Mersin 177 ada 1 parselin orman vasfıyla hazine adına tescili talepli tapu iptal ve tescil davasının Yargıtay temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı vekili tarafından, davalıların murisi adına tescilli bir taşınmazın önemli bir kısmının kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığı ve bu tescilin yolsuz olduğu gerekçesiyle tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescili talebiyle açılan davayı incelemektedir. Davalılar ise, taşınmazın kadastro çalışmaları öncesinde uzun yıllar tarım amaçlı kullanıldığını, kadastro tespitiyle usulüne uygun olarak miras bırakanları adına kaydedildiğini, orman niteliği kazanmasının ise daha sonraki kullanım şekillerinden kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemişlerdir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, davalıların istinaf başvurusu da esastan reddedilerek karar onanmıştır. Bu karar üzerine davalılar tarafından yapılan temyiz başvurusu sonucunda dosya Yargıtay tarafından incelenmektedir.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ
    : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
    SAYISI
    : ████████ E., █████████ K.
    DAVA TARİHİ
    : 10.10.2017
    KARAR
    : İstinaf başvurusunun esastan reddine
    vekili
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince bir kısım davalılar vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Dava konusu, Mersin ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevkii 177 ada 1 parsel (eski 25 parsel) sayılı 3763,55 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla ... adına kayıtlıdır.
    Davacı vekili; davalıların ... ilçesi ... Mahallesi ... mevkii 177 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında görünen malikinin tespit edebildikleri yasal mirasçıları olduğunu, tapu kaydına göre taşınmazın maliki ... olup 1981 yılında vefat ettiğini, 3.763,55 m2 yüzölçümüne sahip bu taşınmazın yapılan tahkikatlar neticesinde 2.828,18 m2'lik kısmının kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığını, yani orman arazisi niteliğinde olduğunun tespit edildiğini, anılan arazinin bulunduğu yörede orman kadastrosu uygulaması yapıldığını ve kesinleştiğini, orman arazisi niteliği taşıyan ve orman sınırları içerisinde yer alan bu miktarda arazinin şu anki şahıslar adına olan tescilinin yolsuz tescil niteliğinde olduğunu beyanla, Mersin ili ... ilçesi ... mahallesi ... mevkii 177 ada 1 parsel numaralı taşınmazın ekli krokide gösterilmiş ve koordinatlarla sınırlandırılmış 2.828,18 m2'lik kısmının tapu kaydının iptaline, bu kısmın orman vasfı ile hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, orman vasfı ile hazine adına tescil edilen kısım üzerindeki mevcut tüm şerh ve takyidatların kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
    Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...; 1968 yılında kadastro çalışmaları yapıldığını ve bu yöreye kadastro ekipleri girmeden önce orman işletme müdürlüğüne orman sınırlarının belirlenmesi için yazı yazıldığını, orman işletme müdürlüğünün dava konusu parseli adlarına tespit ettiğini ve bu kadastro tespiti ilanının da yapılarak ilan müddeti içinde kimsenin itiraz etmediğini, askı ilanından itibaren belirli bir müddet geçtikten sonra hiçbir itiraz olmayınca ... Köyü ... Mevkii 177 ada 1 parselin 3763 m2 olarak adlarına tescil edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
    Davalı ... vekili; dava konusu taşınmazın kadastrosunun 1960'lı yıllarda yapıldığını, bu tarihten çok öncesine kadar davalının murisi tarafından tarım yapılmak suretiyle kullanıldığını, miras bırakanın ölümü sonrası mirasçıları tarafından da dönem dönem kullanıldığını, orman olarak belirtilen yerlerin miras bırakan tarafından tarım yapılan yerler olduğunu, ancak arazinin hissedarlara bölünmesi nedeniyle kullanım zorluğuna girmesi ve zaman zaman kullanılmaması nedeniyle arazinin orman alanına dönüştüğünü, çam ağaçlarının kullananlar tarafından gerek gölgesinden faydalanmak gerekse odun ihtiyacı için kesilmediğini ve büyümesinin sağlandığını, dava konusu yerlerin eskiden tarım yapılan yerler olduğunu, orman alanı ile ilgisinin bulunmadığını, normal kadastro geçerken de bu durumun tespit edildiğini ve muris adına tespit gördüğünü savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...; dosyaya ilişkin zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden itirazları bulunduğunu, dava konusu taşınmazın kadastrosunun 1960'lı yıllarda yapıldığını, bu tarihten çok önce murisleri ... tarafından tarım yapılmak suretiyle kullanıldığını, miras bırakanın ölümünden sonra misrasçıları tarafından da dönem dönem dava konusu taşınmazın kullanıldığını, ancak arazinin hissedarlara bölünmesi nedeniyle kullanım zorluğuna girmesi ve zaman zaman kullanılmaması nedeniyle arazinin orman alanına dönüştüğünü, çam ağaçlarının da kullananlar tarafından gerek gölgesinden faydalanmak gerekse odun ihtiyacı için kesilmediğini ve büyümesinin sağlandığını, kadastro çalışmaları neticesinde devlet tarafından murise tapunun verildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
    İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 48 nolu orman kadastro komisyonu tarafından 1948 yılında orman kadastro çalışmasına başlanıp çalışma sonucunun 1950 yılında kesinleştiği, daha sonra yapılan kadastro çalışmalarında dava konusu taşınmazın Mersin ili ... ilçesi ... köyü 177 ada 1 parsel numarası altında 21.10.1968 tarihli tapulama tutanağı ile ... adına tespit ve kesinleşerek tescil gördüğü, devamında 6831 sayılı Kanuna ve aynı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B maddesi kapsamında uygulama çalışmalarının yapıldığı, yapılan uygulama çalışmasının 1992 tarihinde kesinleştiği, bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 2.828,18 m2 yüz ölçümündeki kısmının kesinleşmiş orman sınırı içerisinde kalan yerlerden olduğu, bu durumun hava fotoğraflarının incelenmesi amacıyla talimat yolu ile alınan jeodezi bilirkişi raporu ile de tespit edildiği, her ne kadar bir kısım davalılar hak düşürücü süre itirazında bulunmuş ise de eldeki davada hak düşürücü süre itirazına itibar edilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Mersin ili ... ilçesi ... köyü ... mevkiinde kain 177 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 17.09.2018 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli fen bilirkişi ... ... ve orman yüksek mühendisi bilirkişi Oğuz Oğuz tarafından tanzim olunan krokide (B) harfi ile gösterilen yeşil renk ile taralı 2.828,18 m2 yüz ölçümündeki kısmının tapu kaydının iptali ile bu kısmın orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı, davalılar ..., ... ve ... vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince, dava konusu 177 ada 1 parsel sayılı taşınmazın dava konusu olan kısmının 1950 ve 1992 yılında yapılan orman tahditlerinde orman alanı içinde bırakıldığının tespit edildiği ve orman vasfında olduğunun belirlendiği, davanın esası ile ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle bir kısım davalılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ..., ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    SONUÇ
    : Açıklanan nedenlerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
    80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davalılardan alınmasına,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!