Marka hükümsüzlüğü davasında, davalının 39. sınıfta tescilli markasını ciddi ve kesintisiz kullanıp kullanmadığına ilişkin Yargıtay incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının kendi markasını 39. sınıfta tescil ettirme başvurusunun, davalıya ait aynı ibareli markanın bu sınıfta mevcut tescili nedeniyle reddedilmesi üzerine, davalının markasını 39. sınıftaki hizmetler için ciddi bir şekilde kullanmadığı iddiasıyla açtığı marka hükümsüzlüğü davasını özetlemektedir; ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, davalının markasını tescil tarihinden itibaren beş yıl boyunca bu hizmet sınıfında ciddi ve kesintisiz kullandığını ispat edememesi üzerine, davalının markasının 39. sınıf yönünden hükümsüzlüğüne karar vermiş, bu kararlar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, █████████ KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Rize 3. Asliye Hukuk (FSHHM) MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin faaliyet alanı ile ilgili olarak "..." ibareli seri markalarının bulunduğunu, bu anlamda "..." ibareli markasını 39. sınıfta yer alan hizmetler için de tescil ettirmek için başvuru yaptığını, yapmış olduğu başvurunun, davalıya ait marka tescili gerekçe gösterilerek reddedildiğini, bu nedenle müvekkilinin "..." ibareli markayı 39. sınıf yönünden adına tescil ettiremediğini, her ne kadar davalı adına 39. sınıfta yer alan hizmetleri kapsar şekilde marka tescili bulunmakta ise de davalının bu sınıfta yer alan hizmetlere ilişkin ciddi kullanımının bulunmadığını ileri sürerek davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde ██████████ no'da tescilli markanın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 9 uncu maddesi uyarınca 39. sınıf yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın kötü niyetle açıldığını, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, dava konusu markanın tescilli olduğu sınıflar yönünden ciddi şekilde kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından dosyaya sunulan delillerin ciddi ve kesintisiz kullanım halini kanıtlar nitelikte olmadığı, ispat yükü kendisinde bulunan davalının, adına tescilli ██████████ numaralı "..." ibareli markayı, 39. sınıf kapsamındaki hizmetler yönünden tescil tarihi olan 23.07.2014 tarihinden dava tarihine kadar 5 yıl kesintisiz, ciddi biçimde kullandığını ispat edemediği, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile davalı şirket adına kayıtlı ██████████ tescil numaralı "..." ibareli, 39. sınıf kapsamındaki hizmetler yönünden tescilli markanın, davalı adına tescilli olduğu 39. sınıf yönünden iptaline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının hükümsüzlük talebi yönünden hukuki yararının bulunmadığını, davanın kötü niyetle açıldığını, müvekkilinin tescilli markasını 39. sınıftaki hizmetler yönünden de ciddi şekilde kullandığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı ve hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, davalının adına tescilli markayı 39. sınıfta belirtilen hizmetler yönünden markasal kullanım niteliğinde ve ciddi şekilde kullandığını ispat edemediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, dava konusu "..." markasının asıl ve gerçek sahibinin müvekkili şirket olduğunu, tarafların verdiği hizmetler ile sektörlerin farklı olduğunu, müvekkili şirketin markasını aktif olarak kullandığını, müvekkili şirketin markasının 39. sınıfta iptal edilmesinin markanın ayırt edici özelliğini ortadan kaldıracağını, davacının davasında ve marka başvurusunda kötü niyetli olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun uyuşmazlığı çözmede yeterli olmadığını, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 14 üncü maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğini, bu doğrultuda söz konusu davanın dayanaksız kaldığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeDava, kullanmama nedenine dayalı marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.3. Değerlendirme1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.