Danıştay Dördüncü Dairesi, devletin hüküm ve tasarrufundaki deniz yüzeyinde fuzuli işgal edilen tekne bağlama alanı için istenen ecrimisil bedeli ile tespit yönteminin hukukiliğini temyizen değerlendiriyor.
Özet: Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki deniz yüzeyinde izinsiz iskele (tekne bağlama alanı) yapımı nedeniyle tahakkuk ettirilen ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesinin, önceki bir döneme ve karadaki bağlama alanına ait bilirkişi raporuna dayanarak ecrimisil bedelinin büyük bir kısmını hukuka aykırı bulup iptal etmesi üzerine, davalı idare, deniz yüzeyi işgali için ayrıca keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, mevcut bilirkişi raporunun karadaki alanı kapsadığını ve kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiğini ileri sürerek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Valiliği
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
:...Tekneler Deniz Yolcu Taşıma Kooperatifi
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde yer alan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki deniz yüzeyinin 1.370,00m²si üzerinde iskele (tekne bağlama alanı) yapmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesi uyarınca █████/2017-█████/2018 tarihleri arası dönem için davacıdan 271.954,80-TL ecrimisil istenilmesine ilişkin ... tarihli ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... K:... sayılı kararda; davacı adına aynı yere ilişkin olarak █████/2016-█████/2017 dönemi için davacı şirketten istenilen ecrimisil bedelinin ... İdare Mahkemesi'nde dava konusu edildiği, ilgili davada uyuşmazlığın çözümü için mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunun ilgili mahkemece hükme esas alınabilecek nitelikte görüldüğü ve anılan Mahkemece ... tarih ve E:... K:... sayılı karar ile dava konusu işlemin kısmen iptaline kısmen reddine karar verildiği, bilirkişi raporunda 2016 yılı için tespit edilen metre kare başına yıllık ecrimisil bedelinin 175,80.-TL/m2, aylık olarak ise 14,65.-TL/m2 olarak belirlendiği, ayrıca toplam işgal alanın 148,00 m2 olarak tespit edildiği, bilirkişi raporunda belirlenen söz konusu bedelin ve işgal alanın Mahkemelerince de hükme esas alınabilecek nitelikte bulunduğu; uyuşmazlıkta, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu ecrimisil ihbarnamesi ile istenilen 271.954,80 TL tutarın, 33.727,84 TL'lik kısmında hukuka aykırılık, geriye kalan 238.226,96 TL'lik kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin 238.226,96 TL'lik kısmının iptaline, 33.727,84 TL'lik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı tarafından, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen 148 m²'lik işgal alanının, davacı kooperatife ait teknelerin karadaki bağlama yerine tekabül ettiği; buna karşılık idarece tesis edilen ecrimisil ihbarnamesinin ise, davacı tarafından kullanılan deniz yüzeyine ilişkin olduğu, Mahkemece, somut uyuşmalık özelinde ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken; önceki dönem için düzenlenen raporun esas alınmasının hatalı olduğu, deniz yüzeyindeki işgal alanları için kara parçasının yüzde onu oranında bedel belirleneceğine ilişkin tebliğ hükmünün yat limanı, kruvaze gemi gibi turizm amaçlı kullanımları kapsadığı, hazinenin deniz yüzeyinden ecrimisil isteme yetkisinin mevcut olduğu belirtilerek; kararın aleyhe olan kısmının bozulması talep edilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ
:...
DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun işlem tarihinde yürürlükte bulunan haliyle 75. maddesinde; "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları, özel bütçeli idarelerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9. maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, idarelerin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz." hükmüne yer verilmiştir.
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 74. maddesine dayanılarak çıkarılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 85. maddesinin 2. fıkrasında; "...ecrimisilin tespit ve takdirinde; İdarenin zarara uğrayıp uğramadığına ve işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekli, fiili ve hukuki durumu ile işgalden dolayı varsa elde ettiği gelir, aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurlar göz önünde bulundurulur. İşgalin şekli, Hazine taşınmazının konumu ve taşınmazdan elde edilen gelir gibi unsurlar itibariyle asgari ecrimisil tutarlarını belirlemeye Bakanlık yetkilidir..." hükmüne; 5. fıkrasında; "Bakanlık, uygulamada birliği sağlamak amacıyla, ecrimisilin tespit ve takdirine ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir." hükmüne yer verilmiştir.
Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik hükümlerine dayanılarak hazırlanan 336 sıra nolu Milli Emlak Genel Tebliği'nin, "Kıyı Kanunu kapsamında kalan yerlerde ecrimisil işlemleri" başlıklı 14. maddesinin 2. fıkrasında "(Değişik :RG-█████/2016-29851)... Kıyı ve sahil şeritleri ile dolgu alanlarında yukarıdaki belirtilen kullanımlar dışında izinsiz kullanımın tespiti halinde; işgalin şekli, bu alanların konumu ve kullanımlarından elde edilecek gelir düzeyi de dikkate alınarak Kanunun 9 uncu maddesinde belirtilen yerlerden sorulmak suretiyle bedel tespit komisyonu tarafından ecrimisil tespit ve takdir edilir. Deniz turizmi araçlarının bağlanması amacıyla mendireklerle çevrilmiş deniz yüzeyinde ise, kara parçası için tespit edilen ecrimisil bedelinin yüzde onu esas alınmak suretiyle ecrimisil tespit ve takdir edilir." kuralı getirilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesi ile "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir" hükmü yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi mevkiinde bulunan taşınmazın önünde yer alan deniz yüzeyinin 1.370,00 m²'lik kısmının █████/2017-█████/2018 tarihleri arasında tekne bağlama yeri olarak işgal edildiğinden bahisle davacı kooperatif adına düzenlenen, 271.954,80-TL tutarlı ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan davada; Mahkemece davacı adına aynı yere ilişkin olarak █████/2016-█████/2017 dönemi için düzenlenen ihbarnameye karşı ... ... İdare Mahkemesi nezdinde açılan dava kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporu ile belirlenen işgal alanı ve 2016 yılı için belirlenen ecrimisil m² birim bedeli esas alınmak suretiyle yapılan hesaplama neticesinde, dava konusu ihbarnamenin kısmen iptaline; kısmen davanın reddine karar verildiği, iptale ilişkin kısım yönünden davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun ise temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile reddedildiği görülmektedir.
Dairemizin E
:... sayılı dosyasında, dava konusu ihbarnameye ilişkin 1370 m²'lik işgal alanının, bir önceki işgal dönemi olan █████/2016-█████/2017 tarihleri arasındaki işgali için davacı adına düzenlenen ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan davada, Mahkemece mahallinde icra edilen keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu ile işgal alanının 148 m² olarak belirlendiği ve bu alan üzerinden yapılan hesap neticesinde, dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen davanın reddine karar verildiği; iptale ilişkin kısım yönünden davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kararın temyiz edilmesi üzerine ise, Dairemizce aynı tarihli heyet toplantısında verilen kararla; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, deniz yüzeyinde davacı kooperatif tarafından gerçekleştirilmiş bir işgal bulunup bulunmadığına dair herhangi bir değerlendirme ve tespite yer verilmeksizin, deniz yüzeyinin ecrimisil hesabına dahil edilmediği, dolayısıyla hatalı değerlendirmeye dayalı bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle verilen hükümde hukuki isabet bulunmadığı gerekçesi ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Uyuşmazlıkta, davaya konu ecrimisilin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki deniz yüzeyinin "tekne bağlama alanı" olarak kullanıldığından bahisle istenildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümkerinin birlikte değerlendirilmesinden, ecrimisilin, haksız işgal nedeniyle alınan bir tazminat olduğu, kıyı ve sahil şeritlerindeki işgallerden de ecrimisil istenilebileceği, buralardaki işgaller nedeniyle ecrimisil tutarı hesaplanırken; işgalin şekli, fuzuli şagile sağladığı gelir dikkate alınarak, belediye, ticaret odası, sanayi odası, borsa gibi yerlerden veya bilirkişilerden sorulmak suretiyle bir bedel tespiti yapılacağı, deniz turizmi araçlarının bağlanması amacıyla mendireklerle çevrilmiş deniz yüzeylerinin işgalinde ise, kara parçası için tespit edilen ecrimisil bedelinin yüzde onu esas alınmak suretiyle ecrimisil bedeli tespit edileceği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, Hazinenin özel mülkiyetinde olan veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerin işgal edilmesi durumunda tanzim edilen ecrimisil ihbarnamelerine ilişkin uyuşmazlıklarda, ihbarnameye konu işgal alanının tespiti yapılarak, söz konusu alan için istenilen ecrimisil bedelinin mevzuata uygunluğu değerlendirilecek olup; buna mukabil tasarruf ilkesi gereğince, taraflarca dava konusu edilen ve ecrimisil ihbarnamesine konu işgal alanının dışında, farklı bir alan için ecrimisil hesabı yapılamayacağı da kuşkusuzdur.
