Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulundan, okul servis aracı şoför ve rehber personel sağlık raporu ile adli sicil şartları düzenlemelerinin iptali temyizinde çocuğun üstün yararı ilkesi vurgusu.
Özet: Okul servis araçlarının çalıştırılmasına ilişkin usul ve esaslardaki bazı maddelerin iptali istemiyle açılan davada, rehber personele yönelik düzenlemeler bakımından davacının meşru ve güncel bir menfaat ilişkisi bulunmadığından davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiş; şoförler için yıllık sağlık raporu zorunluluğu ile çocukların üstün yararı ilkesi doğrultusunda belirli suçlardan hükümlü kişilerin okul servislerinde çalıştırılmasını engelleyen hükümlerin ise hukuka uygun olduğu değerlendirilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No
: █████████Karar No
: ████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... BakanlığıVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: Danıştay Sekizinci Dairesinin █████/2022 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: █████/2018 tarih ve 10581842 sayılı Makam Oluru ile belirlenen Okul Servis Araçlarının Çalıştırılmasına ilişkin Usul ve Esaslar'ın "Sözleşme imzalamada taşımacıdan istenilecek belgeler" başlıklı 9. maddesinin, "Sözleşmenin feshi ve iptali" başlıklı 11. maddesinin, "Okul servis araçları çalıştırması tip şartnamesi" başlıklı EK-1 ekinin ve "Okul servis araçları sözleşmesi" başlıklı Ek-2 ekinin iptali istenilmiştir.Daire kararının özeti
: Danıştay Sekizinci Dairesinin █████/2022 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla;Dava dilekçesinin konu, sonuç ve istem kısımlarında, Okul Servis Araçlarının Çalıştırılmasına ilişkin Usul ve Esaslar'ın "Sözleşme imzalamada taşımacıdan istenilecek belgeler" başlıklı 9. maddesinin, "Sözleşmenin feshi ve iptali" başlıklı 11. maddesinin, "Okul servis araçları çalıştırması tip şartnamesi" başlıklı EK-1 ekinin ve "Okul servis araçları Sözleşmesi" başlıklı Ek-2 ekinin tamamının iptali istenilmişse de, dava dilekçesinde yer alan ve hukuka aykırılık iddiası bulunulan maddeler bakımından değerlendirme yapılarak, Usul ve Esaslar'ın 9. maddesinin (ç) ve (d) fıkraları, 11. maddesinin (b) fıkrası, EK-1'in 6. maddesinin (b) fıkrası ve EK-2'nin 7. maddesinin (e) fıkrası yönünden hasren inceleme yapıldığı,Anayasa'nın 10, 41 ve 90. maddeleri, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin 3. maddesi, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 34. maddesi, 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 2. maddesi, Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği'nin 4. maddesi, Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin 1 ve 3. maddeleri, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7. maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15. maddesine atıfta bulunularak,Okul Servis Araçlarının Çalıştırılmasına ilişkin Usul ve Esaslar'ın, 9. maddesinin (d) fıkrasında yer alan "Rehber personelin, okul servis rehber personeli olmaya uygun olduğuna dair aile hekimliğinden veya ilgili sağlık sunucusundan aldığı rapor" ibaresi yönünden;2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde iptal davalarının, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu, maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılabileceklerinin hükme bağlandığı,Uyuşmazlıkta, davacının dava açma tarihi itibarıyla okul servis araçlarında "şoför" olarak görev yaptığının dosya kapsamından anlaşıldığı, dava konusu düzenlemenin ise okul servis aracında "rehber personel" olarak görev yapan kişilere yönelik olduğu, buna göre davacının bahse konu düzenleme açısından meşru ve güncel bir menfaat ilişkisinin bulunmadığından davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği,Usul ve Esaslar'ın; 9. maddesinin (ç) fıkrasında yer alan "Her yıl okul servis şoförlüğüne uygun olduğuna dair aile hekiminden veya ilgili sağlık sunucusundan alacağı okul servis şoförlüğü yapabileceğine ilişkin sağlık raporu" ibaresi yönünden;5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 5. maddesinin 3. fıkrasında, ilgili mevzuatta birinci basamak sağlık kuruluşları ve resmî tabiplerce düzenlenmesi öngörülen her türlü rapor, sevk evrakı, reçete ve sair belgelerin aile hekimleri tarafından düzenleneceği kuralına yer verildiği, okul servis aracı şoförünün yürütmekte olduğu kamu hizmetinin önemi ve niteliği göz önünde bulundurulduğunda, mesleğini yapmasının uygun olduğuna dair aile hekiminden rapor alınması gerekliliğine yönelik dava konusu düzenlemelerde hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı,Usul ve Esaslar'ın; 11. maddesinin (b) fıkrası, EK-1 Okul Servis Araçları Çalıştırması Tip Şartnamesi'nin 6. maddesinin (b) fıkrası ile Ek-2 Okul Servis Araçları Sözleşmesi'nin 7. maddesinin (e) fıkrası yönünden;Dava konusu düzenlemeler ile, Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenen bir takım suçlar bakımından, okul servis araçlarında çalışacak şoför ve rehber personelde aranacak şartların düzenlediği,Çocukların fiziksel ve psikolojik olarak gelişimlerini henüz tamamlamamış olmaları nedeniyle yetişkinlere göre daha özel bir koruma altında olmaları gerektiği, bu nedenle çocukların/öğrencilerin taşınması ile ilgili her türlü faaliyetin hassasiyet ve duyarlılık içinde yürütülmesinin önem