Sosyal Güvenlik Kurumunun itiraz ettiği sigorta başlangıç tespiti davasında, işe giriş bildirgesi ve tanık beyanlarına ek olarak eylemli çalışmanın ispatı gerekliliği hakkında Yargıtay incelemesi.
Özet: Davacının sigorta başlangıç tarihinin tespiti talebine ilişkin davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davacının sigorta giriş bildirgesi ve tanık beyanları doğrultusunda 21.12.1998 tarihini başlangıç olarak kabul etmiş; ancak temyiz incelemesinde, bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sadece işe giriş bildirgesinin yeterli olmayıp, kanunun belirlediği şekilde eylemli olarak çalışmasının da koşul olduğu, bu tür hizmet tespit davalarında hem işyerinin varlığı hem de çalışmaların gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir tereddüde yol açmayacak şekilde ispatlanması gerektiği vurgulanmıştır.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Dinar 1. Asliye Hukuk (İş) MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde, davacının 21.12.1998 yılında ... numaralı iş yerinde sigortalı olarak iş başladığını, SGK işverenin 1998/3. dönem bordrosunun işveren tarafından verilmediği gerekçesi ile davacının işe giriş tarihini 21.12.1998 olarak kabul etmemekle ve davanın buna ilişkin giriş tarihinin 21.12.1998 olarak kabul etmemekle ve davacının buna ilişkin 20.06.2012 dilekçesinin reddettiğini, dönem bordrosunu verme yükümlülüğünün işverende, isteme yükümlülüğününse davalı Kurumda olduğunu, işe girişi bildirilen sigortalının dönem bordrolarının SSK'ya verilip verilmediğinin araştırılması davalının sorumluluğunda olduğunu, eksikliklerin olması 506 sayılı Kanun'un 78 ve 79. maddeleri gereğince işverenden istenmesi iş yerinde belgeleri vermemesi halinde resen kendisinin düzenlemesi gerektiğini beyanla davalarını kabulü ile müvekkilinin işe giriş tarihi olarak 21.12.1998 tarihinin kabulüne, emekliliğe esas olmak üzere bu tarihin işe başlama tarihi olarak esas alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı SGK vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 21.12.1998 tarihinde ... sicil nolu ... isimli iş yerinde çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 21.12.1998 olduğunun tespitine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalı SGK vekili istinaf dilekçesinde, salt tanık beyanlarına dayanılarak hüküm kurulamayacağını, yetersiz araştırmayla karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının uyuşmazlık konusu dönemde, 21.12.1998 işe giriş tarihli, varide numarası bulunan, 05.05.2003 varide tarihli, kimlik bilgileri uyumlu, sigorta sicil numarası devam eden, imzalı işe giriş bildirgesinin bulunduğu, Kurumca işe giriş bildirgesinin verildiği ancak bordro verilmediğinden bahisle hizmetinin kabul edilmediği, dinlenen tanıklar ... ve ...'ın, davacının çalışma olgusunu doğruladıkları, dosya kapsamı, davacının işe giriş bildirgesi, dinlenen davacı ve bordro tanıklarının beyanlarına göre Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmişlerdir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri.2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2, 6, 9, 79, 108. maddesi hükümleridir.Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ███████-549-555, ███████-437-448 ve ███████-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir tereddüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.3. Değerlendirme1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.2. Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına ... ünvanlı işverenin 110111370305 sicil no.lu işyerinden 21.12.1998 tarihli işe giriş bildirgesi verilmiş olduğu, işverenlik tarafından 1998/3. dönem bordrosunun 05.05.20023 tarihinde Kuruma verilmiş olması nedeniyle Kurum tarafından 03.06.2003 tarihli olarak düzenlenen denetim raporunda bina inşaatı konulu işyerinin 21.12.1998 tarihli yapı ruhsatına istinaden tescil edildiği, işveren ...'ın kendi kardeşi aynı zamanda davacının babası olan ...'ı vekil tayin ettiği, denetim raporunda beyanı alınan ...'ın, inşaata 1998/Aralıkta başlandığını 1 kişinin 10 günlük çalışması ile bitirildiğini, işyerinden yapılan bildirimlerin gerçek olduğunu, binanın halen yapı kullanım izin belgesi olmadığını, davacı adına düzenlenmiş 1998/Aralık ayı için 10 günlük ücret bordrosu olduğunu belirterek ücret bordrosunun ibraz edildiği, rapor sonucunda işverenin defter tutma zorunluluğu bulunmadığından ibraz edilen ücret bordrosunun her zaman düzenlenebileceği, inşaatın 1999 yılında bitmiş olması nedeniyle de mahallinde inceleme yapma olanağının olmadığı bu nedenle süresinden sonra intikal ettirilen 1998/3. dönem bordrosunun işleme alınmasının mümkün olamayacağı kanaatine varıldığı ve bu sebeple Kurum tarafından davacı adına 10 gün süre ile bildirim yapılmış olan 1998/3. dönem bordrosunun işleme alınmadığı anlaşılmıştır. Öte yandan Mahkemece işyeri tescil bilgilerinin ayrıca Kurumdan celbedilmediği, denetim raporundaki bilgiler haricinde inşaata ilişkin ruhsat ve iskan bilgilerinin araştırılmadığı, komşu işyeri ve çalışanları yönünde araştırma yapılmadığı, biri davacının babası işveren vekili ... olmak üzere üç davacı tanığının dinlendiği dinlenen diğer iki tanığın ise komşu olup olmadıklarına ilişkin ikamet bilgileri araştırılarak beyanlarının denetlenmediği, böylelikle dinlenen tanık beyanları ve diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.3.Buna göre, Mahkemece, işyerinin inşaat konulu olması nedeniyle inşaatın ruhsatı ve yapı kullanım izni bilgileri ilgili Belediye Başkanlığından sorularak araştırılmalı, ruhsat ve yapı kullanım izin belgeleri dosyaya celbedilmeli, davacının beyanı da alınmak suretiyle kimlerle birlikte çalıştığı sorulmalı, davacının birlikte çalıştığını belirttiği kişiler sigortalılık kayıtları getirtilerek dinlenmeli,dava konusu dönemde işyerine komşu iş yerleri ve sigortalı çalışanları emniyet, SGK, vergi dairesi, belediye nezdinde araştırılarak belirlenmeli, belirlenen bu kişilerin sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı, komşu işyerinin tespit edilememesi halinde davacının çalışmasını bilebilecek olan kişilerin kimler olabileceği taraflardan sorularak bu kişiler de sigortalılık kayıtları getirtilerek dinlenmeli, bozma öncesi davacı tanığı olarak dinlenen ... ve ...'ın dava konusu dönemdeki ikamet belgeleri nüfus, muhtarlık vs. aracılığıyla tespit edilerek beyanları denetlenmeli, böylelikle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.4.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.VI. KARARAçıklanan sebeple,1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.