Olayda, Mahkemece davaya konu ecrimisile ilişkin işgal alanının █████/2016-█████/2017 tarihleri arasındaki işgalinden dolayı düzenlenen ihbarnameye karşı açılan dava kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle dava konusu ihbarnamenin kısmen iptaline, kısmen davanın reddine karar verilmiş ise de; söz konusu raporda, davacı kooperatife ait teknelerin beton iskele üzerindeki bağlama noktaları ve yolcu indirip bindirmek için kullanıldığı anlaşılan merdivenlerin bulunduğu alanın (kara parçası) işgal alanı olarak belirlendiği; buna karşılık, davaya konu ihbarnameye dayanak taşınmaz tespit tutanağında işgal alanının deniz yüzeyi olarak belirlenmiş olmasına rağmen; hükme esas alınan raporda; deniz yüzeyinde davacı kooperatif tarafından gerçekleştirilmiş bir işgalin bulunup bulunmadığına dair herhangi bir değerlendirme ve tespite yer verilmeksizin; deniz yüzeyinin ecrimisil hesabına dahil edilmediğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, gerekirse mahalinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak; davaya konu işgal alanının usulüne uygun olarak tespit edilmesi ve yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve 336 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 14. maddesinin 2. fıkrasıyla getirilmiş olan, deniz yüzeyindeki işgallerde ecrimisilin nasıl tespit edileceğine ilişkin belirtilen usuller de dikkate alınarak düzenlenecek bilirkişi raporu değerlendirilmek suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden; hatalı değerlendirmeye dayalı bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle verilen temyize konu kararın iptale ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararının iptale ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY
:
336 sıra nolu Milli Emlak Genel Tebliği'nin, "Kıyı Kanunu kapsamında kalan yerlerde ecrimisil işlemleri" başlıklı 14. maddesinin 2. fıkrasında "(Değişik :RG-█████/2016-29851)... Kıyı ve sahil şeritleri ile dolgu alanlarında yukarıdaki belirtilen kullanımlar dışında izinsiz kullanımın tespiti halinde; işgalin şekli, bu alanların konumu ve kullanımlarından elde edilecek gelir düzeyi de dikkate alınarak Kanunun 9 uncu maddesinde belirtilen yerlerden sorulmak suretiyle bedel tespit komisyonu tarafından ecrimisil tespit ve takdir edilir. Deniz turizmi araçlarının bağlanması amacıyla mendireklerle çevrilmiş deniz yüzeyinde ise, kara parçası için tespit edilen ecrimisil bedelinin yüzde onu esas alınmak suretiyle ecrimisil tespit ve takdir edilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; bakılmakta olan davanın, █████/2018 tarihli tutanak ile ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi mevkiinde yer alan taşınmazın önündeki deniz yüzeyinin 1.370,00 m² lik kısmının tekne bağlama alanı olarak kullanılmak suretiyle işgal ettiği tespit edilen davacıya █████/2017-█████/2018 dönemi için 271.954,80-TL ecrimisil bedeli tahakkuk ettirilmek suretiyle ecrimisil ihbarnamesi düzenlenmesi üzerine, söz konusu ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle açıldığı görülmektedir.
Yukarıda yer verilen tebliğ hükmü ile deniz turizmi araçlarının bağlanması amacıyla mendireklerle çevrilmiş deniz yüzeylerinde, kara parçası için tespit edilen ecrimisil bedelinin yüzde onu esas alınmak suretiyle ecrimisil tespit ve takdir edileceği belirtilerek; mendireklerle çevrili bulunan deniz yüzeylerindeki işgallerden de ecrimisil alınabileceği ve belirtilen nitelikteki deniz yüzeyleri için istenilecek ecrimisil bedelinin nasıl tespit edileceğine ilişkin usulün düzenleme altına alındığı görülmüş olup; buna mukabil söz konusu tebliğ hükmünün lâfzî yorumu, mendireklerle çevrili olmayan deniz yüzeylerinin işgal edilmesi durumunda, anılı düzenlemeye istinaden ecrimisil tahakkuk ettirilemeyeceğini göstermektedir. Bu itibarla, söz konusu düzenleme uyarınca deniz yüzeylerinden ecrimisil istenebilmesi için, işgale konu deniz yüzeyi üzerinde deniz turizmi araçlarının bağlanması amacıyla yapılmış mendirek bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği de kuşkusuzdur.
Uyuşmazlıkta, işgal edilen alanın deniz yüzeyi olduğu, söz konusu deniz yüzeyinin davacı kooperatife ait teknelerin bağlama yeri olarak kullanıldığı; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ecrimisile konu deniz yüzeyinde deniz turizmi araçlarının bağlanması amacıyla yapılmış mendirek bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davaya konu ihbarname ile; davacı kooperatife ait teknelerin deniz yüzeyinde oluşturdukları alan üzerinden ecrimisil tahakkuk ettirildiği anlaşılmakta ise de; 336 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 14. maddesinin 2. fıkrası ile getirilen düzenleme ile deniz turizmi araçlarının bağlanması amacıyla yapılmış mendireklerle çevrilmiş olan deniz yüzeyinden ecrimisil alınabileceğinin düzenleme altına alındığı; olayda ise, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ecrimisile konu deniz yüzeyinin deniz turizmi araçlarının bağlanması amacıyla yapılmış mendireklerle çevrili olmadığının tespit edildiği dikkate alındığında; dava konusu ecrimisile konu deniz yüzeyine ilişkin olarak ecrimisil tahakkuk ettirilmesinde mevzuata uyarlık; dava konusu işlemin iptaline ilişkin Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararda ise sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmaktadır.
Bu itibarla, davaya konu ecrimisil ihbarnamesinin iptali talebiyle açılan davada, dava konusu işlemin kısmen iptali; kısmen davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmı yönünden davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının, yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!