Deprem sonrası yıkım sahasında zincirleme kaza sonucu oluşan ekskavatör hasarı ve ölümlü olaydan kaynaklanan haksız fiil tazminat davası.
Özet: Davacı, kendi ekskavatörünün, davalı şirketin üstlendiği yıkım işi sırasında meydana gelen ve asansör şapkasının düşmesiyle başlayan bir dizi olay sonucunda, davalı çalışanı tarafından kullanılan başka bir iş makinesinin yağ kaçağı nedeniyle kayarak devrilmesi sonucu ağır hasar aldığını iddia ederek maddi zararının tazminini talep etmiş; davalı ise, husumet yokluğu, görevsizlik, zamanaşımı ve davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı savunmalarıyla birlikte, kazaya karışan aracın kendilerine ait olmadığını ve olayda kusurları bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ---- Tescil Plaka Numaralı ekskavatörün maliki olduğunu, ilgili aracın kiralık bir şekilde ---- Mahallesi'nde bulunan ----- Lisesi'ndeki inşaatta çalışmakta iken 23.11.2023 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle hasar gördüğünü, kazanın meydana geldiği ----- Lisesi, 6 Şubat depreminde hasarlı hale gelmiş olup ilgili yerin yıkım işinin ---- isimli şirketin üstlenmiş olduğunu,---- ile davalı ------ arasında yıkım işi için anlaşma yapılmış olup bu kapsamda davalı şirket sadece yıkım işini üstlenmiş olduğunu, müvekkili şirkete ait aracın ise ----- sözlü kira sözleşmesi ile kiralanmış olduğunu, yıkım işinin son aşamasında davalı şirketin çalışanı olan ---- bir başka iş makinesini kullanırken asansör şapkası iş makinesinin üstüne devrildiğini, devrilen betonları kaldırmak için yardım amacıyla müvekkili şirkete ait olan araç betonları kaldırmak için kullanılmış olduğunu, akabinde müvekkili şirkete ait olan araç kenara çekilip tamirci çağrılarak kazaya karışan iş makinesinin gösterildiğini, tamircinin bir sorun olmadığını bildirmesi üzerine ilgili iş makinesi tıra yüklenirken yağ boşalması son-ucu kaymış olup hem muris --- hem de müvekkili şirkete ait kiralık aracın üzerinde devrilmiş olduğunu, olay sebebiyle ----hayatını kaybettiğini ve müvekkile ait ekskavatör de ağır hasar aldığını, söz konusu zararın, davalı şirketin aracının karıştığı kaza sebebiyle meydana gelmiş olup bu aşamada davalı şirketin ortaya çıkan zararın karşılanmasının zaruri olduğunu, bu nedenle müvekkile ait iş makinesinde meydana gelen hasar pazar değeri gibi faktörler esas alınarak gerekli hesaplamaların yapılması ve müvekkile ödenmesini talebi ile davalı şirket ile görüşülmüş ancak olumlu yanıt alınamadığını, dolayısıyla bu aşamada, müvekkilin iş makinesinde meydana gelen zararının tazminini talep etme gereği oluştuğunu, izah edilen tüm nedenlerle fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin haklarımızı saklı kalmak kaydıyla, şimdilik HMK m. 107 gereği belirsiz alacak davası olarak; davaya konu olay neticesinde müvekkilin iş makinesinde meydana gelen 100,00 TL maddi zararın ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu olaya karışan ve ---- tarafından kullanılan iş makinesi dava dışı ----adına kayıtlı olup müvekkili şirket adına kayıtlı olmadığıını, hal böyle olunca, dava konusu kazaya ilişkin hiçbir bağlantısı bulunmayan müvekkili şirkete husumet yönetilmesi, hukuka açıkça aykırı olduğunu, mahkememiz tarafından, husumet yokluğundan işbu davanın reddi gerekmekte olduğunu, işbu davanın görevsiz mahkemede açılmış olduğunu, sayın mahkeme tarafından davanın görev yönüyle usulen reddi gerekmekte olduğunu, işbu davanın konusu belirli / belirlenebilir nitelikte olup; belirsiz alacak talepli açılan davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerekmekte olduğunu, işbu dava zamanaşımına / hak düşürücü süreye uğramış olup; sayın mahkeme tarafından davanın reddi gerekmekte olduğunu, dava konusu kazanın gerçekleşmesinde, müvekkil şirketin hiçbir kusuru bulunmamakta olup; davanın reddini talep ettiklerini, 6 Şubat tarihinde meydana gelene depremde hasarlı hale gelen ve dava konusu kazanın gerçekleştiği yer olan ---- isimli binanın yıkım işini ---- isimli şirketin üstlendiğini, ---- isimli şirket ile müvekkili şirket arasında imzalanan sözleşme kapsamında, hasarlı binanın yalnızca yıkım işlerini müvekkili şirketin üstlendiğini, 23.11.2023 tarihinde, - operatörü olarak çalışan dava dışı ----- tarafından yıkım işlemi yapılırken asansör şapkası olarak tabir edilen parça dava dışı ---- kullandığı ekskavatörün üzerine düştüğünü, sonrasında, olay yerine, --- tamiri için --- isimli tamircinin çağrıldığını, tamirci ---- incelemiş ve araçta herhangi bir sıkıntının görünmediğini, ekskavatörün çalıştırılmasını söylemesi üzerine, dava dışı operatör ---- aracı çalıştırdığını, tamirci ---- tarafından, - motor kısmı incelenmiş ve -- yağ kaçağı olup olmadığınının kontrol edildiğini, sonrasında ekskavatörün tamir edilmek üzere sanayiye götürülmek için tır çağrıldığı, dava dışı operatör ---- tarafından, ekskavatör çalıştırılarak tıra yüklendiği sırada yağ kaçağı sebebiyle anılan ekskavatör kaymış ve yan devrilmiş olup, iş bu yan devrilme esnasında dava konusu edilen araçla ve bahsi geçen araçtaki hasarla ilgili herhangi bir durum söz konusu olmadığını, zararın müvekkilden kaynaklandığı ve iddia edilen kazanın oluşuna ilişkin hususları kabul etmemekle beraber; Çalışan bir iş makinesine çalıştığı zamanlarda, operatör haricindeki çalışanlar ve benzer iş makinelerinin, makineden en az 25 metre uzak durması gerekmekte olup; kazanın gerçekleşme şekli dikkate alındığında, hasarlı ekskavatörün tıra yüklendiği sırada, davacı şirketin maliki olduğu iş makinesinin yükleme alanında bulunmaması gerektiği de dava dilekçesinde ki anlatımlardan sabit olduğunu, hasarın taraflarınca gerçekleştiği iddiasını kabul etmemekle beraber müvekkili şirkete kusur izafe edilmesinin hukuka ve gerçeğe aykırı olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemekle; davacı tarafından ticari temerrüt faizi talep edilmesinin, hukuka aykırı olduğunu, açıklamalarının yasal dayanaklara uygun bulunmakla olduğunu, işbu davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
:
Davalı dilekçesinde özetle davalı şirketin aracının karıştığı kaza sebebiyle meydana gelen zarardan kaynaklı haksız fiil hükümleri kapsamında zararın tazmini isteminin talep edildiği görülmüştür.
