ibraz etmesi gerektiğini, yeni genel şartların uygulanması gerektiğini, davacının maluliyet artışı iddiasında bulunduğu raporda artış nedenlerinin tek tek belirtilmesi ve tazminattan %20 müterafık kusur indirimi yapılmasını, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini, temerrüde düşmediklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının maluliyet artışı iddiası ile davalıdan sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunduğu, alınan rapor ile Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının %3 oranında maluliyeti olduğu ve maluliyet artışının olmadığının bildirildiği, davacıya verilen kesin süre içinde tedavisinin devam etiğine dair güncel tedavi evrakı sunmadığı gerekçesi ile davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alınan bilirkişi raporu ile davacının %7,2 oranında maluliyeti olduğu, %4,2 oranında artan maluliyeti olduğu, alınan hesap raporu ile 163.491,96 TL tazminatın belirlendiği, davacının talebini artırdığı, her ne kadar davacının ibraname imzalandığı ve 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmış ise de gelişen durumun sona ermesinden itibaren 2 yıl içinde dava açılması gerektiği ve 2 yıllık sürenin geçmediği gerekçesi ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun kabulüne, 163.491,96 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 18.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; ödemenin yeterli olup olmadığının denetlenmediği, davanın 2 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı, maluliyet raporunu kabul etmedikleri, hesaplama yönteminin hatalı olduğu, müterafık kusur indirimi yapılması gerektiği gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir.B. GerekçeUyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 22.11.2015 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.1.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.Davacı vekili, müvekkilinin meydana gelen kazada yaralandığını ve malul kaldığını, davacıya % 3,3 maluliyet oranı üzerinden 22.771,84 TL ödeme yapıldığını, ancak sonrasında kaza nedeni ile maluliyetinin arttığını beyan ederek 13.12.2021 tarihli Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Adli Tıp Kurulu raporu ile Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre sürekli engelilik oranının %10,1 olarak belirlendiği ve yapılan ödemenin yeterli olmadığı iddiası ile bakiye tazminat talebinde bulunmuştur. Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından davacının maluliyetinin belirlenmesi amacıyla alınan 24.06.2022 tarihli ek raporda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacıda maluliyet artışı olmadığı belirtilmiş ve davanın reddine karar verilmiş, karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından alınan 16.01.2023 tarihli raporda ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacının maluliyetinin artarak %7,2 oranında meslekte kazanma gücü kaybı olduğu tespiti üzerine, hesap raporu ile yapılan ödemeye bağlı maluliyet oranının tenzili ile artan oran üzerinden hesaplama yapılarak bakiye tazminata karar verilmiştir.Davacı maluliyet artışı iddiasına dayanmakta olup, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası üzerinde davalı ile sulh görüşmeleri sonunda %3 oranında maluliyet oranı üzerinden yapılan ödeme sonrası maluliyetinin arttığını iddia etmektedir. Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından ise hatalı yönetmelik esas alınarak hazırlanan rapor ile davacının %7,2 oranında maluliyeti olduğu kabul edilmiş ise de davacıda maluliyet oranında zaman içinde ortaya çıkan gelişen durum olup olmadığı hususunda yapılmış bir araştırma yoktur. Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği halde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir. Gelişen durumun olup olmadığı ise her olaya özgü olarak kanıtlara göre değerlendirilir.İtiraz Hakem Heyetince; kaza sonrası tüm tedavi belgeleri getirtilerek davacının %3 oranında sürekli iş göremezliğini belirleyen ödemeye esas alınan rapor, davacının ibraz ettiği 13.12.2021 tarihli Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Adli Tıp Kurulu raporu, dosyaya alınan 24.06.2022 tarih ve 16.01.2023 tarihli raporlar karşılaştırılarak ilk rapor ile sonraki raporlar arasında maluliyet oranının belirlenmesine etki eden fiziksel ve fonksiyonel arazlarda zaman içinde gelişim olup olmadığı, özellikle sulh sözleşmesinin imzalandığı 27.03.2019 tarihinden sonra artan maluliyeti olup olmadığı, maluliyete ilişkin raporlar arasındaki farklılığın sebebinin araştırılması, yaralamanın hangi tarihte tedaviyle tamamen sona erdiği, maluliyetin artmasına ilişkin gelişen durumların olup olmadığı, ilk alınan maluliyet raporunda saptanan ve değerlendirmeye alınan tıbbi bulgular ile davada esas alınan rapor da dikkate alınarak tıbbi bulguların aynı olup olmadığı, ilk rapordan sonra ortaya çıkan arazların bulunup bulunmadığı, var ise dava konusu kazayla bağlantısı olup olmadığı hususlarında, yeni bir sağlık kurulu raporu alınmalıdır. Söz konusu rapor, oluşturulacak farklı bir uzman doktor heyetince, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak ve bizzat muayene edilerek ve özellikle 27.03.2019 tarihinden sonra davacıda ödemeye esas alınan rapora göre maluliyet artışı olup olmadığının tespiti ile rapor düzenlenmelidir.Açıklanan nedenlerle; davaya konu kaza nedeniyle davacının artan maluliyetinin bulunup bulunmadığı hususlarında davalının usuli müktesep hakkı da gözetilerek gerekçeli, denetime elverişli ve kaza ile illiyet bağının kurulduğu en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.VI. KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,26.02.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.