Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği davasında ByLock eksik araştırması, tanık dinleme usulü ve savunma hakkı ihlalleri nedeniyle mahkûmiyet kararını bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üyelik suçundan mahkûm edilen sanık hakkında verilen hüküm, savunma hakkının kısıtlanması, adil yargılanma hakkının ihlali ve eksik araştırma gerekçeleriyle bozulmuştur; zira sanığın Bylock kullanımı inkârına rağmen örgütsel bağlantıları hakkında yeterli teknik veri araştırması yapılmamış, mahkûmiyete esas teşkil eden tanıkların dinlenilmesi esnasında sanık ve müdafiine sorgulama hakkı tanınmamış, soruşturma beyanları okunmadan hüküm kurulmuş ve temyiz aşamasında dosyaya gelen yeni ifade tutanakları sanık ve müdafiine sunulup değerlendirilmeden karar verilmiş, ayrıca tekerrür hükmü hatalı uygulanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 22. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ███████ K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM
: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58/6-9 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düzeltilerek onamaBölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;A) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve ███████-956 Esas, ████████ sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve ██████████ Başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,B) Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanığın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; tanığın dinlenilmesi için belirlenen günün sanık ve müdafiine bildirilmeden, sanığın tanığı sorgulama hakkının engellenmesi suretiyle CMK'nın 180/1 ve 181/1 maddelerindeki emredici hükümlere riayet edilmeyerek savunma hakkının kısıtlanmasına yol açacak şekilde CMK’nın 181/1 ve 210. maddelerine muhalefet edilmesi; ayrıca, dinlenilmesinden vazgeçilen tanıkların soruşturma beyanlarının duruşmada sanık ve müdafiine okunmadan karar verilmesi,C) Sanık hakkında temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan ve sanığın örgüt içindeki konumuna ve görevlerine ilişkin beyanlar içeren şüpheli ... ... U.'ya ait ifade ve teşhis tutanaklarının 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunduktan ve diyecekleri sorulduktan ve ifade sahibinin tanık sıfatıyla ifadesine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,D) Kabul ve uygulamaya göre;Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK'nın 58/9 maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK'nın 58/6 maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi,Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.