Sakarya BAM 5. Hukuk Dairesi, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıp nedeniyle alacak istemine ilişkin kararının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Özet: Eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıp nedeniyle alacak istemi davasında, ilk derece mahkemesince davacının alacak talebi reddedilmiş, bu kararı istinaf eden davalı vekilinin başvurusu, tarafların ayıplı ürün ve zarar iddiaları değerlendirilerek Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilmek suretiyle ilk derece kararının hukuka uygun olduğu onanmıştır.

T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████
T.C.SAKARYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ5. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████KARAR TARİHİ
: █████/2025KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
:... (...)ÜYE
:... (...)ÜYE
:... (...)KATİP
:... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİDAVA TARİHİ
: █████/2020KARAR TARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ████████ Esas - ███████KararDAVACI
: INDUCTOTHERM İNDÜKSİYON SİSTEMLERİ SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ -0478003022500012-Barış Mahallesi 1803/2 Sokak No:10 No:/ Gebze/KocaeliVEKİLİ
: Av..DAVALI
: ELİT İMPLANT DÖKÜM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - 0735065354400013-İstiklal Mahallesi 9012 Sokak No:8 Ulucak Kemalpaşa/İzmirVEKİLİ
: Av...DAVA
:Eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıp nedeniyle alacak istemiHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiİSTİNAF EDEN
: Davalı vekiliTaraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıp nedeniyle alacak istemi nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.İlk derece mahkemesinin kararı davalı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı borçlu aleyhine Gebze 4. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile icra takibi yapıldığını, yapılan işbu takibe davalı borçlu tarafından borçlu olunmadığından bahisle haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğinden takip durdurulduğunu, icra takibine konu █████/2018 tarihli fatura bedeli olan 6.766,00 USD karşılığı (36.258,32 TL) alacağın ödenmesi hususunda █████/2018 tarihinde davalı tarafa ihtar gönderilerek ayrıca fatura tarihinden itibaren kur farkı veya vade farkı faturası kesileceği bildirildiğini, ancak buna tağmen davalı tarafça ödeme yapılmadığından dava konusu icra takibi düzenlendiğini, taraflar arasında imzalanan 08.11.2017 tarihli sözleşme uyarınca ocak fiyatı 73.000 USD olmakla sözleşmenin 4 nolu maddesi uyarınca 14.000 Dolar siparişte peşin 17.03.2018 tarihli 50.000 TL tutarlı ve 26,03.2018 tarihli 38.000 TL tutarlı çek siparişte verileceğini, sevkiyattan önce sistem bedelinin 450'si tamamlanmış olması gerektiğini, bakiye 4450 sevkiyattan 30 gün sonra başlayan 30'ar gün vadeli 4 eşit taksitte ödeneceğini, ödemelerde kur ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru olarak alınacağını, davalı itirazında borç bulunmadığını ileri sürdüğünü ve borca faize ve ferilerine itiraz ettiğini, davalı yanın haksız ve dayanaksız itirazının iptali ile takibin devamına ve vekil eden şirket alacağının en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, haksız ve dayanaksız itiraz nedeniyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının da davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Haksız ve hukuki dayanaktan uzak davanın reddini, mahkemenin aksi kanaatte ise tarafların arasındaki borç alacak ilişkisi yargılamayı gerektirdiğinden ve davacının ürünü tam ve eksiksiz teslim ettiği iddiasının aksine ürünü çalışmaz verim alınamaz teslim etmesinden dolayı vekil edenin zarar uğratmış olmasından, halen daha eksiklikleri gidermemiş olmasından dolayı ürünün bu hali ile değerinin tespitini, vekil edenin uğrattığı zararların da tespiti ile vekil eden borcunun değil alacağının olmasından dolayı yine davacı taleplerinin reddine, mahkemece yapılacak tespitler neticesinde davacının da alacağı olabildiğine kanaate getirmesi durumunda