ByLock kullanımına ilişkin eksik araştırma ve sanık savunmasının aksi ispatlanmadığından silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetinin bozulması kararı.
Özet: Silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkûmiyet kararını temyiz inceleyen Yargıtay, sanığın Bylock uygulamasını oğlunun öğretmeni aracılığıyla sadece bilgi paylaşımı amacıyla yüklediği ve yalnızca o kişiyle görüştüğü yönündeki savunmasının aksi kanıtlanamaması, Bylock tespit tutanağında sadece bu şahsın yer alması ve dosyadaki mevcut belgelere göre eksik araştırma yapıldığı kanaatine varmıştır; bu bağlamda, ilgili şahsın detaylı incelenmesi, sanığın operasyonel hat kullanıp kullanmadığının tespiti ve UYAP bilgi havuzunda ek delil aranması gibi hususlarda daha geniş kapsamlı bir soruşturma yapılması gerektiği gerekçesiyle yerel mahkûmiyet hükmünü bozarak dosyayı yeniden değerlendirme için geri göndermiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 27. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM
: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4-2.cümle, 62, 53, 58/9, 63/1. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamına göre; sanığa ait ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında yalnızca ... isimli şahsın ekli bulunması ve sanığın da “ByLock uygulamasını oğlunun okul öğretmeni olan ... isimli şahsın oğlunla ilgili bilgiler paylaşırız diyerek yüklediği ve sadece bu şahısla görüştüğü” yönündeki aksi kanıtlanamayan savunmasının uyumlu olduğu belirlendiğinden, öncelikle anılan şahsın açık kimlik bilgileri saptanıp hakkında soruşturma ve kovuşturma olup olmadığının belirlenmesi, var ise aşama ifadelerinin onaylı örneklerinin getirtilip duruşmada tanık olarak dinlenilmesi, ayrıca sanığın başkası adına oluşturulan operasyonel hat kullanıp kullanmadığının, operasyonel hat kullandığının belirlenmesi halinde bu hat ile örgütsel iletişim ağına dahil olup olmadığının ilgili birimlerden sorularak tespit edilmesi ve UYAP sisteminde bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak sanık hakkında bilgi ya da beyana rastlanması halinde söz konusu delillerin ve ifade tutanaklarının aslı veya onaylı örneklerinin dosyaya getirtilmesi, var ise beyanda bulunan kişilerin duruşmada tanık olarak dinlenilmesine müteakiben tüm bu delillerin 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine duruşmada okunarak diyecekleri sorulduktan sonra tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.