Yargıtay 3. Ceza Dairesi, askeri öğrencide silahlı terör örgütü üyeliği kastı bulunmadığından beraat yerine verilen mahkumiyet kararını hukuka aykırı bularak bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütü üyeliği suçlamasıyla ilk derece mahkemesinde beraat eden sanık hakkında, Bölge Adliye Mahkemesinin mahkûmiyet kararı vermesi üzerine yapılan temyiz incelemesinde; FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçtaki meşruiyet algısı, sanığın olay tarihinde askeri öğrenci olması ve yaşı göz önüne alındığında, örgütün silahlı terör örgütü niteliğini bilmediği yönünde hataya düştüğü, dolayısıyla suçun ancak kast ile işlenebileceği ilkesi gereği kast unsurunun oluşmadığı tespit edilmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesinin mahkûmiyet kararının hukuka aykırı olduğu ve sanığın kast yokluğundan beraatine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
3. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

    SAYISI
    : ████████ E., █████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    SUÇ
    : Silahlı terör örgütüne üye olma
    HÜKÜM
    : Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.12.2020 tarihli ████████ Esas ve ████████ sayılı Kararı ile; CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca BERAAT kararına karşı Kayseri
    Bölge Adliye Mahkemesi 2.Ceza Dairesinin CMK'nın 280/2 nci maddesi uyarınca duruşma açıp kararı kaldırarak sanığın TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62 ve 53, 58/9 uncu maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası, hak yoksunluğu ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Esastan ret
    Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
    Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
    Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
    Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
    Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen (kapatılan) Yargıtay 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas 2017/3 sayılı Kararı ve Dairemizin müstekar kararlarında açıklandığı üzere;
    Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır.
    Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
    Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.).
    Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280).
    Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Dairemizin 2015/3 Esas sayılı Kararında anlatılan ve nihai amacı, devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören, fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgütün nihai amacını bildiği yönünde hakkında yeterli delil bulunmayan sanığın; mahrem imamların ilgilendiği ve ardışık aramaların olduğu tarihlerde askeri öğrenci olduğu, Askeri Harp Okulundan 2015 yılında istifa ederek ayrıldığı, sanığın örgütle bağlantı içinde olduğu dönemdeki yaşı da gözetilerek; ilişki içinde olduğu yapının silahlı terör örgütü olduğu konusunda hataya düşmesi ve bu suçun ancak kast ile işlenebilen bir suç olması nedeniyle, TCK'nın 30/1 ve CMK'nın 223/2-c maddeleri uyarınca kast yokluğundan beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
    Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebi dikkate alındığında sanığın tahliyesine, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değil ise derhal salıverilmesi için ilgili yer Cumhuriyet başsavcılığına müzekkere yazılmasına, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304 üncü maddesi uyarınca Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!