İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali davasında, tarafların alacak-borç ve cari hesap anlaşmazlığı ile görev, yetki, zamanaşımı ve ayıplı mal iddiaları incelenmektedir.
Özet: Plastik ambalaj ticareti yapan davacı şirket, davalıdan 2023-2024 yılları arasındaki ürün satışlarından doğan 159.970,87 TL alacağını tahsil etmek üzere başlattığı icra takibine yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu iddia ederek itirazın iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatı ödenmesini talep ederken; davalı taraf ise görev, yetki ve zamanaşımı itirazları ile birlikte borcu reddederek, faturaları kabul etmediğini, davacının delil yetersizliğini ve ayıplı ürünler sunarak edimini yerine getirmediğini savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C.

İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde; “Davacı müvekkil şirket; plastik ambalaj alanında ticari faaliyet göstermekte olup bu kapsamda gerek yurt içinde gerekse yurt dışında birçok şirket ve şahısa ürün satışı yapmaktadır. Davalı şirket ile de bu ticari faaliyeti münasebetiyle alım- satım ilişkisi kuran müvekkil şirket, davalının muhtelif zamanlarda satın aldığı ürünlere ve ödemelere ilişkin davalı adına kayıtlı, ekte sunulu cari hesap dökümünü tutmaktadır. Tarafların karşılıklı mutabakatı ile kurulan bu cari hesap ilişkisi uyarınca davalı yan, 2023 ve 2024 yılları içinde çok defa müvekkilden ürün almıştır. Davalı, faturalara konu ürünleri teslim almasına rağmen ödeme yapmaktan imtina etmiş; davalının bakiyesi 159.970,87-TL'ye ulaşmıştır. Davacı şirket, davalının bakiye borcunu ödemesi için defalarca iletişime geçmeye çalışmış ve ödeme yapması için beklemiş ise de iyiniyetli çabaları sonuçsuz kalmıştır. Bu nedenle tarafımızca █████/2024 tarihinde Torbalı İcra Müdürlüğü’nün ...sayılı dosyasına konu ilamsız icra takibi başlatılmıştır. İcra takibine ilişkin ödeme emri, davalı borçluya tebliğ edilmiştir. Ödeme emrini tebliğ alan borçlu █████/2024 tarihli dilekçesi ile takibe, asıl alacak ve işlemiş ve işleyecek faize, borca, borcun ferilerine itiraz etmek suretiyle icra takibini durmasına sebebiyet vermiştir. Davalı yanın müvekkile borçlu olduğu, borç aslı ve ferilerine ilişkin itirazının esasen haksız ve kötüniyetli olduğu ekte sunulu cari hesap dökümü, davalının satın aldığı ürünlerin faturaları, tarafların ticari kayıt ve belgeleri ile ispat edilecektir. Davalı yan, davacı müvekkile borçlu olmasına rağmen davacı müvekkilin alacağını tahsil etmesine mâni olma gayesiyle, haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz etmiştir. Bu sebeple davalı borçlunun itirazının iptalini talep etme zorunluluğumuz hâsıl olmuştur. İşbu davanın ikamesinden evvel Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi ile dava şartı haline gelen arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak taraflar arasında anlaşma sağlanması mümkün olmamıştır. Torbalı Arabuluculuk Bürosu ... sayılı Arabuluculuk Son Oturum tutanağı ekte sunulmaktadır.” şeklindeki beyanları ile birlikte takibe yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının, alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettikleri görülmektedir.