davalının zararlarının ve alacaklarının karşılaştırılarak takas ve mahsubuna davalının fazlaya ilişkin haklarının talep ve dava açma haklarının saklı tutularak karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...'' Yabancı para alacaklarında, yabancı paranın dava tarihinde Merkez Bankası efektif satış kuruna göre bulunacak "TL" karşılığı üzerinden ilâm harcı alınacağı benimsenmiş olmakla itirazın iptâli davalarında ise aynı ilkenin icra takip tarihine göre uygulanacağı açık olduğundan ( Yargıtay 15 H.D. █████████ K) takip tarihindeki efektif satış kuruna göre yargılama harç ve giderleri hesaplanmıştır. (█████/2019 takip tarihinde 1 USD = 5,78.-TL)Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin ██████████ Esas ██████████ Karar sayılı ilamında, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamında ve Yargıtay 11. Hukuk Daresinin █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamında, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin ████████ Esas-████████ Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerekir. Davanın açıldığı tarih olan █████/2020'deki Merkez Bankası efektif satış kuruna göre 1 USD = 5,93.-TL'dir. 6.766,00.-USD'nin karşılığı olan 40.122,38.-TL üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden bu şekilde değerlendirme yapılmıştır. Davanın reddine'' karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf isteminde bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Vekil eden şirketin bir eser sözleşmesi temelinde imalat ve satış yaptığını, davalı tarafın ise öncelikle ve en temel borcu olan mal bedelini ödeme borcunu yerine getirmediğini gözden kaçırdığını, yerel mahkemenin bu kere vekil eden şirketin alacağının reddine karar vermesi büyük bir garabet olduğunu, esasen davalı tarafın da buna bir itirazının olmadığını, davalı taraf sadece kendi kullanım hatasından kaynaklı olarak cihazdan sonradan istifade edemeyince kalan bakiyeyi vermek istemediğini, taraflar arasında yabancı para birimine endeksli bir ticari ilişkinin olduğunu, faturalar döviz üzerinden kesildiğini, dosyada mübrez smm bilirkişisi ... raporunda dahi davalı tarafın muhasebesinde 20.03.2018 ve ... fiş nolu ödemesini o günkü kurdan (Usd:3,9492) TL'ye çevirerek muhasebeleştirdiğini, mal faturasını vekil eden şirketimiz döviz üzerinden kesmiş ve davalıda da aynı şekilde kayıtlandığını, mal bedeli döviz türünden olup TL ödeme tarihindeki usd kurlarına göre hesaplaşma yapıldığını, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulü yönünde yeni karar ihdas edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;Davacının da iddia ettiği gibi karşılıklı borç ve edim yükleyen sözleşmenin en temel maddesini davacı ihlal ettiğini, sözleşmeye göre yapılması gereken ve fakat yapılmayan bir çok işten biri olan prosplak yani ocağa alttan argon gazı vermek için kullanılacak mekanizma da hiç imal edilmemiş takılmadığını, ıslaklık bulunması çalışmaya engel değildir. ancak zaten tüm ayıplar eksiklikler can ve mal güvenliğini tehliyeke attığı için de çalıştırılmaması görevliler açısından hem işletme açısından daha güvenlidir. üsteyik dosyada defalarca görüntüler de sunulduğunu, tespitleri de yine uzun bir süre cihazın üretim amacına yönelik yaptırılmasının karşılığının alınamadığını kendinden beklenen performansı sergileyemediğini, davacı çalışmayan bir ürünün bedelini eksiksiz almış zenginleştiğini ve çalışmayan cihaz için kur farkı da talep ederek daha fazla zenginleşmek istemekte iken mahkeme bu haksız davanın reddi ile yerinde ve hukuki bir karar verdiğini, davacı tarafın istinaf kanun yoluna müracaat taleplerinin esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıp nedeniyle alacak istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk6100 HMK, 6098 Sayılı TBK3. Değerlendirme ve kararDava; eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıp nedeniyle alacak istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İlk derece mahkemesinin ███████ Esas - ████████ Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verilmesi