Hisse devir protokolünden kaynaklanan alacak için açılan itirazın iptali davasında yetkisiz icra dairesi nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizi.
Özet: Davacı tarafından, hisse devri protokolünden kaynaklanan alacağın ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, icra takibinin davalının yerleşim yeri dışında, yetkisiz bir icra dairesinde başlatılması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermiş; istinaf mahkemesi ayrıca kamu düzeni gereği yeniden hüküm kurarak aynı gerekçeyle ret kararını onamış ve bu karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ███████ Esas, █████████ KararHÜKÜM
: Davanın usulden reddi(Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle)İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kocaeli 1. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kamu düzeni gereğince kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 24.12.2015 tarihinde yapılan hisse devir protokolüyle, müvekkilinin dava dışı ... Pazarlama.. A.Ş., ... Sigorta... A.Ş. ve Focus Aksesuar.. A.Ş. isimli şirketlerde bulunan hisselerinin tamamını 1.728.935,00 USD bedel karşılığında davalıya devrettiğini, davalının kararlaştırılan hisse bedelinin 648.953,79 USD'lik kısmını ödememesi üzerine müvekkilince davalı aleyhine Kocaeli 8. İcra Dairesinin ███████████ E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, takibin, davalının icra takibinin yetkisine, borca ve ferilerine yaptığı itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ikamet adresi Gölcük/Kocaeli olup takibin yetki icra dairesinde başlatıldığını, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştirIII. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 50 inci maddesi uyarınca, icra dairesinin yetkisinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) yetkiye ilişkin hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, anılan Kanun'un 6 ıncı maddesine göre ise genel yetkili Mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu, davalının ikamet adresinin Gölcük/Kocaeli olduğu, somut olayda, takip yetkisiz icra dairesinde başlatılmış olup itirazın iptali davalarının görülebilmesi için yetkili icra dairesinde başlatılmış usulüne uygun bir takip bulunması gerektiği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibin yetkili icra dairesinde başlatıldığını, aksi yöndeki kararın isabetsiz olduğunu, mevzuat ve yerleşik yargı içtihatları uyarınca, davanın reddi halinde maktu harç alınması ve başlangıçta yatırılan nisbi harçtan artan kısmın iadesi yönünde hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde harç iadesi hususuna hükümde yer verilmemesi hukuka aykırı bulunduğunu, masraflar yönünden ise; borçlu/davalı tarafından sözleşmede yazılı adresinin değiştiğinin müvekkil alacaklıya bildirilmemesi dolayısıyla, mahkeme kararının esas yönünden doğru olduğu kabul edilecek olsa dahi, icra takibinin yetkisiz yerde açılmasına sebebiyet veren kişi (sözleşmede yazılı adresinin değiştiğini bildirmeyen) davalı olduğundan dava masraflarının davalı üzerinde bırakılması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut uyuşmazlık bakımından Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, Mahkemece öncelikle kamu düzeninden olan görev hususu incelenerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, bunun yanında, davacı tarafından dosyaya sunulan yetki belgesinin geçersiz olduğunu zira davacı tarafından sunulan yetki belgesinde, vekalet verene ilişkin bilgiler bulunmadığı gibi, hangi vekaletnameye dayanarak bu yetki belgesinin ihdas edildiğinin de anlaşılamadığını, dava kapsamında gerçekleştirilen 08.09.2021 tarihli duruşmada davacıyı temsil eden vekilin bu temsil yetkisi bulunmadığını, nitekim ortada bu yetkiyi ihdas eden bir yetki belgesi bulunmadığını, bu durumun, resen incelenmesi ve yetkisiz olarak duruşmaya giren vekilin vekilliği kabul edilmeyerek, davacının dosyayı takip etmediği gerekçesiyle dosyanın müracaata bırakılması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerince ileri sürülen istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak hükümde davacı tarafından dava açılırken yatırılan harçtan maktu harcın tahsili ile geriye kalan harcın davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken bunun yapılmamış olması doğru olmadığı gerekçesiyle başvuruların esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kamu düzeni gereğince kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.2. 2004 sayılı Kanun'un 50 inci maddesinin yollamasıyla 6100 sayılı Kanun'un yetkiye ilişkin 6 ıncı v.d maddeleri.3. Değerlendirme1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.