Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında istinaf başvurusunda bulunmayan tarafın temyiz hakkının reddi ile taşınmazın kuru/sulu arazi vasfının belirlenmesinde değerleme esasları.
Özet: Bir kamulaştırma bedeli tespiti ve tescil davasında, ilk derece mahkemesinin taşınmazın kuru arazi vasfında olduğu kabulüyle belirlediği bedel ve tescil kararını, davalının taşınmazın sulu arazi olduğu ve bedelin düşük olduğu yönündeki istinaf başvurusu üzerine inceleyen bölge adliye mahkemesi, davalının iddialarını mesnetsiz bularak istinaf başvurusunu esastan reddetmiş; bunun üzerine, ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen davacı idarenin temyiz başvurusu usulden reddedilirken, davalının temyiz başvurusu kabul edilmiştir.

MAHKEMESİ
: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk DairesiSAYISI
: █████████ Esas, ████████ KararDAVA TARİHİ
: 01.07.2020KARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Adıyaman 4. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmiş olup temyiz dilekçelerinin kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön incelemesi sonucunda;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre ilk derece mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda bölge adliye mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne dair karara karşı davalı tarafça istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalının istinaf başvurusu da esastan reddedilmiştir. Hâl böyle iken İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan davacı idarenin, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacı idare vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekir.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Adıyaman ili, ..., Ağaçkonak köyü, 176 ada 6 parsel (ifraz sonrası 176 ada 22 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın sulu arazi vasfında olduğunu, münavebeye esas alınan ürünlerin hatalı belirlendiğini, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin esas alınarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, serbest piyasa koşullarına göre hesaplama yapılması gerektiğini, kapitalizasyon faiz oranının hatalı belirlendiğini, bedelin düşük olduğunu ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda davaya konu taşınmazın kuru arazi olarak değerlendirilip 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve bu değer üzerinden toplam kamulaştırma bedelinin hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, her ne kadar davalı taraf davaya konu taşınmazın sulu arazi olarak kabul edilmesi gerektiğini beyan etmiş ise de davacı tarafından hazırlanan kıymet takdir rapornda davaya konu taşınmaz kuru olarak değerlendirildiği gibi keşif gözleminde de taşınmazın yakınında kurumuş dere bulunduğunun belirtildiği ve davalı tarafından taşınmazın sulu olduğuna dair herhangi bir delil ibraz edilmediğinden davaya konu taşınmazın kuru olarak değerelendirilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bedelin fahiş olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları.3. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir.3. Hükme esas alınan raporda kuru arazide uygulanan kapitalizasyon faiz oranı uygun görülmüştür.4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;A.Davacı İdare Vekilinin Temyizi Yönünden;Davacı idarenin temyiz dilekçesinin REDDİNE,B.Davalı Vekilinin Temyizi Yönünden;Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.