üzerine davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuş, vaki istinaf başvurusu nedeniyle dairemizin ████████ E, █████████ K sayılı ilamı ile mahkeme kararının 6100 sayılı HMK.353/1-a-6 maddesi uyarınca eksikliklerin giderilmesi amacıyla kaldırılmasına karar verilmiştir.Dairemizin ████████ E, █████████ K sayılı kararında;‘’…. mahkemece; yeniden oluşturulacak öncekiler dışında konusunda uzman bilirkişisi kurulu marifetiyle, mahallinde keşif de yapılarak dava konusu eserin bütünü itibariyle ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın açık mı gizli mi olduğu, ayıbın imalattan mı yoksa davalı tarafça bakım hizmeti alınmamasından mı kaynaklandığı, davalının ihbar yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği, ayıbın TBK. 475. maddesi gereğince eserin reddini gerektirip gerektirmediği, ayıbın eserin reddini gerektirecek nitelikte bulunmaması halinde sözleşme bedeli yüz birim olacak şekilde davacının gerçekleştirdiği imalatın ayıp ve eksiklikler dikkate alınmak suretiyle işin tamamına göre fiziki gerçekleşme oranının (başka deyişle ayıbın eserin yüsde kaçına isabet edeceği) yüzde (%) olarak belirlenmek suretiyle belirtilen hususlarda taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümleri ve yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde incelenip değerlendirilerek ve önceki raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek biçimde gerekçeli, denetimine elverişli rapor alınıp, buna göre davalı iş sahibinin ayıp savunması hakkında bir karar verilmelidir… Davacının düzenlediği kur farkı faturasına davalı iş sahibinin itiraz etmesi ve faturanın davalı defter ve kayıtlarında yer almaması sebebiyle içeriği kesinleşmediğinden, mahkemece oluşturulacak bilirkişi veya bilirkişi kurulundan takip tarihinden önce yapılan ödemelerle ilgili kur farkı alacağının hangi tarihlerde ve ne miktarlarda oluştuğu konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp değerlendirilmek suretiyle kur farkı alacağı yönünden sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmadan eksik inceleme karar verilmesi hatalıdır…’’ Denilerek mahkeme kararı kaldırılmıştır.Kaldırma kararı sonrasında mahkemece, talimat yoluyla keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Taraflar arasında █████/2017 tarihli sözleşme kapsamında " VIP-I Ergitme Sistemi" nin yapımı ve davalının fabrikasına kurulumunun 73.000 USD götürü bedelle kararlaştırıldığı, sözleşmenin 4 nolu maddesi uyarınca 14.000 Dolar siparişte peşin 17.03.2018 tarihli 50.000 TL tutarlı ve 26,03.2018 tarihli 38.000 TL tutarlı çek siparişte verileceğini, sevkiyattan önce sistem bedelinin %50'sinin tamamlanmış olacağı, bakiye %50 nin sevkiyattan 30 gün sonra başlayan 30'ar gün vadeli 4 eşit taksitte ödeneceğini, ödemelerde kur ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru olarak alınacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin 4. maddesinde "garanti" başlığı ile garanti hükümlerinin düzenlendiği, son cümlesinde "Garanti süresince minimum altı (6) ayda bir (1) Inductotherm'den bakım hizmeti satın alınmadığı takdirde bu garanti geçerliliğini kaybeder." Düzenlemesi yer aldığı anlaşılmaktadır.Davacı yüklenici, kararlaştırılan sözleşme kapsamında edimlerini ifa ettiğini, sözleşmeye konu ocağı davalıya süresinde tam ve eksiksiz teslim ettiğini beyanla takibe konu konu █████/2018 tarihli fatura bedeli olan 6.766,00 USD nin davalıdan tahsili için itirazın iptalini talep etmiştir.Davalı iş sahibi, sipariş üzerine davacı tarafından yapılıp teslimi yapılan ergitme fırınında ayıpların meydana geldiğini, ürünün eksiksiz ve ayıpsız bir şekilde teslim edilmediğini, müvekkilinin davacıya borçlu olmadığını, üründen kaynaklı zararlarının bulunduğunu, sözkonusu zararların takas ve mahsubu ile davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.Eser sözleşmeleri, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmelerdir. Eser sözleşmelerinde kural olarak yüklenici işinin ehli ve basiretli bir iş adamı olarak yükümlendiği imalâtı fen