Davalı Vekilinin cevap dilekçesinde; "Öncelikle davacı tarafça müvekkilimize karşı ileri sürülen talepler, görevsiz ve yetkisiz mahkemede ileri sürülmüştür. Davacı tarafça ileri sürülen alacağın mahiyeti ve miktarı dikkate alındığında Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir. Müvekkil firmanın merkezi ve faaliyet alanı İzmir ili Torbalı ilçesi olmakla birlikte genel yetki kuralları uyarınca Torbalı İcra Daireleri ve Torbalı Asliye Hukuk Mahkemeleri yetkilidir. Bu nedenle Sayın Mahkemenin görevine ve yetkisine itiraz eder, görev ve yetki itirazımız doğrultusunda karar verilmesini talep ederiz. Ayrıca Davacı taraf talepleri Borçlar Kanunu ve TTK. nda belirlenen sürelerden sonra ileri sürülmüştür. Zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yönünden yapmış olduğumuz itirazlarımız uyarınca Sayın Mahkemece davanın bu nedenle reddine karar verilmesini talep ederiz. Davacı yan Sayın Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında “Plastik ambalaj alım-satımı" nedeniyle ticari ilişki kurulduğunu; bu kapsamda taraflar arasında cari hesap oluşturulduğunu, 2023 ve 2024 yıllarında birçok ürün sattığını ancak ödemesini alamadığını ve bu ilişkiden kaynaklı alacağının bulunduğunu, alacağının tahsili amacıyla davalı müvekkil şirket aleyhine Torbalı İcra Dairesi... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatı talep etmiştir. Davacı taraf iddia ve talepleri TTK. hükümleri ile bağdaşmamakla birlikte, davacının iddia etmiş olduğu faturaların tarafımızca kabulü söz konusu değildir. Bunun yanında davacının alacak olarak göstermiş olduğu faturalar nedeniyle müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmamakla birlikte davacının bu alacak kalemleri için sunmuş olduğu somut bir delil de bulunmamaktadır. Davacı taraf talepleri basiretli tacir sıfatı ile örtüşmemekte; TTK. kapsamında hukuki değildir. Davacı ile müvekkil şirket arasında yapılan anlaşma doğrultusunda davacı yan bu sözleşme ile üzerine düşen edimleri yerine getirmemiş, yada gereği gibi yerine getirememiştir. Satılan ürünlerde ayıplı mallar bulunmakla birlikte müvekkil şirket, işin aksamaması için başka bir firmadan ürünleri temin etmek zorunda bırakılmıştır. Bildirmiş olduğumuz tanıklarımızın da yukarıda belirtmiş olduğumuz hususlarda dinlenilmelerini talep ederiz. Ayrıca müvekkil ile davacı arasında ürünün teslimine müteakip 90 gün vade ile ödeme yapılacağı konusunda anlaşma mevcut olup davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemiş olması; işi tamamlamamış olması nedeniyle vade süresi başlamamış ve ödeme günü gelmemiştir. Görüleceği üzere davacı firma üzerine düşen yükümlülükleri gereği gibi ya da hiç yerine getirmemiştir. Bu nedenle de müvekkil firmanın davacıya karşı muaccel hale gelen herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Davacı tarafça ileri sürülen borcun kaynağı ve buna dair kesilen fatura, müvekkil firmaca kabul edilmemekle birlikte davacı iddiaları, tarafların üzerinde anlaştıkları anlaşmaya ve yasaya, ticari örf ve adete aykırılık teşkil etmektedir. Bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı olarak ileri sürülen soyut ve mesnetsiz davanın Sayın Mahkemece reddine karar verilmesini talep ederiz. Davacının icra inkar tazminatı taleplerinin yasada aranan şartları somut olayda bulunmamakla bu yönde ileri sürülen taleplerin Sayın Mahkemece reddine karar verilmesini talep ederiz.” şeklindeki beyanları ile birlikte görev ve yetki yönünden yapmış oldukları itirazların kabulü ile görevsizlik ve yetkisizlik kararı verilmesine, Sayın Mahkemece dosyanın Torbalı Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesine, Zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yönünden yapmış oldukları itirazları uyarınca Sayın Mahkemece davanın bu nedenle reddine karar verilmesini, Sayın Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettikleri görülmektedir.
Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu Torbalı İcra Müdürlüğü' nün... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından cari hesaptan bakiye kalan alacak dayanak gösterilerek toplam 161.116,00 TL üzerinden ilamsız takibin başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Dava bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir.
Mahkememizin görevine yapılan itiraz incelendiğinde, davanın tarafları tüzel kişi tacirdir. Bu nedenle eldeki ihtilaf nispi ticari dava olduğundan mahkememizin görevine yönelik yapılan itirazın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı taraf mahkememizin yetkisine itiraz etmiş ise de, Mahkemelerin yetkisi 6100 sayılı HMK'nın yetkiye ilişkin 6 vd. maddelerine göre belirlenir. Yine 6098 sayılı TBK'nın 89. maddesine göre para alacaklarına ilişkin itirazın iptali ve alacak davaları alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde ikame edilebilir. Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı davalının cevap dilekçesi ile ikrar edildiğinden alacak bir para alacağı olduğundan Mahkememiz' in yetkisine yapılan itiraz davalının şirket merkezi mahkememiz adli yargı sınırları içerisinde bulunduğundan kabul edilmemiştir.