taşıdığı, nitekim Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesi ile benimsenen "Çocuğun Üstün Yararı İlkesi"nin, çocukların yararının her zaman ve her koşulda öncelikli olarak korunmasını, karşılaşılan tüm sorunlarda çocuk yararına çözümlerin tercih edilmesini emreden bir ilke olduğu,Diğer bireylere nazaran korunmaya daha çok muhtaç olan çocuklar/öğrenciler için pozitif ayrımcılık yapılarak ve çocuğun üstün yararı gözetilerek, okul servis araçlarına yönelik özel düzenlemelerin getirildiği dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle,Okul Servis Araçlarının Çalıştırılmasına ilişkin Usul ve Esasların "Sözleşme imzalamada taşımacıdan istenilecek belgeler" başlıklı 9. maddesinin (d) fıkrasında yer alan "Rehber personelin, okul servis rehber personeli olmaya uygun olduğuna dair aile hekimliğinden veya ilgili sağlık sunucusundan aldığı rapor" ibaresi yönünden davanın ehliyet yönünden reddine, Usul ve Esasların 9. maddesinin (ç) fıkrasında yer alan "Her yıl okul servis şoförlüğüne uygun olduğuna dair aile hekiminden veya ilgili sağlık sunucusundan alacağı okul servis şoförlüğü yapabileceğine ilişkin sağlık raporu" ibaresi ile 11. maddesinin (b) fıkrası, EK-1 Okul Servis Araçları Çalıştırması Tip Şartnamesi'nin 6. maddesinin (b) fıkrası ile Ek-2 Okul Servis Araçları Sözleşmesi'nin 7. maddesinin (e) fıkrası yönünden davanın reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, Okul Servis Araçlarının Çalıştırılmasına ilişkin Usul ve Esaslar'ın, 9. maddesinin (ç) fıkrasında yer alan "Her yıl okul servis şoförlüğüne uygun olduğuna dair aile hekiminden veya ilgili sağlık sunucusundan alacağı okul servis şoförlüğü yapabileceğine ilişkin sağlık raporu" ibaresi yönünden; 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu ile Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği'nde düzenlenmemiş bir görevin, dava konusu düzenlemelerle aile hekimlerine verilmesinin hukuka aykırı olduğu, aile hekimlerinin servis şoförü ve rehber personelin psikolojik muayenesini yapma konusunda uzman olmadığı, raporların uzman hekimlerden oluşan bir kurul tarafından tam teşekküllü hastanelerce düzenlenmesi gerektiği, düzenlemelerin içeriğinde raporların niteliği net olarak belirtilmediğinden ve hastanelere sevk hakkı tanınmadığından dava konusu hükümlerin eksik düzenleme nedeniyle hukuka aykırı oldukları; Usul ve Esaslar'ın; 11. maddesinin (b) fıkrası, EK-1 Okul Servis Araçları Çalıştırması Tip Şartnamesi'nin 6. maddesinin (b) fıkrası ile Ek-2 Okul servis araçları Sözleşmesi'nin 7. maddesinin (e) fıkrası yönünden; düzenlemelerin masumiyet karinesine aykırı olduğu, Devletin kişilerin lekelenmeme hakkını öncelikle koruması gerektiği, düzenlemenin ceza yargılamasında masumiyet karinesini destekler nitelikte olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun amacına aykırı olduğu, öğrencilerle servis şoföründen/rehber personelden daha etkin ve önemli bir role sahip öğretmenler yönünden 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48/5. maddesinde sayılan suçlardan mahkum olmamak şartı aranırken servis şoförü/rehber personel için öngörülen kovuşturma bulunmamak şartının amaca uygun ve orantılı bir düzenleme olarak kabul edilemeyeceği, bu kişiler hakkında beraat kararı verilmesi halinde çalışma özgürlüğünün de engellenmiş olacağı; öte yandan, kovuşturma olup olmadığını araştırma yetkisi bulunmayan işverene böyle bir yükümlülük getirilmesinde de hukuki isabet bulunmadığı, düzenlemenin ulusal ve uluslararası hukuk kuralları ile hukukun temel ilkelerine aykırı olduğu, temyize konu kararın davanın reddine ilişkin kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:Üye Recep Kılıç'ın, dava dilekçesinde Okul Servis Araçlarının Çalıştırılmasına ilişkin Usul ve Esaslar'ın "Sözleşme imzalamada taşımacıdan istenilecek belgeler" başlıklı 9. maddesinin, "Sözleşmenin feshi ve iptali" başlıklı 11. maddesinin, "Okul servis araçları çalıştırması tip şartnamesi" başlıklı EK-1 ekinin ve " Okul servis araçları Sözleşmesi" başlıklı Ek-2 ekinin tamamının iptalinin istenilmesine rağmen, Daire tarafından, hukuka uygunluk denetiminin, anılan Usul ve Esaslar'ın 9. maddesinin (ç) ve (d) fıkraları, 11. maddesinin (b) fıkrası, EK-1'in 6. maddesinin (b) fıkrası ve EK-2'nin 7. maddesinin (e) fıkrası yönünden hasren yapılmasında hukuki isabet bulunmadığı ve eksik inceleme yapıldığı yönündeki usule yönelik oyuna karşılık, dava dilekçesindeki davacı iddiaları dikkate alındığında, Dairece hasren inceleme yapılarak karar verilmesinde, yargılama usulü bakımından hukuka aykırılık görülmeyerek, uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçildi.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,b) Hukuka aykırı karar verilmesi,c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen kararın davanın reddine ilişkin kısımları usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın anılan kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin reddine,2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen esastan kısmen ehliyet yönünden reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu █████/2022 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının, davanın reddine ilişkin kısımlarının ONANMASINA,3. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde esasta oybirliği, usulde oyçokluğu ile karar verildi.