Danıştay, üniversitenin öğretim görevlisinin görev süresini uzatmama işlemini sebep unsurundan hukuka aykırı bularak bölge idare mahkemesi iptal kararını onadı.
Özet: Bir üniversite öğretim görevlisinin görev süresinin uzatılmaması nedeniyle ilişiğinin kesilmesi işlemine ilişkin bu davada, ilk derece mahkemesi üniversitenin takdir yetkisi kapsamında olduğunu belirterek davayı reddetmiş; ancak bölge idare mahkemesi, davacının başarısızlığına veya akademik yetersizliğine dair objektif ve hukuken geçerli somut bir neden sunulmadığını, kararın davacının annesinin sosyal medya paylaşımları gibi sübjektif ve sonradan verilen disiplin cezasıyla ilişkilendirilemeyecek gerekçelere dayandığını tespit ederek işlemi iptal etmiştir; Danıştay ise temyiz talebini reddederek bölge idare mahkemesinin bu kararını onamıştır.
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No
: ████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Üniversitesi
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: ... Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Teknoloji Ana Bilim Dalında, öğretim görevlisi kadrosunda, doktor unvanı ile görev yapan davacının, görev süresinin uzatılmayarak ilişiğinin kesilmesine ilişkin Rektörlüğün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 2547 sayılı Kanun'un 31. maddesi uyarınca atanan öğretim görevlilerinin görev süresinin sonunda kadroları ile ilişiklerinin kendiliğinden sona ereceği, yeniden görevlendirilebilmesi için yönetim kurulunun görüşünün ve rektörün onayının alınmasının gerekeceği tartışmasız olduğundan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Davacının başarısız veya akademik yönden yetersiz olduğu ya da hizmetine ihtiyaç duyulmadığına ilişkin objektif ve somut nitelikte haklı, hukuken geçerli bir nedenin öne sürülmediği, davacının görev süresinin uzatılmamasının bir yönüyle davacının annesinin hesabından atılan sosyal medya mesajlarına dayalı olduğu, ancak, bu nedenle davacıya disiplin cezası verilmediği, sadece dava konusu işlemden ve davadan sonra mobing iddialarına dayalı olarak disiplin cezası verildiği, bu nedenle disiplin cezasının dava konusu işlem yönünden dikkate alınamayacağı (davacı hakkındaki, çalışma ortamı barış, huzur ve güven duygusunu bozduğu iddiasının anılan disiplin soruşturmasının konusu olduğu), bunun yanında davacının görev süresinin uzatılmasına ya da yeniden atanmasına engel teşkil edebilecek başka somut tespit ve değerlendirmenin dava dosyasında mevcut olmadığı, dolayısıyla dava konusu işlemde "sebep" unsuru yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı, aksi yönde değerlendirme ile davayı reddeden İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu mahkeme kararının kaldırılmasına; dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Dava konusu işlemin, 2547 sayılı Kanun'un 31. maddesi uyarınca idareye tanınan takdir yetkisi kapsamında tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: İstemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
:
(X)- Dava; Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Teknoloji Ana Bilim Dalında, öğretim görevlisi kadrosunda, doktor unvanı ile görev yapan davacının, görev süresinin uzatılmayarak ilişiğinin kesilmesine ilişkin Rektörlüğün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İdareye; personel çalıştırıp çalıştırmama veya görev süresi sona eren bir personelin süresinin uzatılıp uzatılmaması konusunda takdir hakkı tanındığında tartışma bulunmamakta, takdir hakkının kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılacağı hususu ise yargısal içtihatlarla istikrarlı şekilde gözetilmektedir. Kimi hukuk yazınında ve yargı kararlarında; idarenin biten sürenin uzatılmaması yönünde tesis ettiği işlemler ile süresi henüz bitmemiş görevlendirmelerin sonlandırılmasına yönelik işlemler arasındaki nitelik farkı gözetilmeksizin, süre uzatmama işlemlerinde de idarenin kullandığı takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanıldığının, idarece ispat edilmesi yani somut delillerle ortaya konulması gerektiği ifade edilmektedir.
Oysa, henüz süresi dolmamış bir görevlendirmenin sonlandırılması işleminde idarenin, haklılığını ispat etmek diğer bir anlatımla görevlendirmenin niçin sonlandırıldığını, bu işlemin somut gerekçelerini ortaya koymak zorunluluğu bulunmasına karşın, süresi bitmiş bir görevlendirmenin uzatılmaması konusunda idareye ispat külfeti yüklemek ya da mahkeme kararlarıyla idareyi süre uzatmaya zorlamak, kanun koyucunun idareye tanıdığı takdir yetkisini büsbütün ortadan kaldırma, her nasılsa, bir defa geçici de olsa görevlendirilen bir kişinin disipliner sonuç doğuran bir eylemde bulunmadığı ve bu eylemin soruşturma raporuyla tespit edilmediği sürece görevlendirmenin yargı kararıyla mütemadiyen yenilenmesini sağlama sonucunu doğuracaktır.
Öte yandan görevlendirmenin başlangıcında ilgililer tarafından işlemin süreli olduğu ve sürenin bitiminde kendiliğinden ortadan kalkacağı bilinmektedir.
Bu bakımdan, davacının süresi biten görev süresinin uzatılmayarak, üniversite ile ilişiğinin kesilmesinin bildirilmesi şeklinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görmediğimden, temyiz isteminin kabulü ile İstinaf Mahkemesi kararının bozulması, davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyu ile aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılamıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!