Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda sanığın yaş hatası ve suç vasfına yönelik temyizlerin Yargıtayca incelenmesi.
Özet: Bir bölge adliye mahkemesince sanığın, reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkumiyetine karar verilmesi üzerine yapılan temyiz başvurularında, mağdur vekili ile şikayetçi bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyizleri usul ve yasal dayanak eksikliği nedeniyle reddedilmiş; ancak bölge adliye mahkemesi cumhuriyet savcısının, sanığın yaşı hususunda hataya düştüğü iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve eylemin çocuğun nitelikli cinsel istismarı kapsamında kalması gerektiği yönündeki suç vasfına yönelik temyiz isteminin, yargılamanın suç vasfı ile sınırlı olarak temyiz kanun yoluna tabi olduğu kabul edilerek esas incelemeye başlanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.SUÇ
: Reşit olmayanla cinsel ilişkiHÜKÜM
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaBölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi.İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; karar tarihinde yürürlükteki haliyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-d maddesi gereği kesin nitelikte olduğu ve temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmış ise de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.05.2019 tarihli ve ███████-297 Esas, ████████ Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; kesin nitelikteki hükümlerin suç vasfına yönelik temyiz yasa yoluna başvurulması halinde temyize konu olabileceği kabul edildiğinden, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyizinin suç vasfına yönelik olduğu anlaşılmakla, anılan temyiz istemi yönünden kararın suç vasfı ile sınırlı olarak temyiz kanun yoluna tabi olduğu belirlenmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın, mağdurenin on beş yaşından büyük olduğu hususundaki hatası ile rızası dahilinde cinsel ilişki yaşadığının kabulü ile ceza verilmesine yer olmadığına ve beraatine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın on yedi yaşında olduğu hususunda hataya düştüğü mağdure ile rızası dahilinde vajinal ilişki yaşadığının kabulü ile reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİA. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemiÖzetle ceza miktarının alt sınırdan belirlenmesi ile sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemiÖzetle tarafların görüşme süresinin uzunluğu ile hastane doğumlu olan şikayetçinin görüntüsünün nüfus kaydıyla uyumlu olması karşısında sanığın yaşı hususunda hataya düşüldüğü iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna eylemin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu kapsamında kalmasına karşın suç vasfının tayininde hataya düşülerek hüküm kurulduğuna ilişkindir.C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemiÖzetle tarafların tanışma şekli, süresi ve öncesinde yüz yüze görüşme olmaması, şikayetçinin on yedi yaşında olduğunu beyan etmesi ve beyanla uyumlu fiziki görünümü karşısında sanığın mağdurenin yaşı hususunda hataya düştüğüne, suçun vasfı bakımından Bakanlığın şikayet hakkının olmayıp şikayetçinin babasının şikayetten vazgeçmesi karşısında beraat hükmü yerine mahkumiyet hükmü kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.III. GEREKÇEA. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi YönündenKovuşturma evresinde beyanının alındığı tarihte on beş yaşından büyük olan mağdurenin sanıktan şikâyetçi olup davaya katılmak istemediğini beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen mağdure vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.B. Şikayetçi Bakanlık Vekili ve Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden5271 sayılı Kanun’un 286/2-d maddesinde karar tarihinde yer verilen; “…ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3.maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, suç vasfına yönelik olmayan vaki temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.C. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi YönündenKovuşturma evresinde 07.07.2014 tarihli duruşmada on beş yaşından büyük olan mağdurenin davaya katılmak istemediğini beyan etmesi sebebiyle katılan sıfatına haiz olmadığından yaş küçüklüğü sebebiyle tayin edilen vekilin hükmü istinaf etme hak ve yetkisinin bulunmadığı ile davadan haberdar edilmeyen şikayetçi Bakanlık vekilinin 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunamayacağı nazara alınarak İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün mağdure vekili ve şikayetçi Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya üzerinde yapılacak ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun'un 279/1-b. maddesi uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden Bölge Adliye Mahkemesince verilen tevdii kararı üzerine kanun yolu aşamasında katılma talepli olarak hükmü istinaf eden Bakanlığın davaya katılmasına karar verilerek yapılan duruşmalı inceleme neticesinde yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARA. Mağdure Vekili, Şikayetçi Bakanlık Vekili ve Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri YönündenGerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle mağdure vekili, şikayetçi Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi YönündenBaşkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının, gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, farklı gerekçeyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,03.03.2025 tarihinde karar verildi.