Zamanaşımı defi incelendiğinde, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi TBK' nun 207 vd. Maddelerinde düzenlenen satım sözleşmesine yönelik olduğundan ve satım sözleşmeleri için ayrıca bir zamanaşımı süresi kanunda düzenlenmediğinden eldeki davanın TBK' nun 146. maddesi gereği 10 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmekle zamanaşımı define itibar edilmemiştir.
Davacı vekili takibe dayanak cari hesaba kayıtlı faturalarda yer alan ürünlerin sipariş üzerine müvekkili şirkette hali hazırda bulunan ürünler ile teslim edildiğini ancak bedelin ödenmediğini, ayıp def'inin yerine getirilmediğini iddia etmekte, davalı vekili ise teslim alınan ürünlerde ayıbın bulunduğunu savunmaktadır.
Satım sözleşmesinde satıcı satıma konu ürünleri teslim etmeyi, davalı ise teslim edilen ürünlere karşılık bedel ödeme borcunu üstlenmektedir. Satıcı teslim edilen ürünlere karşılık alacağının tahsilini talep edebileceğinden ürünlerin teslim edildiğinin usulüne uygun deliller ile ispat edilmesi gerekecektir. Somut uyuşmazlıkta davalı ürünlerin teslim edildiğini ancka ayıplı olduğunu savunduğundan teslim hususu ihtilaflı değildir. İhtilaflı olan hususlar ürünlerde ayıbın bulunup bulunmadığı, ayıp mevcut ise süresinde ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosyanın taraflarına ticari defterlerinin ibrazı için kesin mehil verilmiş olup, Tarafların defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda özetle; Sayın Mahkemenizin verdiği talimat doğrultusunda; davacı ve davalı ticari defterleri ve dayanağı belgeleri üzerinde yapılan inceleme ve Raporun “İnceleme Ve Değerlendirmeler” bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda;
Davacı ticari defterlerinin tasdikine ilişkin incelemede;Davacının incelemeye sunduğu 2023 ve 2024 yılına ilişkin ticari defterlerinin E-Defter olduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı’na süresinde yüklendiği, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı teşkil edebileceğinin değerlendirmesinin bilirkişiliğimizce yapıldığı nihai takdirin Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı tespit edilmiştir.
Davalı ticari defterlerinin tasdikine ilişkin incelemede;Davalının incelemeye sunduğu 2023 ve 2024 yılına ilişkin ticari defterlerinin E-Defter olduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı’na süresinde yüklendiği, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı teşkil edebileceğinin değerlendirmesinin bilirkişiliğimizce yapıldığı nihai takdirin Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı tespit edilmiştir.
Davacıya ait ticari defter kayıtlarında;
*Davacının ticari defterlerinde, davalıya ait kayıtları 120.01.1983 numaralı hesapta izlediği,
*01.01.2023 Tarihli açılış fişinde 2022 yılından devreden 407.09 TL davacı alacağının bulunduğu,
* Davacının, davalıya 11 adet fatura ile toplam KDV dahil 694.289,11 TL tutarında fatura düzenlediği,
*Davalının davacıya 1 adet banka havalesi ile 79.031,09 TL ve 2 adet çek ile 300.000,00 TL olmak üzere toplam 379.031,09 TL ödeme yaptığı,
*Davalının davacıya 8 adet fatura ile toplam KDV dahil 155.694,24 TL tutarında fatura düzenlediği,
*Davacı ticari defter kayıtlarına göre 26.02.2024 takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 15.01.2024 tarihli faturadan doğan 108.847,03 TL ve belirtilen fatura haricindeki cari hesap alacağından doğan 51.123,84 TL olmak üzere toplam 159.970,87 TL alacaklı olduğu, takibin de aynı tutar üzerinden başlatıldığı tespit edilmiştir.
Davalıya ait ticari defter kayıtlarında;
*Davalının ticari defterlerinde, davacıya ait kayıtları 320.01.01.0348 numaralı hesapta izlediği,
*01.01.2023 Tarihli açılış fişinde 2022 yılından devreden 407.09 TL davacı alacağının bulunduğu,
*Davacının, davalıya 10 adet fatura ile toplam KDV dahil 669.326,11 TL tutarında fatura düzenlediği,
*Davalının davacıya 1 adet kredi kartı ile 79.031,09 TL ve 2 adet çek ile 300.000,00 TL olmak üzere toplam 379.031,09 TL ödeme yaptığı,
*Davalının davacıya 8 adet fatura ile toplam KDV dahil 155.694,24 TL tutarında fatura düzenlediği,
*Davalı ticari defter kayıtlarına göre 26.02.2024 takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 15.01.2024 tarihli faturadan doğan 108.847,03 TL ve belirtilen fatura haricindeki cari hesap alacağından doğan 26.140,84 TL olmak üzere toplam 135.007,87 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
* Davalı ve Davacı Ticari Defterlerindeki Bakiye Farkının, Davacının Davalı Adına Düzenlemiş Olduğu 21.02.2024 Tarihli 24.963,00 TL Tutarındaki Faturanın Davalı Ticari Defterlerinde Kayıtlı Bulunmamasından Kaynaklandığı Tespit Edilmiştir.