ve sanat kurallarına, sözleşmeye, iş sahibinin amacına uygun tamamlayarak teslim etmek zorundadır.Eserin ayıplı olması halinde; iş sahibi, süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunması şartıyla, sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. Bu hakkın kullanması için iş sahibi ayrı bir dava açılabileceği gibi, yüklenici tarafından aleyhine açılmış olan bir davada bu hususu def'i olarak da ileri sürebilir. Sözü edilen Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde; yapılan şey iş sahibinin kullanamayacağı ve hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde kusurlu veya sözleşme hükümlerine aykırı olursa iş sahibinin o şeyi kabulden kaçınabileceği ve bu hususta yüklenicinin kusuru bulunursa zarar ve ziyan da isteyebileceği, yine aynı maddenin devamında ayıbın eserin reddini gerektirecek nitelikte bulunmaması halinde iş sahibinin işin kıymetinin noksanı nispetinde bedelden indirim veya eğer o işin onarımı büyük bir masrafı gerektirmez ise yükleniciyi onarmaya mecbur edebileceği hüküm altına alınmıştır. Bunlar eserin ayıplı olması halinde iş sahibinin haiz olduğu haklardır.Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde eser sahibine tanınan haklardan hangisini kullanabileceği, mahkemece uzman bilirkişi aracılığıyla eser üzerinde yaptıracağı inceleme sonucu ayıbın derecesi belirlenmek suretiyle takdir olunur.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut dosya ele alındığında; taraflar arasında █████/2017 tarihli sözleşme kapsamında davacı yüklenicinin "VIP-I Ergitme Sistemi" nin yapımı ve davalının fabrikasına kurulumunu işini 73.000 USD götürü bedelle üstlendiği, davacı tarafça eldeki dava ile takibe konu █████/2018 tarihli fatura bedeli olan 6.766,00 USD nin davalıdan tahsilini talep ettiği, davalının ürünün eksiksiz ve ayıpsız bir şekilde teslim edilmediği yönünde savunmada bulunduğu, dava konusu ürünün 20.03.2018 tarihinde davalıya teslim edildiği, davalı iş sahibi tarafından 06.12.2018 tarihli ihtarname ile ayıp ihbarında bulunulduğu, dairemiz kaldırma kararı sonrasında mahkemece aldırılan denetime ve hüküm kurmaya elverişli nitelikteki █████/2024 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre, dava konusu VIP-I Ergitme sisteminin mevcut haliyle (mekanik açıdan) ergiyik haldeki hammaddenin kalıba döküm işlemini gerçekleştiremeyeceği, bu durumun davalının kullanım hatasından veya servis hizmeti almamasından kaynaklanamayacağı, dava konusu VIP-I Ergitme sisteminin mevcut haliyle (mekanik açıdan) nihai ürünü elde etmek amacıyla döküm işlemini gerçekleştiremeyeceğinden ve kalıba uygulanan basıncın yeterli olmamasından ve devirme işlemi esnasında sistemin iş kazalarına sebebiyet verme olasılığından dolayı ürünün gizli ayıplı olduğu, dava konusu VIP-I Ergitme sisteminin bilgi sistemleri yönü ile incelenmesinin mümkün olmadığı, dava konusu VIP-I Ergitme sisteminin mevcut haliyle (elektriksel açıdan) nihai ürünü elde etmek amacıyla davalı yanın düzenli bakımları yaptırmaması sonucu ortaya çıkan bir kullanıcı kusuru olmadığı, ürünün tasarımdan ve üretimden kaynaklı gizli ayıplı olduğu, davalının süresinde ayıp ihbarında bulunduğu, eserin bir bütün halinde kullanımının mümkün olmadığı anlaşılmakla davacı yüklenicinin iş bedeline hak kazanamadığı sonucuna varılmış ve mahkemece davanın reddine dair verilen karar yerinde görülmüştür.Açıklanan nedenlerle, mahkemece verilen hükümde usul ve esas yönünden bir aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1/b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gerekli istinaf karar harcından peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye harç alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran davacı üzerinde bırakılmasına,4- Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5-İstinaf kararının yerel mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile HMK.362/1-a maddesi uyarınca KESİN olarak karar verildi. █████/2025...Başkan ...¸e-imzalıdır...Üye ...¸e-imzalıdır...Üye ...¸e-imzalıdır...Katip ...¸e-imzalıdır