Davalı davaya cevap dilekçesinde husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
Dava, haksız fiil hükümleri kapsamında zararın tazminine ilişkindir.Davalı vekilinin █████/2025 tarihli dosyaya sunduğu dilekçe ekinde kazaya karışan (ekskavatörün) iş makinesi tescil belgesini dosyaya sunduğu görülmüştür.
Dosyaya sunulu █████/2023 tarihli İş Makinası Satış Sözleşmesi incelendiğinde satıcının ----- Şirketi olduğu, Alıcının ---- olduğu anlaşılmıştır.
Aynı şekilde dosyaya sunulu █████/2023 tarihli ---- fatura numaralı faturanın ----- kesildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde davalı şirketin aracının kazaya karışması nedeniyle tazminat talebinde bulunduğu, davalı vekilinin cevap dilekçesinde ise kazaya karışan iş makinesinin dava dışı ----- adına kayıtlı olduğu, davalı şirket adına kayıtlı olmadığı savunulmuştur.Hak kaybına sebebiyet verilmemesi amacıyla 2 nolu celsenin 1 nolu ara kararı uyarınca bu hususta beyanda bulunmak üzere davacı vekiline süre tanındığı, süresi içinde dava dosyasına sunulan █████/2025 tarihli beyan dilekçesinde davacı vekili özetle; davalı şirket çalışanlarının fiilleri sebebiyle zararın meydana geldiğinden bahisle adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında davalı şirket çalışanı ----- fiilinden kaynaklı olarak ortaya çıkan zarardan davalı şirket sorumlu olduğu izah edilerek davayı davalı aleyhine ikame ettiklerini belirtmişlerdir. Dava dilekçesi incelendiğinde ise; " Söz konusu zararın, davalı şirketin aracının karıştığı kaza sebebiyle meydana gelmiş olup bu aşamada davalı şirketin ortaya çıkan zararı karşılanması zaruridir." şeklinde iddiada bulundukları görülmüştür. Davalı vekilinin █████/2023 tarihli İş Makinası Satış Sözleşmesi dosyaya sunulması ile birlikte davacı vekili bu defa adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında talepte bulunduğunu ileri sürmüştür. Bu noktada basit yargılamanın uygulandığı iş bu davada dava dilekçesinin sunulması ile iddianın genişletilmesi veya değiştirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Zira 6100 sayılı HMK nın 319 maddesinde; " İddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı dava açılmasıyla; savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlar." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Davacı vekilinin safahatta izah ettiği haliyle davacının davalı ------ şirketine karşı husumet yöneltmesinin "soruşturma dosyasında elde edilen deliller kapsamında" olduğu, bu sebeple HMK'nın 124/3 maddesi gereğince taraf değişikliği talebi makul görülmüş ise de █████/2018 tarihli ----- Gazete'de yayınlanan 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesi ile; "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir. Bu noktada 6100 sayılı HMK nın 124/3 maddesi gereğince taraf değişikliği talebi kabul edilmesi durumunda husumet yöneltilen ----- hakkında yürütülmüş arabuluculuk müessesesinin dava açılış aşamasında tamamlanmamış olacağı ortaya çıkacaktır.
Bu yasal düzenlemeler gereğince █████/2019 tarihinden sonra konusu bir miktar paranın ödenmesi talebi ile açılan ticari davalarda dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir. (---- BAM ---- HD ----.)Eldeki dava da taraflar arasındaki uyuşmazlığın konusunun bir miktar para alacağına ilişkin olduğu, davanın █████/2024 tarihinde açıldığı, dava dilekçesi içeriğinden davacının kazaya karışan iş makinesinin maliki olduğundan bahisle haksız fiil hükümleri kapsamında tazminat talebinde bulunduğu, dosyaya kazandırılan İş Makinası Satış Sözleşmesi içeriğinden kazaya sebebiyet veren iş makinasının dava dışı ---- ait olduğunun anlaşıldığı, davalı şirketin söz konusu iş makinasının sahibi olmadığı anlaşılmakla bu haliyle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 427,60 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan bakiye 187,8‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA,
3-Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiği için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.ye göre tespit edilen 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana İADESİNE,
6-3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!