Dosya kapsamındaki B/A B/S formlarının incelenmesi neticesinde,
* Torbalı Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkeme’nize yazılan cevabi yazı ekinde gönderilen 2024 dönemine ilişkin davalıya ait BA bildirimleri incelendiğinde, davacının davalıya düzenlemiş olduğu faturaların tümünün (5 belgede KDV hariç 154.833,36 TL) kayıtlı olduğu, ancak taraf defterlerindeki farkın kaynağı olan faturanın ███████ dönemine ait olmasından dolayı, davalı tarafından ticari defterlerine kaydedilmese dahi, vergi dairesinden gelen Form Ba görüntüleme ekranlarında görüleceği, (25.01.2021 tarihinde 31375 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No:396)'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 523) ile 01.07.2021 tarihinden itibaren uygulanmak üzere, e-Belge (e-Fatura ve e-Arşiv Fatura) olarak düzenlenen belgeler, Form BA ve Form BS bildirimlerine dâhil edilmeyecek, sistem otomatik olarak dahil edecektir)
Davacının takip öncesi işlemiş faiz talebine ilişkin inceleme
Davacının T.C. Torbalı İcra Dairesi...E. Sayılı takipte 108.847,03 TL tutarındaki fatura alacağı için TTK. 1530. Maddesine istinaden 1.145,13 TL takip öncesi işlemiş faiz talebinin bulunduğu, 51.123,84 TL tutarındaki cari hesap alacağı için ise takip öncesi işlemiş faiz talebinin bulunmadığı görülmüş olup, fatura alacağına ilişkin bilirkişiliğimizce yapılan faiz hesabı aşağıda takdirlerinize sunulmuştur.
FATURA TARİHİ
15.01.2024
TTK 1530. MADDESİ GEREĞİ TEMERRÜT TARİHİ
15.02.2024
TAKİP TARİHİ
26.02.2024
FAİZ İŞLETİLEN SÜRE
11 GÜN
FATURA TUTARI
108.847,03 TL
FAİZ ORANI (YILLIK %48)
1,1447%
FAİZ TUTARI
1.574,55.-TL
Davacının, takip öncesi talep edebileceği işlemiş faiz tutarının 1.574,55 TL olduğu, takipte talep edilen işlemiş faizin 1.145,13 TL olduğu, HMK. Md.26 taleple bağlılık ilkesi gereğince nihai takdirin Sayın Mahkeme’nize ait olduğunu arz ederim. " şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Somut olayda; davacı/satıcı tarafından takibe ve cari hesaba dayanak oluşturan bir kısım faturalar davalı ticari defterlerine kaydedilmemiş ise de, tüm faturaların davalı yanca vergi dairesine beyan edildiği, kaldı ki ürün teslim edilmediğine yönelik savunmanın aksine teslim edilen ürünlerin ayıplı olduğunun savunulduğu bu hali teslim hususunun ihtilafsız olduğu sabit olduğundan davalı vekiline ayıp ihbarının TTK' nun 18/3. Maddesi gereği yerine getirip getirilmediği hususunda mahkememizce kesin mehil verilmiş olup, kesin mehil içerisinde TK 23/son, TBK 223/2 maddesi hükümlerine göre davalı alıcının ihbar mükellefiyetini TTK 18/3 maddesi hükümlerine göre yerine getirmediği (Yargıtay... Hukuk Dairesi ...K. ) görülmekle tanık dinlenmesine gerek görülmeyerek davanın kabulüne, davacı takipte işlemiş faiz de talep etmiş olup TTK' nun 1530. Maddesine göre faiz istemi de kabul edilerek, faturaya dayanan davacı davacı lehine icra inkar tazminata karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davalı/borçlunun Torbalı İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına,
2-Davalının sorumlu olduğu 161.116,00 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatı olan 32.223,20.-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 11.005,83 TL karar ve ilam harcının yatan 1.945,88 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 9.059,95 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 1.945,88 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 70,00 TL posta ve diğer giderler ile 4.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 6.443,48 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Davalı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!